Journals / Sağlık ve Toplum / 2006 / Cilt: 16 - Sayı: 3

Prevalence of osteoporosis using quantitative calcaneal ultrasound among people older than 40 years in Eskisehir

Eskişehir ili'nde 40 yaş üstü populasyonda kantitatif kalkaneal ultrasonografi yöntemiyle saptanan steoporoz prevalansı

Pages
63–71
DOI
—

Abstract

Osteoporosis is a growing health problem recognized in both developed and developing countries. The gold standart for diagnosing osteoporosis is to measure bone mineral density by Dual Energy X-Ray Absorptiometry (DEXA) of the hip and lumbar spine. However it is very dijfucult to apply this procedure in community based study. Quantitative ultrasound (QUS) assesment at the calcaneus has been found to be safe and reliable method for evalating skeletal status. The aim ofthis study vras to determine the prevalence ofosteoprosis and related risk factors in Eskişehir. In this cross sectional study bone mineral density (BMD) was measured by QUS and risk factors for low bone mass were inquired by European Vertebral Osteoporosis Study (EVOS) questionnaire. Estimated BMD, speed of sound, broadband ultrason attenuation, quantitative ultrasound index and T score of the right calcaneus were determined by SAHARA ultrasound (Hologic Inc. Waltham, Mass., USA). We studied 866 (60.3%) women and 571 (39.3 %) men, living in Eskişehir. The T score cut-off defined <1.8 was used to identify subjects with osteoporosis The crude prevalence of osteoporosis in Eskişehir was 15.0%, after adjustment for age and sex it was 13.1%, after adjusment for Segi Population it was 14.0%. Multiple logistic regression analysis showed no significant relationships between ostoporosis and occupation, education level, coffee consumption and walking. Factors found to be related with osteoporosis were age, sex, BMI, fracture history, physicial activity, milk-yoghurt-cheese-consumption. To our knowledge, this is the first field study to determine the prevalence of osteoporosis using this metod in Turkey. In conclusion, the prevalence of osteoporosis is hihg in our country and we have to educate the community about the prevention of this growing healtcare problem.

Özet

Osteoporoz, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde büyüyen bir sağlık problemi olarak kabul edilmektedir. Osteoporoz teşhisinde en iyi metod, kemik mineral dansitesini (KMD) kalçaya da lomber bölgeden ölçen Dual Enerji X Işınlı Absorpsiyometri (DEXA)'dir. Saha çalışmalarında DEXA'mn uygulama zorluğu nedeniyle iskelet durumunu belirlemede yeterince güvenilir ve geçerli olan Kantitatif Kalkaneal Ultrason (KKU) tercih edilmektedir. Çalışma Eskişehir'de osteoporoz prevalansını ve ilişkili risk faktörlerini belirlemek amacıyla yapıldı. Kesitsel nitelikteki çalışmada KMD, KKU ile ölçüldü. Düşük kemik kütlesi için risk faktörleri, Avrupa Vertebral Osteoporoz Çalışmasındaki sorularla değerlendirildi. KMD; Ultrason Yayılım Hızı, Ultrason Zayıflaması ve Ultrason indeksi ve T-skoru ile değerlendirildi. Ölçümler sağ ayak kalkaneus kemiği üzerinden SAHARA (Hologic Inc. Waltham, Mass., USA) marka kemik sonometrisi ile yapıldı. Eskişehir'de yaşayan 40yaş üstünde toplam 1437 erişkine ulaşıldı. Bunların 866'(%60.3) 'sı kadın, 571 (%39.7) 'i erkekti. Osteoporoz tanımlamasında T skoru kesim değeri <1.8 olarak alındı. Eskişehir'de osteoporoz prevalansı %15.0, yaşa ve cinse göre düzeltilmiş prevalans hızı %13.1, Segi populasyonu kullanılarak yaşa ve cinse göre standardize prevalans hızı % 14.0 olarak bulundu. Çok değişkenli analizlerden lojistik regresyon analizi ile mesleğin, öğrenim durumunun, kahve tüketiminin, yürüyüş yapmanın osteoporoz prevalansı üzerine etkisi bulunamadı. Bireyin yaşındaki her bir birimlik artış osteoporoz prevalansını 1.12 kat arttırmaktaydı. Erkek olmanın osteoporoz riskini 0.53 kat azalttığı tespit edildi. Süt, yoğurt, peynir tüketimi ile Vücut Kitle İndeksi , toplam aktivite skoru azaldıkça ve geçirilmiş kırık öyküsü varlığında osteoporoz sıklığı artmaktaydı. Bildiğimiz kadarıyla bu çalışma, Türkiye'de osteoporoz prevalansını belirlemek amacıyla KKU yönteminin kullanıldığı ilk geniş saha araştırmasıdır. Sahada benzer nitelikte araştırmaların yapılması ülkemizde Osteoporoz epidemiyolojisine ışık tutacaktır. Osteoporoz prevalansı, bizim çalışmamızda oldukça yüksek bulunmuştur, dolayısıyla; kişilerin yaşam şekli (aktivite ve beslenme) ile ilişkili olması nedeniyle, korunma ve kontrolü için toplumlara sağlık eğitimi verilmesinin uygun olacağı sonucuna varıldı.

Keywords: Kemik yoğunluğu,Yaygınlık,Absorptiyometri, foton,Osteoporoz,Orta yaşlı,Yaşam tarzı,Yaşlı, 80 ve üzeri,Yaşlı,Erişkin