Journals / Solunum Hastalıkları / 2003 / Cilt: 14 - Sayı: 2
The protective effect of pentoxifylline and methylprednisolone in rabbits with induced acute lung injury
- Journal
- Solunum Hastalıkları
- Pages
- 100–108
- DOI
- —
Abstract
The purpose of our study was to investigate whether effect of pentoxifylline and methyprednisolone in acute lung injury. In this experimental study, consist of 28 New Zelland rabbits, we tried to observe the effectiveness of methylprednisolone and pentoxifylline in treatment of acut lung injury. In first phase of this study, twenty eight rabbits were randomly divided into four group of 7 animals each (group I: Control group, group II: Oleic acid group, group III: Pentoxifylline group, group IV: Methylprednisolone group). We gave 0.9% saline solution for the control group. Other three group was given oleic acit (0.06 mL/kg /15 min) for lung injury constitued. All rabbits were monitorized. We performed measurement of blood gases, the number of periferic leukocyte, mean arterial pressures, leukocytes number of bronchoalveolar lavage, wet/dry lung proportion and pathological changes were evaluated.There were statistical significant differences in case of mean arterial pressure, mean heart speed, periferic leukocyte number, between oleic acit group and the others (p< 0.01). As a result; we saw that pentoxifylline and methylprednisolone have effect preventing for acute respiratory distress sydrome.
Özet
Çalışmamızın amacı; akut akciğer hasarı oluşturulan tavşanlarda pentoksifilin ve metilprednizolonun koruyucu etkisini araştırmaktır. Çalışmamızda 28 adet tavşanı dört grup halinde kullandık. Grup 1 kontrol grubu (n= 7), grup 2 oleik asit grubu (n= 7), grup 3 pentoksifilin grubu (n= 7), grup 4 metilprednizolon grubu (n= 7). Kontrol grubu dışındaki diğer üç gruba da akut akciğer hasarı oluşumu için oleik asit verildi (oleik asit, endotoksin gibi hayvanlarda pulmoner vasküler permeabilite artışına, pulmoner ödem ve hipoksiye yol açarak akut akciğer hasarını oluşturur). Tüm denekler monitörize edildi. Kan gazları ölçümü, periferik lökosit sayımları, ortalama arteryel basınçların seri ölçümleri, bronkoalveoler lavaj sıvısında lökosit miktarı, yaş/kuru akciğer ağırlık oranları, patolojik değişikliklerin değerlendirilmesi yapıldı. Deneyin üçüncü saati sonunda tavşanlar sakrifiye edildi. Göğüs kafesi açıldı ve her bir pulmoner hilus çiftli olarak klemplendi ve transeksiyon yapıldı. Ortalama arteryel kan basıncı; oleik asit alan gruplarda düşük kaydedildi, ancak kontrol grubuna göre anlamlı düşüş sadece oleik asit grubunda saptandı (p< 0.01). Ortalama kalp atım hızında kontrol grubu dışındaki diğer üç grupta da düşüş kaydedildi. Ancak istatistiksel olarak anlamlı düşüş sadece oleik asit grubunda tespit edildi (p< 0.01). Deney boyunca periferik lökosit sayıları incelendiğinde oleik asit alan her üç grupta da düşüş anlamlı idi (p< 0.01). Ancak bu düşüş sadece oleik asit alan grupta daha derindi. Sonuç olarak; tavşanlarda oluşturulan akut akciğer hasarı modelinde pentoksifilin ve metilprednizolon tedavisinin akciğerlerde nötrofil toplanmasını ve akciğer hasarını engellediği saptandı.