Journals / Suç ve Ceza / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 2
STERILIZATION CRIME AND CASTRATION IN THE CONTEXT OF MEDICAL CRIMINAL LAW
- Journal
- Suç ve Ceza
- Pages
- 449–526
- DOI
- —
Abstract
The Sterilization process, which means ending an individual’s reproductive ability, emerges as a method that has been performed by many different countries with different purposes in history. The matter of taking an individual’s right to continue one’s lineage by interfering their body integrity and their reproductive ability, should be demarcated and examined neatly in the subject of human rights. On the other hand, it is accepted that an individual has a right to end their reproductive ability by choice as much as they have the right to continue their lineage. With this, it has been regulated in our legislation with Turkish Penal Code article 101 that in which conditions the process of sterilization is a lawful act and in which conditions it is not. While the sterilization process has been regulated as a crime; castration, a more severe act that causes has not been regulated as a crime in our legislation. This fact has become a subject of criticism in the doctrine alongside with the argument of applicability of castration to sexual offenders. This argument continues with as to whether castration is a violation against human rights and human dignity or not and the argument of whether castration is a punishment or a treatment.
Özet
Bir kimsenin çocuk yapma yeteneğinin sonlandırılmasına sebep olan kısırlaştırma, tarihte de pek çok devlet tarafından farklı amaçlarla uygulanan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin vücut bütünlüğüne ve üreme yeteneğine müdahale edilerek neslini devam ettirme hakkının elinden alınması hususu, insan hakları bakımından titizlikle irdelenmesi ve sınırları çizilmesi gereken bir meseledir. Diğer yandan, bireylerin üreme ve neslini devam ettirme özgürlüğü olduğu kadar, üreme yeteneğini kendi arzuları ile sonlandırmayı isteme öz-gürlüklerinin de olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle kısırlaştırma işleminin hangi koşullarda hukuka uygun bir müdahale olduğu, hangi koşullarda hukuka aykırı nitelik taşıyarak cezai sorumluluk doğura-cağı meselelerinin kanunlar çerçevesinde belirlenmesi gerekmiş ve mevzuatımızda da Türk Ceza Kanunu m. 101 ile Kısırlaştırma Suçu düzenlenmiştir. Fakat, kısırlaştırma suçu düzenlenmiş iken; kısırlaş-tırmadan çok daha ağır bir müdahale olan kastrasyon (hadımlaştırma) mevzuatımızda suç olarak öngörülmemiştir. Öğretide eleştiri konusu olan bu durumun yanında kastrasyonun, özellikle cinsel suç failleri-ne uygulanabilirliği tartışılan bir meseledir. Bu tartışma, kastrasyon işleminin bu kişilere uygulanmasının başta insan onuru olmak üzere insan haklarının ihlali anlamına gelip gelmediği ile kastrasyonun bir ceza mı yoksa tedavi mi olduğu yönünde de devam etmektedir.