Journals / Retina-Vitreus / 2014 / Cilt: 22 - Sayı: 1

The effect of ıntravitreal ranibizumab treatment for exudative age-related macular degeneration with good visual acuity

İyi gören yaşa bağlı maküla dejenerasyonlu hastalarda erken ranibizumab tedavisinin etkinliği

Pages
35–39
DOI
—

Abstract

Purpose: To investigate the effect of intravitreal ranibizumab on the visual acuity of patients with exudative age-related macu- lar degeneration (AMD) presenting with good visual acuity (VA). Materials and Methods: A file review was performed for all consecutive patients with newly diagnosed exudative age-related macular degeneration and initial VA of ≥8/10 treated in 2009 to 2013 and followed for at least 6 months. Treatment consisted of 3 loading doses of intravitreal ranibizumab every 4 weeks and was repeated when decrease in best-corrected visual acuity (BCVA) or increase in central macular thickness (CMT) was present. Results: Mean follow-up was 16.1±11.6 months (6-38). Mean BCVA was 46.2±3.0 letters (45-55 letters) in ETDRS chart preop- eratively, whereas it was 49.3±4.7 letters (45-55 letters) in the last follow-up visit (p=0.018). Stabilization in BCVA was achieved in 53.6% of the study eyes, however the mean of 3.4 letters of increase in ETDRS chart was gained in 42.9% of the study eyes. Mean CMT was 352.1±127.3 μm (185-733 μm) preoperatively, whereas it was 289.9±70.1 μm (159-410 μm) in the last follow-up visit (p=0.007). Treatment was started approximately 1 month after the initial symptoms of exudative AMD in patients whose BCVA stabilized with 3 intravitreal ranibizumab injections, however treatment had been started 5 months after the initial symp- toms on average in patients who required additional intravitreal ranibizumab application. Conclusion: Prompt intravitreal ranibizumab treatment for newly diagnosed AMD in patients with good initial BCVA is associ- ated with sustained or improved vision and a good safety profile.

Özet

Amaç: İyi düzeyde görme keskinliğine sahip yaş tip yaşa bağlı maküla dejenerasyonlu (yaş tip YBMD) hastalarda intravit- real ranibizumab tedavisinin görme sonuçlarına olan etkisini incelemek. Gereç ve Yöntem: Görme keskinliği ≥8/10 olan ve intravitreal ranibizumab tedavisi uygulanmış yaş tip YBMD’li 28 has- ta, retrospektif olarak incelendi. Hastaların tedavi öncesinde düzeltilmiş en iyi görme keskinliği (DEİGK), santral maküla kalınlığı (SMK) ve koroidal neovaskülarizasyon tipi değerlendirildi. Üç doz standart (aylık aralıklarla) intravitreal ranibi- zumab uygulanması sonrasında hastalar aylık takibe alındı. Takipler sırasında DEİGK’de ve SMK’daki değişime göre ilave intravitreal ranibizumab uygulandı. Bulgular: Ortalama takip süresi 16.1±11.6 ay (6-38 ay) idi. İntravitreal ranibizumab enjeksiyonu uygulanmadan önce, tüm gözlerin ortalama DEİGK 46.2±3.0 harf (45-55 harf, ETDRS Eşeli), son muayenede ortalama DEİGK 49.3±4.7 harf (45-55 harf) olarak saptandı (p=0.018). Üç doz ranibizumab enjeksiyonu sonrasındaki aylık takiplerde 28 gözün %53.6’sınde sta- bilizasyon, %42.9’da ortalama 3.4 harf artışı sağlandı. İntravitreal ranibizumab enjeksiyonu öncesi bazal optik koherens tomografi (OKT) ortalama 352.1±127.3 μm (185-733 μm), son muayenede ortalama 289.9±70.1 μm (159-410 μm) olarak tespit edildi (p=0.007). İlave ranibizumab, 5 hastada 1 doz, 3 hastada ise 2 doz uygulandı. Semptomların başlaması ile tedaviye başlama zamanı arasındaki süre; 3 doz ile stabilize olan grupta ortalama 1 ay, ilave enjeksiyon gereken grupta ise ortalama 5 ay idi. İki grup arasında cinsiyet, ortalama yaş ve koroidal neovaskülarizasyon tipi yönünden istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: İyi gören yaş tip YBMD hastalarda, görme keskinliğinin iyi olmasının tedaviyi erteleme nedeni olmadığı, tedaviye olabildiğince erken başlamanın hem hastalığın hem de görme keskinliğinin stabilizasyonunda etkili olduğu gözlendi.