Dergiler / RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 11 - Sayı: 11
Şiir Çevirisi Eleştirisinde Çevrilebilirlik/Çevrilemezlik İkiliğini Aşmak
- Sayfa
- 192–213
- DOI
- —
Özet
Şiirin çevrilemezliği meselesi edebiyat, dilbilim ve çeviribilim alanlarında en çok tartışılan meselelerden biri olmuştur. Şiirin çevrilemez olduğunu iddia edenlerin sayısı bugün bile azımsanamayacak kadar fazladır. Şiirin çevrilemez olduğunu savunanlar şiir çevirisinin olanaksızlığını erek ve kaynak dillerin, kültürlerin, ve edebiyat geleneklerinin birbirinden farklı olmasına dayandırırlar. Öyleyse, dünyadaki dil, kültür ve edebiyat dizgelerinin birbirinden farklı olması nedeniyle gerekli ve kaçınılmaz olan çeviri, çevrilemezlik iddiası çerçevesinde tam da bu farklılıktan ötürü başarıya ulaşması olanaksız bir etkinlik olarak sunulmaktadır. Kaynak metindeki özün, anlamın ya da kaynak metnin yarattığı edebi etkinin erek dizgeye asla tam olarak aktarılamayacağı yolundaki bu görüş iki metin arasında tam bir örtüşme sağlanabileceği düşüncesiyle, yani çevrilebilirlik iddiasıyla da yakından ilişkilidir; esasen bunlar çevrilebilirlik/çevrilemezlik ikiliğinin iki ayrı kutbuna işaret eden iddialardır. Bu çalışmanın temel amacı, çevrilebilirlik/çevrilemezlik ikiliğinin çeviri eleştirisinde ne türden yöntemsel sorunlar doğurabileceğini tartışmak ve bu ikilikten nasıl kaçınabileceğimizi kültür paradigması içinde önemli yer tutan Skopos Kuramı ışığında değerlendirmektir. Bu doğrultuda, öncelikle, araştırmacıların ve eleştirmenlerin dilbilim paradigmasının temel kabulü olan çevrilebilirlik kutbundan çevrilemezlik kutbuna nasıl savruldukları ve Yapısökümcü yaklaşım bağlamında çevrilebilirlik/çevrilemezlik ikiliğinin nasıl yapısöküme uğratıldığı irdelenecek; daha sonra, sözü edilen ikici yaklaşım genel olarak kültür paradigması ama özellikle de Skopos Kuramı ışığında değerlendirilecektir. Çalışmanın uygulama bölümünde, Walt Whitman’ın “O Captain! My Captain!” başlıklı şiiri ile bu şiirin Can Yücel tarafından yapılan çevirisi Skopos Kuramının çeviri eleştirisine ilişkin yöntem önerileri çerçevesinde incelenecek, böylelikle Skopos Kuramını temel alan bir şiir çevirisi eleştirisinde çevrilebilirlik/çevrilemezlik ikiliğinden nasıl kaçınılabileceği gösterilmeye çalışılacaktır.
Abstract
Untranslatability of poetry has long been a topic of debate within the fields of literature, linguistics and translation studies. Even today the number of those who assert that poetry is untranslatable is considerably high. For these people, poetry is untranslatable because of the profound differences between the target and source languages, cultures, and literary traditions. This view ironically presents the very differences that make translation necessary as the reason behind why translation is predestined to failure. The claim of untranslatability, that is, the claim that it is impossible to transfer the essence, the meaning or the artistic effect of the source text to the target system, on the other hand, is very closely linked to the claim of translatability, which suggests that it is possible to establish an equivalence between the source and the target texts. These views indeed represent the two different poles of the dichotomy of translatability and untranslatability. This article aims to highlight the specific methodological problems this dichotomy poses for the field of translation criticism and seeks to explore what Skopos Theory, which holds a prominent position in the cultural paradigm, might offer to overcome the dichotomy of translatability and untranslatability. To achieve this aim, the article first addresses the question of how researchers and critics who start off with the idea of translatability, the fundamental proposition of the linguistic paradigm, make a sudden swerve to untranslatability. After examining how Jacques Derrida deconstructs the dichotomy of translatability and untranslatability, the article reviews the dualist approach to translation under the light of Skopos Theory. In an attempt to demonstrate how translation critics can actually avoid the dichotomy of translatability and untranslatability, the article finally analyzes Can Yücel’s translation of Walt Whitman’s renowned poem “O Captain! My Captain!” using the basic guidelines of the model of translation criticism proposed by Hans J. Vermeer and Margaret Ammann.