Journals / Retina-Vitreus / 2010 / Cilt: 18 - Sayı: 1

Kistoid Makula Ödeminde Fundus Otofloresansı: Tanısal Yöntem Olabilir mi?

Fundus Autofluorescence in Cystoid Macular Edema: Can it Be an Ancillary Test?

Pages
12–17
DOI
—

Abstract

Purpose: To evaluate the findings of fundus autofluorescence (FAF) in cystoid macular edema (CME).Materials and Methods: Sixty-seven eyes of 55 patients having CME secondary to diabetic retinopathy, retinal vein occlusion, uveitis, cataract extraction, epiretinal membrane and age-related macular degeneration were recruited. All cases were evaluated by FAF, fundus fluorescein angiography (FFA) and optical coherence tomography (OCT). Results: Mean central macular thickness was detected as 419.3±131.1?m by OCT. FAF images revealed increased autofluorescence signal in a round or oval fashion at the fovea corresponding to the flower petaloid pattern on FFA. Dark septa within the petaloid leakage on FFA were seen as decreased autofluorescent areas on FAF imaging. Sixtyfour eyes had CME on both FFA and FAF. In one eye of a patient having macular edema after cataract extraction, FAF revealed no CME when CME was observed on FFA. In 2 eyes, although there was no typical leakage pattern on FFA, CME was apperant on FAF imaging.Conclusions: In addition to FFA and OCT findings, FAF data may reveal noteworthy information in CME. FAF imaging may be used as a non-invasive and rapid ancillary test for the diagnosis of eyes having CME

Özet

Amaç: Kistoid makula ödemi (KMÖ) varlığında fundus otofloresans (FOF) bulgularını değerlendirmek.Gereç ve Yöntem: Diyabetik retinopati, retina ven oklüzyonu, üveit, katarakt cerrahisi, epiretinal membran ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu nedeniyle KMÖ saptanan 55 hastanın 67 gözü çalışmaya dahil edildi. Bütün olgular FOF, fundus floresein anjiografisi (FFA) ve optik koherens tomografi (OKT) ile incelendiler. Bulgular: OKT ile ortalama merkezi makula kalınlığı 419.3±131.1 görüntülemesinde, foveada FFA'daki petaloid görünüme uyan şekilde yuvarlak veya oval şekilli artmış otofloresans sinyali kaydedildi. FFA'daki petaloid sızıntı içerisindeki koyu septaların FOF görüntülemesinde azalmış otofloresans alanları şeklinde olduğu görüldü. 64 gözde hem FFA hem de FOF incelemesinde KMÖ tespit edildi. Katarakt cerrahisi sonrasında KMÖ gelişen 1 gözde, FOF görüntülemede KMÖ tespit edilemezken FFA'da KMÖ'ye ait sızıntı izlendi. FFA'da tipik sızıntı gözlenmemesine rağmen 2 gözde FOF incelemede KMÖ'ye ait belirgin sinyal değişikliği olduğu görüldü.Sonuç: KMÖ varlığında FOF görüntüleme ile FFA ve OKT bulgularına ilave olarak önemli bilgiler elde edilebilinir. FOF görüntülemenin, KMÖ olgularında kullanılabilecek noninvazif ve hızlı bir tanısal yöntem olduğu düşünülmektedir