Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2016 / Cilt: 16 - Sayı: 66
Using Generalizability Theory to Examine Different Concept Map Scoring Methods
- Pages
- 211–228
- DOI
- —
Abstract
Problem Statement: In addition to being teaching tools, concept maps can be used as effective assessment tools. The use of concept maps for assessment has raised the issue of scoring them. Concept maps generated and used in different ways can be scored via various methods. Holistic and relational scoring methods are two of them.Purpose of the Study: In this study, the reliability of the concept map scores, which were made by the students and which were scored by different teachers using different scoring methods (holistic and relational), will be discussed in terms of G theory.Methods: The research was performed during the fall semester of the 2010-2011 academic year, between December and January. Concept maps created by thirty-six students were scored by three different teachers who played roles as raters. Data were obtained from four different concept maps that were generated by each student.Findings and Results: In focusing on the size of the variance estimates according to holistic scoring methods, while the student component (objects of measurement) accounts for one of the largest percentages of the variance (20%), the main effects of the task and the raters account for about 14% and almost 0% of the total variance, respectively. The difficulty level of tasks did not differ so much from student to student, and there is a scoring agreement among raters. Using the holistic scoring method, and coefficients were calculated as 0.63 and 0.57, respectively, depending upon the four tasks and three raters. In terms of relational scoring, the student component (object of measurement) accounts for 10% of the variance, the main effect of the task accounts for a very significant percentage of the variance (56%), and the main effect of the raters does not demonstrate any variance. G and Φ coefficients calculated over the four tasks and three raters in the study were .63 and .34, respectively. Conclusions and Recommendations: According to the results of this study, Phi coefficient was higher in the concept map study in which the holistic scoring method was used. In this study, tasks represented a significant variance component for both scoring methods. This may be interpreted to mean that the levels of difficulty for the tasks differed according to the students using both methods. In each of the scoring methods, the variance related to the raters was found to be zero, which may result in the interpretation that raters scored the maps consistently.
Özet
Problem Durumu: 1970’lerde ortaya konan kavram haritaları, bilginin hiyerarşik bir düzen içerisinde şematize edilerek görselleştirilmesini sağlayan grafiksel araçlardır.Kavram haritaları eğitimde bir konudaki kavramlar arasındaki ilişkinin daha açık, anlamlı öğrenilmesini sağlamaya yardımcı olabilecek araçlardır. Novak (2001), kavram haritalarının öğretim amaçlı kullanılabildiği gibi değerlendirme amaçlı da kullanılabileceğini, çoktan seçmeli testlerin kullanılmasının bir zorunluluk olmadığını ve hatta zamanla ulusal başarı sınavlarında bu araçların etkili bir değerlendirme aracı olarak kullanılabileceğini belirtmiştir (Akt: Kaya ve Kılıç, 2004). Kavram haritalarının eğitimde değerlendirme amaçlı olarak kullanılması, öğrencilerin konuyu anlayıp anlamadıklarını göstermesi ve öğrenme ile ilgili eksiklerini ortaya çıkarması açısından çok önemlidir. Kavram haritaları, öğrencinin bilgi yapısını, konuyla ilgili yanılgılarını ve yanlış anlamalarını belirlemede oldukça fonksiyonel bir işleve sahiptir (Şahin, 2002). Kavram haritalarının değerlendirme aracı olarak kullanılması bunların puanlanması konusunu gündeme getirmiştir. Bu yöntemin değerlendirme amaçlı olarak kullanılabilmesi için öğretmenler tarafından puanlama yöntemlerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Farklı şekilde oluşturulan ve kullanılan haritalar farklı yöntemlerle puanlanabilmektedir. Bu yöntemlerden iki tanesi bütüncül ve ilişkisel puanlama metotlarıdır. Bütüncül puanlama yönteminde kavram haritaları bir bütün olarak ele alınır, öğrencilerin kavramlarla ilgili öğrenmelerini haritaya yansıtabilmeleri ve ilgili kavramların haritada yer alması göz önünde tutularak 1-10 arasında bir puanla değerlendirilir. İlişkisel puanlama yöntemi önermelerin ayrı ayrı puanlanması temeline dayanmaktadır. Önerme iki kavram arasındaki ilişkinin etiketlenmiş bir ok aracılığıyla gösterilmesi olarak tanımlanır. Haritanın toplam puanı, ayrı önermelerin her birine verilen puanların toplanmasıyla bulunmaktadır ve her bir önerme doğru olup olmadıklarına göre 0-3 arasında bir puan almaktadır (McClure, Sonak ve Suen,1999). Kavram haritası, değerlendirme aracı olarak kullanıldığında teknik özellikleri kritik hale gelmesine rağmen, elde edilen puanların güvenirlik ve geçerliliğinin nasıl değerlendirileceği her zaman net değildir (Yin ve Shavelson, 2008). Genellenebilirlik (G) kuramı, temeli varyans analizine (ANOVA) dayanan güvenirliğin değerlendirilmesini sağlayan, Cronbach ve arkadaşları (1972) tarafından geliştirilen, güvenirlik kavramına farklı bir bakış açısı getiren istatistiksel bir kuramdır (Shavelson ve Webb, 1991 Akt; Deliceoğlu, 2009). Öğrencilerden birinin aldığı puan kavram haritası puanlarının evreninden bir örnek olarak düşünülürse (değişen bütün koşullar altında örneğin; görev, cevap formatı ve puanlama metotları vb.) kavram haritalarının puanlanması G kuramı kapsamında incelenebilir. Ruiz-Primo ve Shavelson, (1996) kavram haritası puanlamasının; kavramlar, önermeler, görev tipi, cevaplama formatları, durumlar, puanlayıcılar ve puanlama yöntemleri gibi farklı hata kaynakları içerdiğinden, bu tür araştırmalarda G kuramının kullanılmasının bilhassa uygun olduğunu belirtmiştir (Akt: Yin ve Shavelson, 2008). Araştırmanın Amacı: Bu çalışmada, farklı öğretmenler tarafından puanlaması yapılan öğrencilerin oluşturduğu kavram haritalarının puanlarının güvenirlikleri G kuramı açısından ele alınacaktır. Bu araştırma kapsamında kavram haritası puanlama yöntemlerinden ikisi kullanılmıştır. Bunlar; bütünsel (holistik) puanlama ve ilişkisel puanlama yöntemleridir. Kavram haritalarının puanlanmasında sadece bu iki yöntemin kullanılabilmiş olması araştırmanın sınırlılıklarından biri olarak görülebilir.Araştırmanın Yöntemi: Araştırma, Osmaniye ili Merkez Atatürk İlköğretim okulunda 7.sınıfta öğrenim görmekte olan 15’i kız, 21’i erkek olmak üzere 36 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2010-2011 eğitim-öğretim yılı güz dönemi Aralık-Ocak ayları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında öğrencilerin yapmış olduğu kavram haritalarını üç farklı öğretmen puanlamışlardır. Veriler, veri toplama aracı olarak kullanılan dört farklı kavram haritasından elde edilmiştir. Bu çalışmada kullanılan haritalar Kuvvet ve Hareket ünitesiyle ilgilidir. Araştırmanın Bulguları: Çalışmada 36 öğrencinin dört kavram haritası oluşturabilme düzeyleri iki farklı puanlama yöntemiyle üç puanlayıcı tarafından puanlanmıştır. Her bir puanlama yöntemine göre elde edilen puanlar G kuramına göre ayrı ayrı analiz edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.Bütünsel puanlamada, çalışmada yer alan öğrenciler (s) ölçmenin objesi olup, diğer değişkenlik kaynakları olan kavram haritaları görevleri (t) ve puanlayıcılar (r) da çalışmanın yüzey (facet)lerini oluşturmaktadır. Bu çalışmada tüm öğrenciler tüm kavram haritalarını oluşturmakla sorumlu olduklarından ve tüm puanlayıcılar tarafından bütünsel puanlama yöntemiyle puanlandıkları için çalışma tümüyle çaprazlanmış (s x t x r) desenden oluşmaktadır. Genellenebilirlik analiziyle elde edilen varyans bileşenlerine ilişkin sonuçlara göre,en büyük değişkenlik kaynaklarından birinin öğrenciler olduğu görülmüştür (gerçek varyans). Diğer ana etkiler olan görev, toplam varyansı açıklayan en büyük bileşenlerden biri olurken (yaklaşık %14), puanlayıcı bileşeni toplam varyansın açıklanmasına nerdeyse hiç bir katkıda bulunmamaktadır (%001). Etkileşimlere baktığımızda öğrenci-görev bileşeni toplam varyansın yaklaşık %35’ini açıklarken, görev-puanlayıcı etkileşimi toplam varyansın çok küçük bir kısmını açıklamaktadır (%034). Üçlü etkileşimin, bir başka deyişle artık etkisinin, toplam varyansdaki payı ise %24’tür. G kuramına göre, artık etkisine ilişkin varyans değerinin olabildiğince küçük olması istenir. Bu değer, puanlardaki değişimin çalışmada yer almayan farklı değişkenlik kaynaklarına bağlı ortaya çıkmış olabileceğinin sinyalini vermektedir. G kuramında, klasik test kuramındaki güvenirlik katsayısına karşılık gelebilecek G katsayısı hesapla