Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2015 / Cilt: 15 - Sayı: 60
Preschool Teacher Candidates’ Research Qualifications and Anxiety Level towards Research
- Pages
- 57–74
- DOI
- —
Abstract
Problem StatementAcquisition of research qualifications are one of the most demanded learning outcomes of education faculties. There is great emphasis on building a research identity by developing the skills of students in education department faculties. However, very few surveys analyze the current situation of university students in the department of Early Childhood Education concerning research qualifications and anxiety level towards research.Purpose of StudyThis paper attempts to reveal the relationship between research qualifications of preschool teacher candidates and their anxiety towards research and whether or not the research qualifications of preschool teacher candidates and their anxiety level differ according to numerous variables.MethodsA correlational survey model is used. One hundred and eighty teacher candidates were reached during their education as freshmen, sophomores, juniors, and seniors in the department of early childhood education at Mersin University. “The Anxiety towards Research Scale” and “The Research Qualifications Scale” were been implemented. Descriptive statistics, Pearson Correlation Coefficient, and difference of means testswere implemented in order to determine findings.Findings and ResultsThis study indicates preschool teacher candidates possess high research qualifications and low levels of anxiety towards research. The results show gender makes no significant difference in their research qualifications and their level of anxiety towards research. When analyzed at class level, preschool teacher candidates in the 4th year of study possessed the highest research qualifications and fairlylow research anxiety. In terms of research anxiety, undergraduates in the 3rd year of study possessed the highest level of anxiety towards research, and 2nd year undergraduates possessed the lowest level of anxiety. Also, individuals who had research experience wereaware of the scientific research process.Conclusions and RecommendationsIt is suggested that instructors of these courses should identify the current knowledge of undergraduates about the class topic and should attempt to correct student misconceptions about research. The scientific research methods course is suggested to be taken in the first year of the early childhood education program. Also, for research experience, undergraduates should be given more opportunities to participate in research environments, spend more time there, have easy access to necessary materials, and be given guidance. Also, undergraduates should be supplied with previous research project samples so they can examine them in detail, which will probably decrease their anxiety and apprehension levels. Lastly, it is a good idea to create a web portal about their own authentic research projects.Keywords: Research qualifications, anxiety toward research
Özet
Problem Durumu Üniversitelerin araştırma yaparak bilim ve toplumsal gelişmelere katkıda bulunma işlevine sahip olması nedeniyle üniversitelerin araştırmacı kimliğe sahip bireyler yetiştirmedeki rolü yadsınamaz. Toy ve Tosunoğlu (2007) toplumun ve bilimin ilerlemesinde araştırmaların doğru, güvenilir ve hatasız olması gerektiğini vurgulayarak, güvenilir olmayan çalışmaların bilimin ve insanlığın gelişimini olumsuz etkileyeceğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla bilimin ve teknolojinin ilerlemesi için doğru ve güvenilir araştırmaların yapılmasına ve bu araştırmaları yapabilen bireylere ihtiyaç duyulmaktadır. Güvenilir ve doğru araştırmaların yapılması bireyin sahip olduğu araştırma yeterlilikleriyle ilişkilendirilebilir. Eğitim sisteminin araştırmacı, bilimsel tutum ve davranışlara sahip bireyler yetiştirme amacı dikkate alındığında, öğretmenlerin araştırmaya ilişkin olumlu duyuşsal özelliklere ve araştırma yeterliliklerine sahip olması önem taşımaktadır. Auger ve Wideman (2000) öğretmenlerin araştırmacı kimlik kazanmalarının ve araştırma yapmaya ilişkin olumlu tutuma sahip olmalarının önemli olduğunu belirtmektedir. Stenhouse (1975; 1985) öğretmenin öğretimi gerçekleştirme rolünün ötesinde araştırma yapma rolünü üstlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Alan yazın incelendiğinde öğretmenlerin farklı amaçlar doğrultusunda araştırma etkinlikleri gerçekleştirdikleri gözlenmektedir. Bu amaçların kendini geliştirme, öğretim süreçlerine katkıda bulunma (Elliot, 1991) ya da bilgi üretme (Kemmis ve McTaggart, 1992) olduğu görülmektedir. Ancak Artvinli (2010) öğretmenlerin araştırmanın nesnesi olarak görüldüğünü belirterek, öğretmenlerin sadece araştırmanın uygulandığı değil, araştırmayı uygulayan kişi olması gerektiğine değinmektedir. Ancak Küçük (2002) Türkiye’deki öğretmenlerin sadece araştırmaların veri toplama aşamasında yer aldığını vurgulamaktadır. Oysaki öğretmenlerden veri toplama aşamasına katılmanın yanı sıra kendi sınıf ortamlarında küçük çaplı araştırmalar tasarlayabilmeleri ve uygulayabilmeleri beklenmektedir. Buluş Kırıkkaya, Bozkurt ve Öztürk (2012) fen ve teknoloji öğretmenlerinin yaklaşık yarısının okullarında yapılan eğitim araştırmalarından haberdar olduklarını, bir kısmının araştırma sonuçlarını önemsediklerini ancak çoğunun araştırma sonuçlarından haberdar olamadıklarını belirtmektedir. Ekiz (2006) ilköğretim öğretmenlerinin çoğunun öğrencilerin daha kolay öğrenmelerini sağlayabilmek ve öğretim yöntem ve tekniklerini geliştirmek için araştırma yapmak istediklerini, olanak ve zaman yetersizliğinin öğretmenlerin araştırma yapmaya yönelmesinde engelleyici rol oynadığını belirtmiştir. Ayrıca çoğu öğretmenin akademisyenler tarafından yapılan araştırmaların gerçek dünyayla ilişkili olmadığını düşündükleri görülmüştür. Öğretmenlerin araştırmaya ilişkin olumsuz algılarının, araştırma bilincine sahip bireyler yetiştirilmesini ve öğretmenlerin araştırma yeterliliklerinin gelişmesini engellediği düşünülebilir. Saracaloğlu, Varol ve Ercan (2005) araştırma etkinliklerinin gerçekleştirilmesinin araştırmayı yapacak birey ve kurumların araştırma yeterliklerine ve olumlu tutumlara sahip olmalarıyla ilişkilendirmektedir. Bu bağlamda öğretmenlerin araştırma yapmaya istekli olmaları, bilimsel araştırmalar yapabilmeleri, bilimsel araştırma yaparken bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanabilmeleri, veri analiz edebilmeleri ve analiz sonuçlarını yöneticiler ve diğer eğitimcilerle paylaşabilmeleri gerektiğine değinilmiştir (MEB, 2008). Saracaloğlu ve diğerleri (2005) de bireye kazandırılan araştırma bilgi ve becerilerin bireyin araştırma yapabilmesi için yeterli olmadığını; bireyin bu alana yönelik ilgisinin, sahip olduğu değerlerinin ve bu süreci kendisi için bir tehdit unsuru olarak görüp görmemesinin bireyin araştırma yapmasında etkili olduğunu vurgulamaktadır. Araştırmanın Amacı Bu çalışmada öğretmen adaylarının araştırma yeterliliklerinin ve araştırmaya ilişkin kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenlere (cinsiyet, sınıf düzeyi, bilimsel araştırma teknikleri dersi alma durumu ve bilimsel araştırma deneyimi) göre belirlenmesi ve kaygı düzeyi ile araştırma yeterlilikleri arasındaki ilişkinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırmanın Yöntemi Araştırmanın amacı doğrultusunda çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2012-2013 öğretim yılında Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Programında öğrenimine devam eden öğretmen adayları oluşturmaktadır. Evrenin sınırlı ve kolay ulaşılabilir olması nedeniyle evrenden örneklem belirleme yöntemi kullanılmamış olup, evrenin tamamına ulaşılması amaçlanmış ve uygulamanın yapıldığı sürede kurumda bulunan Okul Öncesi Öğretmenliği Programı 1., 2., 3.ve 4. sınıfta öğrenim gören tüm okul öncesi öğretmeni adaylarıyla çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri kodlama aşamasında olup, SPSS 17 programıyla analiz edilmesi sonucunda yapılacak uç değer analizlerine göre örneklemin sayısı ve araştırmanın değişkenlerine göre örnekleme ilişkin bilgiler sunulacaktır. Çalışmada Büyüköztürk (1997; 1999) tarafından geliştirilen “Araştırmaya Yönelik Kaygı Ölçeği” ile “Araştırma Yeterlikleri Ölçeği” kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının araştırma yeterliklerinin ve araştırmaya ilişkin kaygı düzeylerinin belirlenmesinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Okul öncesi öğretmeni adaylarının araştırma yeterliliklerinin ve araştırmaya ilişkin kaygı düzeylerinin cinsiyete, bilimsel araştırma teknikleri dersi alma durumuna ve bilimsel araştırma deneyimine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesinde ilişkisiz örneklemler için t-test; sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarının araştırmaya ilişkin kaygı düzeyleri ile araştırma yeterlilikleri arasındaki ilişkinin saptanmasında Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırmanın Bulguları Çalışmada okul öncesi öğretmeni adaylarının araştırma yeterliliklerine sahip oldukları ve ge