Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2019 / Cilt: 19 - Sayı: 83

Teachers’ Perceptions on School Administrators’ Spiteful Behaviours

Öğretmenlerin Okul Yöneticilerinin Kindarlık Davranışlarına İlişkin Algıları

Pages
57–81
DOI
—

Abstract

Purpose: Spitefulness is a strong instinctive behavior which is potentially serious and often has psychological, interpersonal and social negative consequences. Revealing the reasons, levels and prevention methods in institutional life will be beneficial in terms of productivity, performance and relationships. The aim of this study was to develop a valid and reliable scale to evaluate spitefulness behavior of managers, and to determine the perceptions of teachers related to administrational spitefulness. Research Methods: This study which aimed to develop and implement Administrational Spitefulness Scale and to measure teachers’ perceptions on school administrators’ spiteful behaviours was held in descriptive survey model among quantitative research methods. Findings: As a result of exploratory factor analysis, the total variance of the scale consisting of 26 items and one dimension was found to be 67.71. Confirmatory factor analysis results revealed that scale items formed a meaningful structure under single factor, and standard factor load values were .55 and above. The results revealed that the level of administrational spitefulness teachers perceive was low. As teacher perceptions related to administrational spitefulness did not differ according to gender, seniority and branch (major) variables, there were significant differences in terms of marital status and school types variables. Single teachers and secondary school teachers had higher administrational spitefulness perception. Implications for Research and Practice: The scale in this study intended for the work life and focused on managers’ spitefulness behaviors. Naturally, it is limited in terms of revealing spitefulness behaviors among workers. Although the scale could be used at a very large area, it could only be applied to workers, and it could reveal the administrational spitefulness they perceive. Moreover, various studies could be held by relating the scale with other behaviors, attitudes and tendencies which are predominantly in the field of interest of organizational behavior and which are in the field of organization and management.

Özet

Problem Durumu: Örgütlerin varlığını sürdürmesi, kuruluş amaçlarına ulaşma derecesine bağlıdır. Örgütün amaç ve hedeflerine ulaşması da sahip olduğu insangücü kaynağının niteliğinden büyük ölçüde etkilenir. Örgütün insangücü kaynağını oluşturan yönetici ve çalışanların bilişsel, devinişsel, törel ve duyuşsal nitelikleri temel belirleyici bileşendir. Günümüz yönetim anlayışı insanı, özelde de çalışanı bir bütün olarak görmeyi gerektirir. Çalışanı sadece bilişsel ve devinişsel yönleriyle ele almak, değerlendirmek yeterli değildir. Fineman’nın (2003) da belirttiği gibi çalışanlar aynı zamanda duygusal varlıklardır ve bu da bir örgütün duygusal yönünü oluşturur. Bu bağlamda işin duygusal yapısını ve çalışanların duygusal durumlarını anlamak da herhangi bir örgüt için hayati önemdedir. Örgütlerde insanları duygusal bir varlık olarak görmek, insan ilişkilerinde ne aklı yadsımak ne de rasyonalitenin önemini küçümsemektir (Yiannis, 2005). Yönetimle ilgili alanyazın incelendiğinde, yapılan çalışmaların çok azının yöneticiler ve çalışanlar arasındaki etkileşimde duyguların önemine dikkat çekmektedir (Hill, 2003; Watson & Harris, 1999). Bununla birlikte 1990'lı yıllardan itibaren, duyguların rolü, işlevi ve önemi ile ilgili olarak akademik ilgide önemli bir artış olmuştur (Sieben & Wettergren, 2010). Her ne kadar yöneticilikte duyguların, duygusal zekânın, duygu yönetiminin önemine ilişkin son yıllarda yapılan çalışmalar bu açığı kapatacak ölçüde olsa da halen yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkide daha karmaşık nitelik olan düşmanlık, saldırganlık, intikam, kindarlık gibi konuların yeterince tartışıldığını söylemek güçtür. Bu tür olgulara ağırlıklı olarak psikoloji, psikiyatri ve psikoterapi alanyazınında daha fazla yer verilmiştir. Bu çalışmada örgütsel yaşam açısından etkileri sıklıkla görülen, ast-üst ilişkilerini olumsuz biçimde etkileyen ancak yeterli kadar üzerinde durulmayan kindarlıkla ilgili bir ölçeğin geliştirilmesi ve uygulamasına yer verilmiştir. Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın genel amacı, yöneticilerin kindarlık davranışlarını ölçebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmek ve öğretmenlerin yönetsel kindarlığa ilişkin algılarını belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: 1. Yönetsel kindarlık ölçeğinin geçerlik ve güvenilirliği ne düzeydedir? 2. Öğretmenlerin yönetsel kindarlık ile ilgili algıları ne düzeydedir? 3. Öğretmenlerin yönetsel kindarlık ile ilgili algıları cinsiyet, medeni durum, kıdem, branş ve okul türü değişkenlerine göre farklılaşmakta mıdır? Araştırmanın Yöntemi: Yönetsel Kindarlık Ölçeği’nin geliştirilmesini ve uygulanmasını amaçlayan bu çalışma; tarama türü araştırma modeliyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın evrenini 2018-2019 öğretim yılı Samsun ilinde bulunan okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma için üç ayrı çalışma grubu belirlenmiştir. Araştırmanın yapı geçerliğinin sınanması amacıyla yapılan Açımlayıcı Faktör Analizi için ilkin Samsun merkez ilçeleri olan İlkadım, Atakum, Canik ve Tekkeköy ilçelerinde görev yapan 300 öğretmen, Doğrulayıcı Faktör Analizi için Çarşamba, Bafra ve Vezirköprü ilçelerinde görev yapan 543 öğretmen dâhil edilmiştir. Ölçeğin uygulama çalışması için de 345 öğretmenden oluşan çalışma grubuna ulaşılmıştır. Yönetsel Kindarlık Ölçeğinin geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirliğinin saptanmasını ve uygulanmasını amaçlayan bu çalışmada, demografik bilgileri içeren (cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü, branş) bilgi formu ile “Yönetsel Kindarlık Ölçeği” veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ilkin Varimax Rotated yöntemi ile Açımlayıcı Faktör Analizi işlemi gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin faktörlü bir yapı sergileyip sergilemediğinin belirlenmesinde, açıklanan toplam varyans yüzdesi ve Scree Plot grafiği temel alınmış ve ölçek maddelerin faktör yükleri, madde-toplam korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Ayrıca test toplamındaki her bir maddenin madde-toplam korelasyonları da hesaplanmıştır. Açımlayıcı faktör analizinin sağlıklı sonuçlar vermesi üzerine Doğrulayıcı faktör analizi işlemi yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ölçeğin güvenirlik analizleri gerçekleştirilmiştir. Uygulama verilerinin analizin de ise aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve tek yönlü varyans teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde SPSS ve LİSREL programları kullanılmıştır. Araştırmanın Bulguları: Açımlayıcı faktör analizi kapsamında, ölçeğin 26 madde üzerinden yapılan maksimum değişkenlik analizinden sonra ölçeğin özdeğeri 1’in üstünde olan tek boyuttan oluştuğu anlaşılmıştır. Tek boyuttan oluşan ölçeğin açıkladığı toplam varyans oranı ise 67,716 olmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçek maddelerin tek faktör altında anlamlı bir yapı oluşturduğu ve standart faktör yük değerlerinin .55 ve üzerinde olduğu görülmüştür. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda path diyagramı, uyum iyiliği ölçütleri elde edilmiş ve bu bulgular yorumlanmıştır. Verilerin analizi sonucunda doğrulanmaya çalışılan model için χ2/df, RMSEA ve CFI, GFI, AGFI, SRMR ve NNFI istatistiksel uyum ölçütleri olarak kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda χ2/df değerinin belirtilen kesme noktasının altında olduğu (א2/df=1,78) belirlenmiştir. Bu açıdan modelin iyi uyum gösterdiği saptanmıştır. Analizde uyum indekslerinden biri olan RMSEA iyi olarak kabul edilen 0,08 değeri elde edilmiştir. Bu sonuç da elde edilen uyum indeksi verileriyle model arasında kabul edilebilir bir uyum olduğunu göstermektedir. Diğer uyum indekslerinden (AGFI, GFI, NFI ve SRMR) elde edilen değerler de kabul edilebilir düzeydedir. Araştırmanın Sonuç ve Önerileri: Geliştirilen ölçeğin uygulanması sonucunda öğretmenlerin algıladıkları yönetici kindarlık düzeyinin düşük olduğu belirlenmiştir. Yönetsel kindarlığa ilişkin öğretmen algıları, cinsiyet, kıdem ve branş değişkenine göre farklılık göstermez iken, medeni durum ve okul türü

Keywords: Kindarlık, yönetsel kindarlık, geçerlik, güvenirlik