Journals / Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 7 - Sayı: 2

EXAMPLES OF VERSES, HADITHS AND GOOD WORDS IN HISTORICAL TOMBSTONE INSCRIPTIONS

TARİHİ MEZAR TAŞI KİTABELERİNDE AYET, HADİS VE GÜZEL SÖZLERDEN ÖRNEKLER

Pages
427–442
DOI
—

Abstract

The burial tradition is as old as human history. In the history of human-ity, started with first human and prophet Adam, and in Islam it’s known that decedents have been buried to resuscitate. Despite mankind has devi-ated from monotheism in time and decedents have been treated differently, burial tradition has outweighed. After Turks have adopted Islam, they con-served some of their traditions but they have continued traditions of grave called as cairn and headstone in different ways. Cairns give place to tombs and domes; and epitaphs have been added to headstones. While some terms like sepulchre, chamber thomb and burial chamber have been used for bur-ial of decedents, Muslim Turks have used grave and graveyard terms. And they have obeyed the hadith in some way with encouraging people to visit graveyards which reminds death to humanbeing. In addition to these, Turks have maintained to warn and guide humanbeing after their death with the help of eloquences on epitaphs. These epitaphs may have a verse of The Ko-ran reminding death, a hadith or sometimes exemplary words of a person-ality. Turks give some of their best examples in Ahlat. Afterward while they were expanding their lands throughout Anatolia, they marked themselves in the heart of Anatolia with all kinds of architecture and maintained their traditions with tombs, domes, sarcophagus and headstones with epitaphs. In this study, some determined examples of verses, hadiths and exemplary words are aimed to present to the readers.

Özet

Ölüleri defin geleneği insanlık tarihi kadar eskilere dayanır. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem ile başlayan insanlık tarihi boyunca ve İslam’da, vefat eden insanların tekrar dirilmek üzere toprağa verildiği bilinen bir gerçektir. İnsanlar zamanla tevhid inancından sapmış olsalar ve ölen kişiler değişik muamelelere tabi tutulsalar bile, ağırlıklı olarak ölülerin defin geleneği ağır basmıştır. Türkler İslâmiyet’i kabul ettikten sora eski geleneklerinden bazı-larını korudukları gibi, kurgan denilen anıt mezar ile balbal adını verdikleri mezar taşı geleneğini değişik bir şekilde devam ettirmişlerdir. Kurgan yerini türbe ve kümbetlere bırakırken, balbalların da yerini de şahideler almıştır. Ölülerin defnedildiği yer için sin, gömüt, kabir gibi tabirler kullanılırken; Müslüman Türkler mezarlık ve mezar tabirlerini kullanmışlar ve bir nevi insanlara ölümü hatırlamak için kabir ziyaretini teşvik ederek Hadis-i Şe-rifin sırrına mâsadak olmuşlardır. Bununla da kalmamış; mezar taşlarına yazdıkları birbirinden güzel sözlerle ziyarete gelen insanları ikaz ve irşad etme görevine vefatlarından sonra da devam etmişlerdir. Mezar taşı kita-belerine yazılan sözler, bazen ölüm gerçeğini hatırlatan bir ayet, bazen bir hadis-i şerif, bazen de büyük zatlardan alınmış ibretli sözlerdir. Bunun ilk güzel örneklerini Ahlat’ta vermişlerdir. Daha sonra fetihlerle Anadolu sat-hına yayılarak, bir taraftan yaptıkları her türlü mimari eserle Anadolu’nun bağrına damgalarını vururlarken; diğer taraftan türbe, kümbet, sandukalı ve şahideli mezar taşları ile geleneklerini devam ettirmişlerdir. Bu çalışmada tarihi mezar taşı kitabelerine nakşedilmiş, ayet, hadis ve birbirinden güzel ve ibret verici sözlerden bazı tespit edilmiş örneklerin okuyucuların nazarına sunulması amaçlanmaktadır.