Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2019 / Cilt: 19 - Sayı: 83
Becoming a Teacher Educator: Journey of a Primary School Teacher
- Pages
- 82–102
- DOI
- —
Abstract
Purpose: After graduating from the faculties of education in Turkey, some of the teachers start working gravitate towards graduate education. Within or at the end of the process, these teachers start working as teacher educators at universities by finding positions or at least try to accomplish that. We do not have considerable knowledge of what these individuals experience in the process of transition from being a teacher to being a teacher educator. In this study, an attempt was made to examine the experiences of a primary school teacher who began doing graduate education while he was teaching at a public school and subsequently became a teacher educator at a university. With these experiences, we aimed to understand the dynamics of similar individuals in Turkey Research Methods: This study was designed as - narrative research. Data were obtained through semi-structured interviews with a research assistant who had transitioned from being a primary teacher to being a teacher educator and continued his doctoral studies. In the analysis of interview data, narrative analysis was used. Findings: The findings showed that it can be argued that the perception of teaching in society, the cultures of national schools, economic and socio-cultural factors are effective in teacher’s transition to university. Public schools, with their existing cultures and regulations, are unable to respond to the graduate education demands of teachers who work within the schools. This situation causes teachers who receive graduate education to move away from national public schools. Implications for research and practice: Move away from national public schools can be prevented by removing obstacles of the teachers’ graduate education. In the process of educating teacher educators, the quality of teacher education can be increased by attaching importance to field experience.
Özet
Problem Durumu: Öğretmen eğitimi yaygın olarak çalışılan bir konu olmasına rağmen, öğretmen eğitimcilerinin eğitimi konusunun çoğunlukla ihmal edildiği söylenebilir. Öğretmen eğitimiyle ilgili çok fazla söz söylenmiş olmasına rağmen, öğretmen eğitimcilerinin kendilerine ilişkin pek fazla sözün sarf edilmemiş olduğu ifade edilmektedir. Buna paralel olarak öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş süreci ile ilgili de pek fazla çalışmanın olmadığı söylenebilir. Alanyazındaki mevcut çalışmalar da öğretmen eğitimciliğine geçişi, öğretmen eğitimcilerin eğitimi bağlamında çalışmaktadır. Türkiye’de eğitim fakültelerinden mezun olduktan sonra göreve başlayan öğretmenlerin bir bölümü lisansüstü eğitime yönelmektedirler. Süreç içerisinde ya da sonunda bu öğretmenler kadro bularak üniversitelerde öğretmen eğitimcisi olarak çalışmaya başlamakta ya da en azından bunu başarmaya çabalamaktadırlar. Öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş sürecinde bu bireylerin neler deneyimledikleriyle ilgili pek fazla bilgi sahibi olmadığımızı söylemek mümkündür. Bu çalışma Türkiye’deki öğretmen eğitimcisi olmayı başarmış bir sınıf öğretmeninin hikâyesi üzerinden öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş sürecine ışık tutmaya çalışmıştır. Bu hikâye ile Türkiye’de öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçen benzer bireylerin; neden ve nasıl bu yola girdikleri, beklentileri ve sürece ilişkin deneyimleri anlaşılmak istenmiştir.Amaç: Türkiye’de öğretmen eğitimcisi olma yolundaki öğretmenlerin bu tercihlerine neden olan etmenlerin ve sürece ilişkin deneyimlerinin önemli olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple bu araştırmada öğretmen eğitimcisi olma yolunda ilerleyen bir öğretmenin deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu deneyimler katılımcının lisansüstü eğitime başlama, üniversiteye geçiş süreci ve geçişten sonra yaşadıklarına ilişkin öğretmen eğitimcisi olma süreçleriyle ilgili önemli ipuçları vermektedir.Bu araştırmada öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş süreci incelenmek istenmiştir. Bu araştırmanın amacı; bir sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma sürecini kendi öyküsüyle incelemektir. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.1. Sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma kararını verme süreci nasıl gelişmiştir?2. Sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma sürecindeki deneyimleri nelerdir?3. Sınıf öğretmeninin süreç sonucunda beklentilerinin karşılanma durumuna ilişkin düşünceleri nelerdir?Yöntem: Bu araştırmada bir sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma deneyimleri, kendi anlatımları üzerinden kronolojik olarak ele alınarak öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş deneyimlerine ışık tutulmak istenmiştir. Bir ya da az sayıda bireyin yaşam deneyimlerinin yakalanmasında, anlatı araştırmasının en iyi metot olduğu ifade edilmektedir. Bu yönüyle yürütülen araştırma anlatı araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırma verileri; Türkiye’deki bir üniversitenin eğitim bilimleri enstitüsünde araştırma görevlisi olarak görev yapan bir doktora öğrencisinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme verilerinin analizinde anlatı analizi kullanılmıştır. Katılımcının anlatısı; sosyal etkileşim, zaman ve olay örgüsü içerisinde hikâyeleştirilerek sunulmuştur.Bulgular ve Sonuç: Bu araştırmada bir devlet okulunda öğretmenlik yapmakta iken lisansüstü eğitime başlayan, sonrasında üniversitede öğretmen eğitimcisi olan bir sınıf öğretmeninin deneyimleri incelenmek istenmiştir. Öğretmenin, öğretmen eğitimcisi olma kararında ve üniversiteye geçmesinde etkili olan birçok etkenin olduğu söylenebilir. Öğretmen milli eğitim kurumlarının öğretmenlere ve onların kendilerini geliştirme çabalarına değer vermeyen, onları durağan hale getiren bir yapısının olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte öğretmen kendisinin yüksek lisans eğitimine devam etmesinin o zaman çalıştığı ilkokul yönetimi tarafından desteklenmediği söylemiştir. Katılımcı öğretmen “üniversitede çalışmanın” öncelikli amacı olmadığını, lisansüstü eğitimini devam ettirmesine engel olmayacak bir kadro istediğini, bu kadronun da üniversitelerdeki akademik kadrolar olduğunu belirtmiştir. Katılımcının üniversiteye geçmek isteyişinde etkili olan bir diğer neden ekonomik nedenlerdir. Katılımcı lisansüstü eğitimine devam edebilmek için milli eğitim kurumundan az ders aldığını, ek ders ücreti alamadığı için ekonomik olarak sıkıntı yaşamaya başladığını ifade etmiştir. Katılımcı öğretmen üniversiteye geçişe bir diğer sebep olarak bulunduğu sosyal çevreyi gerekçe göstermiştir. Öğretmen, çocuğunun gelişiminde yardım alabileceği kişilerin çevresinde bulunmasını istemiş ve kamu okullarındaki öğretmenlerden oluşan bir çevrenin bunu sağlayamayacağını ifade etmiştir. Katılımcı öğretmen süreç sonunda geldiği yerden memnun olduğunu, beklentilerinin büyük oranda gerçekleştiğini ifade etmiştir. Ancak lisansüstü eğitim süresince öğrencilerle daha fazla iç içe olmak istediğini fakat bunun gerçekleşmediğini söylemiştir.Tartışma ve Öneriler: Türkiye’deki milli eğitim kurumlarında ya da üniversitelerin akademik kadroları dışındaki kadrolarda çalışırken, lisansüstü eğitime devam etmenin önünde bazı güçlüklerin olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Kurumların personeline lisansüstü eğitim için izin verme konusunda isteksiz davrandığı, kolaylaştırıcı olmadığı söylenebilir. Güncel mevzuatın da buna paralel bir bakış açısına sahip olduğunu ifade etmekte yarar vardır. Katılımcı öğretmenin lisansüstü eğitime başladığı dönemde kamuda çalışan öğretmenler için öğrenim özrü tayin gerekçesi iken, sonraki dönemlerde bu özür yönetmelikten çıkarılmış, katılımcının sözünü ettiği sorunlara mevcut durumda bir yenisi daha eklenmiştir. Lisansüstü eğitim süreçlerinin sancılı süreçler olduğu kabul edilmekle birlikte; ortaya çıkan sancıların önemli bir kısmının kurumların içsel dinamiklerinden, mevzuattan ve kurum kültürlerinden kaynaklandığını söylemek yerinde olacaktır. Öğretmenlerin kendini geliştirme ve gerçekleştirme çabalarının desteklenmesi ve teşvik edi