Journals / Sağlık ve Toplum / 2007 / Cilt: 17 - Sayı: 1
Sexual and reproductive health rights in Turkish legislations
- Journal
- Sağlık ve Toplum
- Pages
- 3–8
- DOI
- —
Abstract
In recent years, issues about human rights have always been highlighted in all over the world with special emphasis on woman and children’s rights. Several declarations about solutions of problems in social life, including individual rights has been made. One of them is the Sexual & Reproductive Health and Rights declaration, which was published by the International of Planned Parenthood Federation in 1995. The present study is analyzing the Sexual & Reproductive Health and Rights declaration under the context of human rights, and investigates the corresponding rights in the Turkish legislations. Twelve rights defined in the mentioned declaration have been evaluated with regard to their risk groups, and except two all had a counterpart. Beside the existence of defined rights of sexual and reproductive health in the Turkish act, it is necessary to couplete cure certain deficiencies of the law; to eliminate failures in the implementation application of the law; and to inform the population about these. Universities and nongovernmental institutions and organizations are responsible to achieve these objectives as well as governmental organizations.
Özet
Son yıllarda tüm dünyada kadın ve çocuk hakları başta olmak üzere, insan hakları konuları hep gündemde olmuş, sosyal yaşamın sorunlarının çözümüne yönelik bireysel hakları içeren uluslararası bildirgeler yayımlanmıştır. Bunlardan biride 1995 yılında Uluslarası Aile Planlı Ebeveynlik Federasyonu tarafından yayımlanan “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları” Bildirgesidir. Bu çalışmada Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları Bildirgesi, insan hakları bağlamında ele alınarak, bildirgede tanımlanan hakların Türk Hukuku’nda karşılıkları araştırılmıştır. Bildirgede tanımlanan 12 hak, risk grupları özelinde değerlendirilmiş, bunlardan ikisi dışında diğerlerinin karşılıkları bulunduğu belirlenmiştir. Cinsel sağlık ve üreme sağlığına ait hakların yasalarımız içinde yer almasının yanında haklarla ilgili, toplumun bilgilendirilmesine ve uygulamaya ait aksaklıkların giderilmesine ve yasal eksikliklerin tamamlanmasına ihtiyaç vardır. Burada resmi kurumların yanında üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına da görevler düşmektedir.