Journals / Suç ve Ceza / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 1
THEORIZING VIOLENCE AGAINST WOMEN
- Journal
- Suç ve Ceza
- Pages
- 1–16
- DOI
- —
Abstract
Violence against women, a phenomenon perceived as a private matter not deserving of public attention, became acknowledged as a human rights violation in the 1990s. Although, there is a general consensus that the problem emanates from unequal patriarchal gender relations, anti-violence programs tend to treat the problem in isolation from structural inequalities. At a time when neoliberal transformations and rising right-wing populism are inciting violence, to better understand and respond to the problem a comprehensive theory is needed. This article is an attempt towards this end.
Özet
Yakın zamana kadar özel mesele olarak algılanarak siyasa dışı bırakılan kadına şiddet olgusu,1990’lı yıllarda bir insan hakkı ihlali olarak kabul edilmiştir. Sorunun eşitsiz ataerkil güç yapılanmasından kaynaklandığı konusundaki genel mutabakata rağmen, günümüzde, anti-şiddet programlarında şiddeti yapısal eşitsizliklerden kopuk yaklaşımlarla ele alma eğilimi yaygındır. Neo-liberal kapitalizmin yıkıcı etkisi ve sağ popülizmin kuşatması altında şiddetin tırmandığı ve normalleştiği bir dönemde kadına şiddeti daha iyi anlayabilmek ve etkili müdahale yöntemleri geliştirebilmek için kapsamlı ve bütüncül bir kurama gereksinim vardır. Bu makale bu amaca yönelik bir girişimdir.