Journals / PTT Hastanesi Tıp Dergisi / 2000 / Cilt: 22 - Sayı: 2

Head and neck vascular tumors

Baş-boyun bölgesi vasküler tümörleri

Pages
94–98
DOI
—

Abstract

Objectives: To evaluate diagnosis, treatment approaches and results of vascular tumors of the head and neck. Patients and Methods: Twenty-two patients treated for head and neck vascular tumors between 1988 and 2000 were evaluated. Vascular lesions included angiofibroma (n=10), carotid body paraganglioma (n=4), glomus jugulare (n=2), nasal and paranasal hemangioperistoma (n=1), hamartoma (n=1), hemangiomas of the auricle (n=1), tongue (n=1) and the parapharyngeal space (n=1), and angiosarcoma of the submandibular region (n=1). Results: Patients with angiofibroma underwent various surgical procedures depending on the localization of the tumors. Of these, two patients developed recurrences, which were dealt with by a subsequent operation. Of patients undergoing surgery for carotid body paragangliomas, one patient developed Horner's syndrome. Of two patients with glomus jugulare tumors, one had postoperative temporary facial paresis; in the other patient, preoperative cranial nerve palsies persisted. No complications were observed in patients with hemangioma, hemangioperistoma, and angiosarcoma. Conclusions: Although most vascular tumors are benign, surgery of giant tumors may result in fatal consequences due to high risk of hemorrhage. Early detection of these tumors before reaching giant size, and appropriate surgical approach with proper precautions may decrease mortality and morbidity.

Özet

Amaç: Baş-boyun bölgesindeki vasküler tümörlerin tanısı, tedavi yaklaşımları ve sonuçlarını değerlendirmek. Hastalar ve Yöntemler: 1988-2000 yılları arasında kliniğimizde vasküler tümör tanısı konan 22 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Vasküler lezyon tanıları anjiofibrom (n=10), karotis paragangliomu (n=4), glomus jugulare (n=2), nazal ve paranazal sinüs hemanjioperistoması (n=1), hamartom (n=1), aurikula (n=1), dil (n=1) ve parafarenjeal bölge hemanjioması (n=1) ve subman-dibüler bölge anjiosarkomu (n=1) şeklindeydi. Bulgular: Anjiofibromlu olgularda vasküler tümörün yerleşim yerine göre gerekli cerrahi yaklaşım uygulandı. İki olguda nüks gelişimi üzerine yeniden cerrahi uygulandı. Karotis paragangliomalı olgularda cerrahi uygulandı. Bir olguda gelişen Horner sendromu dışında sorunla karşılaşılmadı. Glomus jugulareli hastaların birinde cerrahi sonrasında geçici fasyal parezi gözlendi. Diğer olguda cerrahi öncesinde var olan kafa çiftleri paralizileri devam etti. Hemanjiom, hemanjioperistoma ve anjiosarkomlu olgularda cerrahi sonrasında herhangi bir nükse rastlanmadı. Sonuç: Vasküler tümörlerin çoğu benign olmasına rağmen, yüksek kanama riski nedeniyle, çok büyük boyutlara ulaştıklarında yapılacak cerrahi ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle tümör büyük boyutlara ulaşmadan, gerekli önlemler alınarak uygun cerrahi yaklaşımla hem mortalite, hem de morbidite oranı düşecektir.

Keywords: Karotis cisimciği tümörü,Anjiyografi,Dermatofibrom,Glomus jugulare tümörleri,Baş ve boyun neoplazmları,Hemanjiyoperisitom,Hemanjiyosarkom,Nazofaringeal neoplazmlar,Yumuşak doku neoplazileri,Radyografi,Tanı teknik ve işlemleri,Tanı