Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Dergisi / 2006 / Cilt: 7 - Sayı: 11

L'Etre et le Neant Dans Fin de Partiie de Beckett

Pages
34–42
DOI
—

Abstract

Published in 1957, Samuel Beckett’s End Game is considered as one of the plays of the absurd theatre reflecting perfectly the tragic dimension of the existential anxiety of the modern individual. The characters of the play are condemned to live in an absurd, unknown space and they are incessantly in search of “nothingness” which will provide them the way of escaping from their own existence. According to the themes of being, nothingness, anguish, death and rebirth, this sudy aims in the first place to analyse how the characters oscillate between the will to live and the will to die to escape from the existential impassibility and secondly the way they perceive “nothingness” such as significance of the acknowledgement of being.

Özet

Uyumsuz tiyatronun öncü örneklerinden Samuel Beckett’in 1957 yılında yazdığı Oyunun Sonu adlı tiyatro yapıtı çağdaş bireyin içinde bulunduğu varoluş sıkıntısının trajik boyutunu en iyi şekilde yansıtan yapıtlardan biri olmuştur. Anlamsız, saçma, bilinemez bir uzamda tutsak olarak yaşayan ve giderek insani özelliklerini yitiren oyun kişileri bir yük gibi taşımak zorunda oldukları varlıklarından kurtulmalarını sağlayacak ‘hiçlik’in peşindedirler. İncelemede, varlık, hiçlik, sıkıntı, ölüm, yeniden doğuş gibi izlekler yardımıyla, yaşama ve yokolma isteği arasında gidip gelen oyun kişilerinin varoluşsal çıkmazdan kurtulabilmek, varlıklarını anlamlandırabilmek için “hiçlik”i nasıl bir kurtuluş yolu olarak algıladıkları ele alınmaktadır.