Journals / PTT Hastanesi Tıp Dergisi / 1999 / Cilt: 21 - Sayı: 2
Analysis of neck masses
- Journal
- PTT Hastanesi Tıp Dergisi
- Pages
- 85–88
- DOI
- —
Abstract
Objectives: Neck masses are frequently encountered as the first symptom of many diseases. In this study, a retrospective evaluation was made of patients who underwent surgery for neck masses during an eight-year period. Patients and Methods: The study included 116 patients who received treatment for neck masses between 1990 and 1998. Diagnostic modalities employed included ultrasonography, computed tomography, magnetic resonance imaging, fine needle aspiration biopsy, and biochemical and microbiological examinations. Definite diagnoses were made through excisional biopsies in all patients. Results: Congenital masses, inflammatory masses and neoplasms accounted for 25%, 31%, 43%, respectively. Compared with inflammatory masses and neoplasms, congenital masses were more frequent in young adults, while neoplasms accounted for the largest part at older ages. Ultrasonography proved sufficient in the diagnosis of congenital masses, whereas neoplasms required computed tomography, magnetic resonance imaging and fine needle aspiration biopsy. Conclusion: When confronted with a neck mass, it is appropriate to consider neoplasms at older ages and inflammatory and congenital masses in children and young patients.
Özet
Amaç: Boyun kitleleri çoğu zaman pek çok hastalığın ilk bulgusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, kliniğimizde sekiz yıl içinde boyunda kitle nedeniyle ameliyat edilen hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar ve Yöntemler: 1990-1998 yılları arasında boyunda kitle tanısı ile tetkik ve tedavileri yapılan 116 olgu incelendi. Olgularda tanı amacıyla ultrasonografi (US), bilgisayarlı tomografi (BT), magnetik rezonans inceleme (MRİ), ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB), biyokimyasal ve mikrobiyolojik tetkikler yapıldı. Olguların hepsinde kesin tanıya gidilirken eksizyonel biyopsiye başvuruldu. Bulgular: Konjenital kitleler %25, enflamatuar kitleler %31, neoplazmlar %43 oranında saptandı. Yaş gruplarına bakıldığında genç erişkinlerde konjenital kitleler, enflamatuar kitle ve neoplazmlara oranla daha yüksek oranda bulunurken; ileri yaş grubunda neoplasmlar en yüksek grubu oluşturmaktaydı. Tanıya gidilirken konjenital kitlelerde US çoğu kez yeterli olurken, neoplasmlarda BT, MRİ ve İİAB'nin gerektiği görüldü. Sonuç: Boyunda kitle ile karşılaşıldığında, ileri yaşlardaki hastalarda neoplazmları, çocuk ve genç hastalarda ise enflamatuar ve konjenital kitleleri düşünmek gerekir.