Journals / Retina-Vitreus / 2013 / Cilt: 21 - Sayı: 3
Lensectomy procedures in proliferative vitreoretinopathy
- Journal
- Retina-Vitreus
- Pages
- 160–165
- DOI
- —
Abstract
In cases with proliferative vitreoretinopathy (PVR), for a successful surgical goal, while releasing of tractions by removing proliferative tissues, closing tears and ensuring of retinal adhesion, our primary target should be correcting the disad- vantages caused by the lens.To prevent from anterior proliferative vitreoretinopathy, the most common cause of relapsed detachment, phakic and pseudophakic patients should be addressed separately depending on preoperative evaluation and intraoperative requirements. Also cornea, iris, lens, ciliary body and choroid should be evaluated carefully because they af- fect the sugical prosess. Attempts to lens, facilitate surgical imaging ,ensure clear visualization, allow better approach to the anterior vitreus and so provide the convenience of manipulation of tissue. In cases with PVR, if there is no indication of lensectomy for clear lens then lens should not be removed but if situations require removal of the lens then refractive rehabilitation concerns should not take precedence over lensectomy. After a surgery that is considered successfully finalized, the formation of cyclitic membrane due to the vitreous base is not completely cleaned, ciliary detachment develops because of contraction of these membranes and this brings hipotony or relapsed detachments that may cause undesirable outcomes we don’t want to encounter. Therefore, in these cases phaco- emulsification surgery can be applied in combination with pars plana vitrectomy and also applicable to sequential surgery. Although not a classic surgical approach, pars plana vitrectomy combined with pars plana lensectomy, especially in phakic patients with PVR and in patients with retinal detachment due to giant tear complicated by PVR, may be a second surgical option.
Özet
Proliferatif vitreoretinopatili (PVR) olgularda başarılı bir cerrahi amaca yönelik olarak proliferatif dokuların uzaklaştı- rılarak traksiyonların kaldırılması, yırtıkların kapatılması ve retinal yatışıklığın sağlanması aşamasında lensin neden olduğu olumsuzlukları düzeltmek öncelikli hedefimiz olmalıdır. Nüks dekolmanların en sık nedeni olan ön proliferatif vit- reoretinopatileri önlemek için cerrahi süreci etkilemeleri nedeniyle ameliyat öncesi yapılan değerlendirmelere ve ameliyat sırasındaki gereksinimlere göre fakik ve psödofakik olgular ayrı ayrı ele alınmalı kornea, iris, lens, silier cisim ve koroid dikkatli değerlendirilmelidir. Lense yönelik girişimler cerrahi görüntülemeyi kolaylaştırıp netleştirirken ön vitre korteksine daha iyi yaklaşarak doku manipülasyonunda da kolaylık sağlar. PVR olgularında şeffaf lensin alınması için endikasyon yoksa lens alınmamalı ancak lensin alınmasını gerektiren durumlarda refraktif rehabilitasyon kaygıları lensektominin önüne geçmemelidir. Başarılı geçtiği düşünülen bir cerrahi sonrası tamamen temizlenemeyen vitre tabanı nedeniyle siklitik membranların oluş- ması, bu membranların kontraksiyonu ile gelişen silier dekolmanın getirdiği hipotoni veya nüks dekolmanlar istenmeyen sonuçlarla karşılaşmamıza neden olabilir. Bu nedenle bu olgularda fakoemülsifikasyon cerrahisi pars plana vitrektomi ile kombine uygulanabildiği gibi sıralı cerrahiler olarak da uygulanabilir. Klasik bir cerrahi yaklaşım şekli olmamakla birlikte özellikle fakik ön PVR’li olgular ve PVR ile komplike dev yırtıklı retina dekolman olgularında pars plana vitrektomi ile kombine pars plana lensektomi ikinci bir cerrahi seçenek olabilir.