Journals / Solunum Hastalıkları / 2004 / Cilt: 15 - Sayı: 3

The correlation between histopathologic- morphologic features and bronchial tree localizations in lung cancer

Akciğer kanserlerinin histopatolojik ve morfolojik özellikleri ile bronşiyal yerleşimleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Pages
127–131
DOI
—

Abstract

We retrospectively looked over 493 lung cancer patients files. Our aim was to evaluate whether there is a correlation between histopathologic type, morphologic appearance, tracheobronchial localization. Mean age was 58.73 ± 10.72 years. Fifty-two (10.5%) of them were female, 441 (89.5%) of them were male. Epidermoid carcinoma, adenocarcinoma, small-cell carcinoma, unclassified non-small cell carcinoma were detected in 35.1 %, 24.7%, 18.5% and 18.3%, respectively. Other rare histopathologic subtypes were seen in 3.4%.49 of 493 (10%) lung cancer patients performed fiberoptic bronchoscopy (FOB) was normal bronchoscopic findings. In the remaining 444 (90%) cases, 6 cases were bilateral and 3 cases were main carina. Seventy-eight of 493 patients (15.8%) were peripheric, whereas 415 tumours lesions were central according to their chest X-ray and thorax computed tomography. Peripheric localization in adenocarcinoma was seen much more (p< 0.05). There was no statistically significant difference between upper, middle and lower zone localizations. But epidermoid carcinoma was mostly seen in lower lobes (p< 0.05). Endobronchial apperance of lesion was classified as direct and indirect The correlation between endobronchial appearence and histopathologic subtype was not found. As a conclusion, we found that although epidermoid carcinoma mostly localized in lower lobe, endobronchial localization was random and there was no correlation with histopathologic subtypes.

Özet

Akciğer kanserlerinin histopatoiojik tipleri ile trakeobronşiyal yerleşimleri, morfolojik özellikleri ve tanı yöntemlerinin arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla akciğer kanseri tanısı alan 493 hastanın dosyası retrospektif olarak incelendi. Hastaların ortalama yaşı 58.73 ± 10.72 olup, 441 (%89.5) hasta erkek, 52 (%10.5) hasta kadın idi. Akciğer kanserlerinin %35.1'i epidermoid karsinoma, %24.7'si adenokarsinoma, %18.5'i küçük hücreli karsinoma (KHAK), %18.3'ü tip ayrımı yapılamayan küçük hücreli dışı karsinoma (KHDAK) ve %3.4'ü de diğerleri olarak gruplandırılan daha az görülen kanser tiplerini içermekteydi. Fiberoptik bronkoskopi (FOB) uygulanan 493 akciğer kanserli hastanın 49 (%10)'unda normal bronkoskopi bulguları gözlendi. Geriye kalan 444 (%90) hastanın altısında bilateral, üçünde ana karina tutulumu gözlendi. Akciğer (PA) ve toraks bilgisayarlı tomografi (BT)'deki lokalizasyonlarına göre değerlendirildiğinde, 415 (%84.2) hastanın santral ve 78 (%15.8) hastanın ise periferik yerleşime sahip oldukları saptandı. Akciğer kanserlerinin histolojik tipi ile bu iki yerleşim arasında sadece adenokarsinomada periferik yerleşimin daha fazla olduğu bulundu (p< 0.05). Tümörlerin lokalizasyonu üst, orta ve alt zonlara ayrılarak değerlendirildiğinde, zonlar arasında farklılık saptanmadı. Ancak histolojik tiplerle ilişkisi araştırıldığında, epidermoid karsinomanın alt zonlara daha fazla yerleştiği görüldü (p< 0.05). Endobrohşiyal tümörlerin endoskopik görünümleri direkt ve indirekt bulgular ayrılıp, histolojik tipler ile karşılaştırıldığında aralarında ilişki saptanmadı. Sonuç olarak; epidermoid karsinomanın alt zonlara daha fazla yerleşmekle birlikte endobronşiyal yerleşimin rastgele olduğu ve histolojik tiplerle yerleşim arasında ilişki olmadığı bulundu.

Keywords: Akciğer neoplazmları,Geriyedönük çalışma,Bronkoskopi