Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2017 / Cilt: 17 - Sayı: 68

Perceptions Of Gifted And Non-Gifted Students Related To Their Levels Of Self-Actualization

Üstün ve Üstün Olmayan Öğrencilerin Kendilerini Gerçekleştirme Düzeylerine Ilişkin Algilari

Pages
203–220
DOI
—

Abstract

Its sample was chosen by purposeful sampling and was composed of 253 students in total, 115 of which attended BİLSEM and 138 of which didnot attend BİLSEM. In the scope of this study, the ‘’Self-Actualization Scale’’ developed by Battal and Şan (2010), was used. Findings: As a result of the study, the perception levels of the gifted students are higher than non-gifted students in terms of self-actualization, social relations, creativity, critical thinking, and emotional integrity. In addition, it was also observed that the students who attended pre-school have higher perceived levels of self-actualization. Implications for Research and Practice: According to the results, without overlooking the equality of opportunities in education, works that will increase the self-actualization perceptions of students who cannot go to BİLSEM should be included by means of education programs and concealed curricula. Future studies could investigate why perceived levels of self-actualization of gifted students were higher than those of non-gifted students. Purpose: Self-actualization is understood as an effort to develop a level to which one aspires. Gifted individuals are expected especially to be more likely to reach this level than normal individuals of the same age. The Purpose of this study is to determine the self-actualization perception levels of students at BİLSEM, which is within the Ministry of National Education, and those who did not attend BİLSEM, Research Methods: This study utilizes squantitative research methods in which descriptive methods were used to determine and compare self-actualization perceptions of gifted and non-gifted students.

Özet

Problemin Durumu: Üstün zekalıların toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirilmeye ve toplum ile ilişkilerinin deneyimlerle bütünleştirilmesi için Moslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi gibi bir çerçeveye ihtiyaçları vardır. Fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevgi ve aidiyet duygusu, saygı, kendini gerçekleştirme ihtiyacı olmak üzere beş temel kategoride incelenmiş ve insanın en alttaki ihtiyaçlarını karşılanmasının ardından bir üstteki ihtiyaçlar kategorisine doğru yöneleceği belirtilmektedir. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst düzeyde yer alan kendini gerçekleştirme; sağlıklı insanın davranışlarının temel yönetici gücü olarak sayılır. Kendini gerçekleştirme bir gelişme çabası, insan davranışlarını yöneten bir güdü olduğu kadar erişilmeye çalışılan bir gelişme düzeyi olarak da ifade edilmektedir. Özellikle üstün yetenekli bireylerde erişilmeye çalışılan bu gelişme düzeyinin kendi yaşıtlarındaki normal bireylerden daha fazla olması beklenmektedir.Araştırmanın Amacı: Bu araştırma, üstün ve üstün olmayan öğrencilerin kendini gerçekleştirme düzeylerine ilişkin algılarının cinsiyet, okul öncesi eğitim, kardeş sayısı, anne baba tutumları, anne ve babanın eğitimi, ortalama gelir ve BİLSEM öğrencisi olma durumları gibi demografik özelliklerinin ölçeğin alt boyutlarına göre etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırma, üstün yetenekli ve üstün yetenekli olmayan öğrencilerin kendilerini gerçekleştirme düzeylerine ilişkin algılarının belirlenmesini ve karşılaştırılmasını amaçladığı için betimsel yöntemin kullanıldığı nicel bir çalışma olup, tarama modeline uygun olarak hazırlanmıştır. Araştırma evrenini, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, Sakarya ili merkezinde yer alan BİLSEM ve ilçesindeki ortaokuldan 12-16 yaş aralığında bulunan BİLSEM’de eğitim alan 107, BİLSEM’de eğitim almayan 137 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Battal ve Şan tarafından geliştirilen, Likert tipi “Kendini Gerçekleştirme Ölçeği” kullanılmıştır. "Kendini Gerçekleştirme Ölçeği"; duygu bütünlüğü, eleştireldüşünme, insan ilişkileri ve yaratıcılık olmak üzere 4 alt boyuttan ve 30 maddeden oluşmaktadır. Duygu Bütünlüğü (4,14,18,19,21,22,24,25,27,28,29), Eleştirel Düşünme (9,13,17,20,23,26), İnsan İlişkileri (1,2,3,5,6,7,10), Yaratıcılık (8,11,12,15,16,30) boyutlarının her biri değişik sayıda madde içermektedir.Ölçek 4’lü Likert tipinde hazırlanmıştır. Ölçeği oluşturan maddeler 1’den 4’ e “Her zaman" ,"Çoğu zaman", "Ara sıra" ve "Hiçbir zaman" şeklinde derecelendirilmiştir. Ölçeğin geçerlik güvenirlik çalışmasında Cronbach Alpha güvenirlik değeri 0,818 olarak tespit edilirken, Boran ve Şan (2013), tarafından yapılan üstün yetenekli öğrencilerin “Kendini gerçekleştirme düzeyleri” çalışmasındaCronbach Alpha değeri 0,695 bulunmuş ve bu çalışma için ise ölçeğin Cronbach Alpha değeri 0.749 olarak hesaplanmıştır.Çalışmada ölçeğin yanı sıra oluşturulan kişisel bilgi formunda cinsiyet, ailenin gelir durumu, aile tutumu ve ailenin eğitim durumu, okul öncesinde eğitim görüp görmediği gibi demografik özelliklere de yer verilmiştir. Bu özellikler açısından öğrencilerin kendini gerçekleştirme durumu incelenmiştir. Analiz aşamasında, verilerin normal dağılmaması sebebiyle nan-parametrik testlerden Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır.Araştırmanın Bulguları: Araştırma bulguları, üstün yetenekli öğrencilerin, üstün olmayan öğrencilere göre kendini gerçekleştirme düzeylerinin yüksek olduğunu ve üstün yetenekli olarak tespit edilen öğrencilerin üstün olmayan bireylere göre insan ilişkileri, yaratıcılık, eleştirel düşünme ve duygu bütünlüğü konusunda algı düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca bulgular, cinsiyet değişkenşne göre erkek öğrencilerin, kendini gerçekleştirme düzeyi, yaratıcılık düzeyi ve eleştirel düşünme düzeyi algılarının kız öğrencilere göre daha yüksek olduğunu ancak insan ilişkileri ve duygu bütünlüğü konusunda cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olmadığını ortaya koymuştur. Çalışmada ele alınan okul öncesi eğitim alıp almama durumuna göre ise okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin insan ilişkileri, yaratıcılık ve duygu bütünlüğü düzeyleri okul öncesi eğitim almayanlara göre daha yüksek bulunmuş ancak eleştirel düşünme konusunda okul öncesi eğitim alıp almama durumuna göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Çalışmada elde edilen bir diğer bulgu ise anne baba tutumlarının kendini gerçekleştirme düzeyine etki etmemesidir. Çalışmaya katılan öğrencilerin kendini gerçekleştirme algı düzeyleri ölçeğinden aldıkları puanlar kardeş sayısına göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Tek çocuk olduğunu ifade eden öğrencilerin kendini gerçekleştirme algı düzeyleri ortalamasının kardeşi olan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Bunun yanısıra, anne ve babasının üniversite mezunu olduğunu ifade eden öğrencilerin kendini gerçekleştirme algı düzeyleri ortalamasının, eleştirel düşünme ortalamasının, yaratıcılık ortalama puanının ve duygu bütünlüğü ortalama puanının annesinin ilköğretim ve orta öğretim mezunun olduğunu ifade eden öğrencilere göre daha yüksek olduğu elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada ortalama gelir düzeyini yüksek olarak ifade eden öğrencilerin kendini gerçekleştirme algı düzeyleri ile insane ilişkileri ortalamasının diğerlerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmanın Sonuçları ve Öneriler: Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre BİLSEM’ de eğitim alan öğrencilerin BİLSEM’de eğitim almayan öğrencilere göre kendini gerçekleştirme, insan ilişkileri, eleştirel düşünme, yaratıcılık ve duygu bütünlüğü algı düzeylerinin anlamlı olarak daha fazla olduğu görülmektedir. Cinsiyete göre öğrencilerin kendini gerçekleştirme düzeylerinde ve alt faktörleri olan eleştirel düşünme ve yaratıcılık düzeylerinde erkeklerin daha çok öne çıktığı görülmektedir. Okul öncesi eğitim alan, tek çocuk olan, anne ve babanın eğitim durumu üniversite olan, ortalama gelir düzeyi yüksek olan öğrencilerin kendini gerçekleştirme düzey algıl

Keywords: Üstün yetenekli, Kendini gerçekleştirme, Bilim ve Sanat Merkezi