Journals / PTT Hastanesi Tıp Dergisi / 2003 / Cilt: 25 - Sayı: 2

The value of coagulation tests in preeclampsia

Preeklampside koagülasyon testlerinin değeri

Pages
76–81
DOI
—

Abstract

Objectives: We investigated the usefulness of PT-INR, aPTT, and fibrinogen parameters in the diagnosis of preeclampsia in pregnant women. Patients and Methods: A total of 184 cases (mean age 27.5 years; range 16 to 45 years) including 83 preeclamptic and 101 normal pregnant women were examined. According to the clinical and laboratory findings preeclamptic cases were classified as mild (n=31) and severe (n=52). The results of PT-INR, aPTT, fibrinogen and platelet measurements were compared between the mild and severe preeclamptic cases and the controls. Results: aPTT, PT-INR levels did not differ significantly between patients with mild and severe preeclampsia; however, fibrinogen (p<0.05) and platelet levels (p<0.001) were significantly different. Compared to the control group, patients with mild preeclampsia did not exhibit significant differences in terms of aPTT, PT-INR, fibrinogen, and platelet levels. in contrast, severe preeclamptic patients had significantly different fibrinogen levels (p<0.001); PT-INR (p<0.01) and platelet count (p<0.001) were significantly high and low, respectively, with no significant aPTT value. Conclusion: Our data suggest that PT-INR, aPTT, or fibrinogen levels are not of value in patients having no signs of bleeding, no probability of developing coagulopathy, with normal platelet count, and in those suspected of having preeclampsia or are found to be preeclamptic.

Özet

Amaç: Preeklamptik gebe kadınlarda PT-INR, aPTT ve fibrinojen incelemelerinin tanı amacıyla ne derece yararlı oldukları araştırıldı. Hastalar ve Yöntemler: Çalışmaya preeklampsi tanısı konan 83 kadın ve 101 normal gebe olmak üzere 184 olgu (ört. yaş 27.5; dağılım 16-45) alındı. Klinik durum ve laboratuvar değerlendirmelerine göre 31 olguda hafif, 52'sinde ağır preeklampsi belirlendi. Hafif preeklamptik, ağır preeklamptik olgular ile kontrol grubunda ölçülen PT-INR, aPTT, fibrinojen ve trombosit düzeyleri karşılaştırıldı. Bulgular: Hafif ve ağır preeklamptik olguların aPTT, PT-INR düzeyleri arasında anlamlı fark görülmedi; fibrinojen düzeyleri yönünden belirgin farklılık saptandı (p<0.05); trombosit miktarları da anlamlı derecede farklı bulundu (p<0.001). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, hafif preeklamptik olgularda aPTT, PT-INR, fibrinojen, trombosit düzeyleri açısından anlamlı farklılık görülmedi; ağır preeklamptik grupta ise aPTT belirgin farklılık göstermezken, PT-INR anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.01); fibrinojen düzeyi yönünden belirgin farklılık saptandı (p<O.Q01); trom-bosit miktarları anlamlı düzeyde düşük bulundu (p<0.001). Sonuç: Kanama bulgusu vermeyen veya koagülopati gelişme olasılığı olmayan, platelet sayıları normal, pre-eklampsi şüphesi taşıyan ya da preeklamptik bir hastaya PT-INR, aPTT veya fibrinojen ölçümü yapmanın gereksiz olduğu sonucuna varıldı.

Keywords: Kan pıhtılaşma testleri,Fibrinojen,Preeklampsi,Gebelik komplikasyonları, hematolojik,Hipertansiyon,Kısmi tromboplastin zamanı,Trombositopeni