Journals / Retina-Vitreus / 2007 / Cilt: 15 - Sayı: 2

Outcomes of pneumatic retinopexy

Pnömatik retinopeksi sonuçlarımız

Pages
103–106
DOI
—

Abstract

Purpose: To assess the safety and reliability of pneumatic retinopexy. Materials and Methods: We retrospectively evaluated 16 eyes of 16 patients (6 female, 10 male, mean age 59.3 years) who underwent pneumatic retinopexy in our clinic between the years of 2001 and 2005. All eyes had a retinal tear that was located between the retina quadrants of 10 and 2 clock hours without any active vitreoretinal traction. Cryopexy the was applied to the retinal tear initially, and a pure C3F8 gas was injected intravitreally under local anesthesia in operating room. Argon laser was performed around the retinal tear and peripheral retina starting from the postoperative 1st day. Baseline and final values of visual acuity and intraocular pressure were compared. Pars plana vitrectomy in 2 eyes with failed pneumatic retinopexy resulted in full anatomic success (13%). Results: There were 4 eyes with macula-off at baseline (25%). Success rate of retinal attachment with sole pneumatic retinopexy was 86% (14 out of 16 eyes). The average followup time was 18.2 months (range, 5-32 months). Mean visual acuity improved from (±SD) 0.78±0.7 (logMAR) to 0.2±0.2 (Wilcoxon, P=0.001). Mean intraocular pressure was 11.1±1.8 mmHg at baseline and 16.4±1.0 mmHg at the last follow-up (Wilcoxon, P<0.001). No endophthalmitis, vitreous hemorrhage, subretinal gas, proliferative vitreoretinopathy or development of significant lens opacity was noted in any eye. Conclusion: Pneumatic retinopexy is a reliable and effective treatment option for selective retinal detachment cases

Özet

Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 2001-2005 tarihleri arasında pnömatik retinopeksi uygulanan 16 olgunun (6 kadın, 10 erkek, ortalama yaş: 59.3 yıl) 16 gözü geriye dönük incelendi. Tüm olgularda, çevresinde aktif vitreoretinal çekintisi olmayan bir adet retina yırtığı saat 10 ile 2 retina kadranları arasına yerleşmiş şekilde yer alıyordu. Ameliyathane şartlarında ve lokal anestezi altında önce retina yırtığına kriyopeksi uygulanan gözlere 0.3 ml C3F8 gazı intravitreal olarak enjekte edildi. Ameliyat sonrası 1.günden itibaren yırtık etrafına ve periferik retinaya kontrollü argon laser uygulandı. Ameliyat öncesi ve sonrası son kontrolde görme keskinliği, göz içi basınç ölçümleri karşılaştırıldı. Pnömatik retinopeksi ile retina yatışmadığı için 2 gözde (%13), pars plana vitrektomi ile tam anatomik başarı sağlandı. Bulgular: Girişim öncesi 4 gözde maküla tutulumu vardı (%25). Pnömatik retinopeksi ile tek işlemde retina yatışıklığını sağlama oranı %86 (14/16) oldu. Ortalama takip süresi 18.2 aydı (en az 5 ay, en çok 32 ay). Ameliyat öncesi görme keskinliği ortalama (±SD) 0.78±0.7 (logMAR) iken son kontrolde 0.2±0.2 olarak ölçüldü (Wilcoxon, P=0.001). Göz içi basıncı ise 11.1±1.8 mmHg’den son kontrolde ilaçsız 16.4±1.0 mmHg’ye yükseldi (Wilcoxon, P<0.001). Hiçbir gözde endoftalmi, vitreus kanaması, retina altına gaz kaçışı, proliferatif vitreoretinopati veya belirgin lens kesafeti artışı saptanmadı. Sonuç: Pnömatik retinopeksi, retina dekolmanı tedavisinde elektif şartlarda, uygun olgularda güvenli ve başarılı bir tercihtir.