Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2018 / Cilt: 18 - Sayı: 78
The Predictive Relationship between Self-Efficacy Levels of English Teachers and Language Teaching Methods
- Pages
- 183–202
- DOI
- —
Abstract
Purpose: Considering that self-efficacies of teachers can affect their educational and instructional applications, it is probable that self-efficacies of English teachers can predict the language teaching methods they employ. In this sense, the purpose of the study was to investigate the correlation between self-efficacies of English teachers and language teaching methods they employ. Method: This study used quantitative correlational design. 367 English language teachers participated in the study. ELT Context-Specific Teacher Efficacy Instrument and Language Teaching Methods Scale were used in order to collect the data. Descriptive statistics, Pearson's Product-Moment Correlation, and path analysis were used to analyse the data Findings: The results indicated that English teachers’ self-efficacy levels were high and they employed Communication Oriented Teaching more. There was a statistically significant correlation between self-efficacies of English teachers and language teaching methods they employed. The findings also revealed that the self-efficacy of English teachers was a significant predictor of the language teaching methods they employed. Implications for Research and Practice: This study found that as the self-efficacy levels of English teachers increased, they were more inclined to employ communication-oriented teaching methods. Therefore, both pre-service and in-service training should pay attention to the teachers’ self-efficacies. Self-efficacies of English teachers should be considered as something important for a desired language teaching experience.
Özet
Problem Durumu: Yabancı bir dil bilme ihtiyacının giderek arttığı günümüzde bilim, sanayi, ticaret, edebiyat ve turizm gibi pek çok alanda geçer dil olarak kabul edilen İngilizcenin öğrenilmesi ve öğretilmesi daha da önemli hale gelmiştir. Ülkemizde de bu doğrultuda çeşitli adımlar atılmış ancak bireylerin ilkokuldan itibaren İngilizce eğitimi almalarına rağmen pek çok kişi İngilizce iletişim kurmada yetersiz kalmıştır. Yabancı dil öğretiminde başarısızlığın pek çok sebebi olmakla birlikte, bu sebeplerden birisi de öğretmen yeterlikleridir. Hem küresel hem de yerel düzeyde yaşanan gelişmeler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı değişen şartlara uyum sağlayabilmek ve uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirebilmek için hem öğretmen yeterliklerini güncellemiş hem de öğretim programlarında değişikliğe gitmiştir. Öğretmenlerin gerekli mesleki yeterliklere sahip olmaları aldıkları eğitime bağlı olduğu kadar mesleki görev ve sorumluluklarını yerine getirebileceklerine olan inançları olarak tanımlanan öz yeterliklerine de bağlıdır. Alanyazında pek çok çalışmada öğretmenlerin öz yeterlik inançlarının başvurdukları eğitim öğretim uygulamalarını, oluşturdukları sınıf atmosferini, öğretim içeriğini ve sınıf yönetimi becerilerini etkilediği ortaya koyulmuştur. Yenilenen İngilizce öğretim programlarında öğrencilere iletişimsel yeterliğin kazandırılmasının altı ısrarla çizilmiştir. Bu da yenilenen İngilizce öğretim programlarında benimsenen yaklaşımlardan birisinin İletişim Odaklı Dil Öğretimi olduğunun bir göstergesidir. Öğretmenlerin mesleki yeterliklerine yönelik sahip olduğu olumsuz düşüncelerin, onların sınıflarında kullanacağı öğretim yöntem ve tekniklerinden sınıf yönetimlerine kadar pek çok faktörü olumsuz etkileyebileceği göz önüne alındığında öğretmenlerin öz yeterlik inançlarının incelenmesi bu olumsuz etkinin önüne geçebilmek için önemli bir adım olacaktır. Bu doğrultuda İngilizce öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile kullandıkları dil öğretim yöntemi arasındaki ilişkinin incelenmesi İngilizce öğretiminde istenilen düzeye ulaşmak için önemli görülmektedir. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı, İngilizce öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile kullandıkları dil öğretim yöntemi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın Yöntemi: İngilizce öğretmenlerinin İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterlikleri ile kullandıkları dil öğretim yöntemi arasındaki ilişkiyi inceleyen bu araştırmada, İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterliğin kullanılan dil öğretim yöntemini yordadığı şeklinde bir teorik model oluşturulmuş ve bu model yapısal eşitlik modeli kapsamında açıklanmıştır. Bu araştırma korelasyonel desende tasarlanmıştır. Alanyazında kimi çalışmalarda bu araştırmanın değişkenleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Alanyazında yer alan bu ilişkiden yola çıkarak, İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterliğin kullanılan dil öğretim yönteminin bir yordayıcısı olabileceği düşünülmüştür. Araştırmada 2016-2017 ve 2017-2018 eğitim öğretim yıllarında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan 367 İngilizce öğretmeninden uygun örnekleme yolu ile elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin öz yeterlik inançları “İngilizce Öğretimi Bağlamında Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği” ile kullandıkları dil öğretim yöntemi ise “Dil Öğretim Yöntemi Ölçeği” ile toplanmıştır. İngilizce Öğretimi Bağlamında Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeğinin Türkçe formu yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda “Sınıf Yönetimi ve İyileştirici Eylemlerde Bulunmada Yeterlik”, “Değerlendirme ve Materyal Seçiminde Yeterlik”, “Dil Becerileri ve Dil Düzeylerine Göre Öğretimde Yeterlik”, “Dil Alanlarını Öğretme ve Hata Düzeltmede Yeterlik”, “Yaşa Uygun Öğretimde Yeterlik” ve “Temel Mesleki Yeterlik” olmak üzere altı alt boyuttan oluşmuştur. Ölçeğin Türkçe formunun güvenirliğinin tespit edilmesi için de iç tutarlık yöntemi kullanılmış ve Türkçe formun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Dil Öğretim Yöntemi Ölçeğinin orijinal faktör yapısının elde edilen veriler ile doğrulanıp doğrulanmadığının tespit edilmesi için doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve ölçek “İletişim Temelli Öğretim” ve “Dil Bilgisi Temelli Öğretim” olmak üzere iki alt boyuttan oluşmuştur. Ölçeğin güvenirliğinin tespit edilmesi için de iç tutarlık yöntemi kullanılmış ve ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Toplanan verilerin analizi SPSS 22 ve SPSS AMOS 24 veri analiz programları ile yapılmıştır. İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterlik düzeyi ile kullanılan dil öğretim yöntemini belirlemek için betimleyici istatistikler, bu değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi için Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Analizi; araştırma kapsamında oluşturulan yapısal eşitlik modelinin test edilmesi için ise Yol Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın Bulguları: Araştırma sonucunda İngilizce öğretmenlerinin İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterliklerinin yüksek olduğu ve İletişim Temelli Öğretimi daha fazla kullandıkları bulunmuştur. Ayrıca İngilizce öğretmenlerinin İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterliklerinin İletişim Temelli Öğretimi ile anlamlı ve pozitif (r= .45, p< .01); Dil Bilgisi Temelli Öğretim ile de anlamlı ve negatif yönde bir ilişki gösterdiği bulunmuştur (r= -.44, p< .01). Yol analizi sonuçları ise İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterliğin İletişim Temelli Öğretimin anlamlı ve pozitif (β= .66, p<.00); Dil Bilgisi Temelli Öğretimin ise anlamlı ve negatif bir yordayıcısı olduğunu göstermiştir (β= -.63, p< .00). Bu sonuçlara göre İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterlik, İletişim Temelli Öğretim kullanımının %43’ünü; Dil Bilgisi Temelli Öğretimin ise %40’ını açıklamaktadır. Araştırmanın Sonuçları ve Öneriler: Elde edilen sonuçlar, İngilizce öğretimi bağlamında öz yeterliğin hem İletişim Temelli Öğretim hem de Dil Bilgisi Temelli Öğretim ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Bir İngilizce öğretmeni İngilizce öğretimi bağlamında kendisini ne kadar fazla yeterli hisse