Journals / Southern Clinics of Istanbul Eurasia / 2019 / Cilt: 30 - Sayı: 3
Meme Kanserli Hastalarda Meme Koruyucu Cerrahi’nin Subkutan Mastektomiİmplant ile Rekonstriksyon Uygulananlarla Ameliyat Sonrası Yaşam Kalitesi Açısından Karşılaştırılması
- Pages
- 272–276
- DOI
- —
Abstract
Amaç: Meme koruyucu cerrahi (MKC) ile subkutan mastektomi-implant ile rekonstrüksiyon (SMİR) uygulanan hastaların ameliyat sonrası psikososyal, cinsel ve genel yaşam kaliteleri üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2012 ile Aralık 2016 tarihleri arasında meme kanseri tanısı ile MKC (n=48) ve SMİR (n=27) uygulanan hastaların demografik verileri ve meme kanseri klinik parametreleri geriye dönük olarak incelendi. Yaşam kalitesi verileri, yüz yüze görüşme ile EORTC QLQ-C30 (European Organisation for the Research and Treatment of Cancer Quality of Life) ve meme kanserine özel alt modülü EORTC QLQ-BR23 anketleri uygulanarak elde edildi. Bulgular: Grup MKC’deki hastaların 23’ü (%48), Grup SMİR’dekilerin 25’i (%92.6) premenopozaldi (p 0.05). EORTC QLQ-C30 ve EORTC QLQ-BR23 anketlerinde gruplar arasında fonksiyonel ölçekler açısından fark saptanmadı (p>0.05). Semptom ölçeklerinde EORTC QLQ-C30’da yorgunluk için, EORTC QLQ-BR23 ölçeğinde yan etkiler ve kol semptomlarında SMİR grubunun skorları yüksekti (p< 0.05). Sonuç: Hastaların ameliyat sonrası yaşam kaliteleri değerlendirildiğinde; MKC semptomatik olarak üç ölçekte SMİR’e göre daha üstündür ve cerrahi tedavide ilk seçenektir. MKC uygulanamayan olgularda; SMİR, mastektominin yerine önerilmelidir.
Özet
Objective: The aim of this study was to compare the effects of breast-conserving surgery (BCS) and subcutaneous mastectomy with implant reconstruction (SMIR) in terms of postoperative psychosocial effects, sexuality, and quality of life. Methods: Demographic data and clinical breast cancer parameters of patients who underwent BCS (n=48) or SMIR (n=27) between January 2012 and December 2016 were reviewed retrospectively. The data were collected via face-to-face interview using the European Organization for Research and Treatment of Cancer Quality of Life Questionnaire (EORTC QLQ-C30) and the breast cancer-specific submodule, EORTC QLQ-BR23. Results: In this study group, 23 (48%) patients who underwent BCS and 25 (92.6%) patients who underwent SMIR were premenopausal (p 0.05). Fatigue scores on the QLQ-C30 were greater for SMIR patients, as well as arm symptoms in the QLQ-BR23 side effects scale (p<0.05). Conclusion: The results of BCS patients were better than those of SMIR patients on 3 scales, suggesting that BCS may be the first choice of treatment when feasible. For those who are not eligible, SMIR is an option to consider before a modified radical mastectomy.