Dergiler / RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 12 - Sayı: 12

Yazın ve İhanet: Hans Joachim Schädlich'in Die Sache mit B. Yapıtında İhanet İzleğinin Aile Belleği Bağlamında İncelenmesi

Literature and Betrayal: Examining Betrayal Theme in Hans Joachim Schädlich’s Work Called Die Sache mit B. within the context of Family Memory

Sayfa
323–338
DOI
—

Özet

1989 ve 1992 yılları Almanya tarihi bakımından en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilmektedir. 1989 yılında bir yandan Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla Doğu ile Batı arasındaki sınır ortadan kalkar, diğer yandan 1990 yılında yaklaşık kırk yıl varlığını sürdüren Demokratik Almanya Cumhuriyeti Federal Almanya’ya katılarak resmen yıkılır. Ne var ki bu hızlı dönüşüm siyasal, ekinsel ve toplumsal açıdan oldukça sancılı gerçekleşmiştir. Sözgelimi Alman toplumunun belleğine yer eden önemli olaylar arasında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Doğu Almanyalı yurttaşlar tarafından yağmalanması ve arşivlerde bulunan dosyaların bir kısmının tahrip edilmesi sayılabilir. 1992 yılında bu kurumun arşivlerinin kamuoyuna açık tutulması ise tartışmaları yeniden alevlendirmiştir, çünkü bazı dosyalar gizlice basın yayına sızdırılmış ve kimi önemli sanatçıların ve yazarların casusluk yaptığı ortaya çıkmıştır. 1977 yılında DAC’deki baskılara fazla dayanamayarak Federal Almanya’ya göç eden yazar Hans Joachim Schädlich ilk defa o tarihte ağabeyinin bu kuruma kendisi hakkında bilgiler verdiğini öğrenir ve büyük düş kırıklığı yaşar. Birkaç ay sonrasında yayımladığı Die Sache mit B. adlı kısa öyküsünde yüzleştiği bu ihanetle hesaplaşan yazar, geri sapım tekniği ile çocukluğundan bu yazıyı kaleme aldığı ana kadar ağabeyinin aile içindeki rolünü ve ağabey kardeş ilişkilerini çarpıcı bir dille aktarır. Son derece yoğun bir biçimde özyaşamöyküsel öğelere göndergeler taşıyan bu öyküde gerçeklere ulaşma istenci içinde bocalayan anlatıcı, belleğindeki aile anılarını aktararak bu ihaneti sorgulamaktadır. Ağabeyi Karlheinz Schädlich ise bu utançla daha fazla yaşayamayacağını anladığından olsa gerek 2007 yılında intihar eder. Bu çalışmada tarihsel, ekin siyasal ve özyaşamsal kaynaklardan hareketle yazarın ihanet izleğine nasıl yaklaştığı sorgulanacak, sonrasında ise Die Sache mit B. öyküsü M. Halbwachs’ın aile belleği kuramı çerçevesinde ele alınacaktır ve bu tür aile anılarının yansıtıldığı özyaşamsal veya yaşamöyküsel öğelerin aktarıldığı yazınsal metinlerin yorumlanması veya daha iyi anlaşılmasında ne tür katkı sağlayacağı ortaya konacaktır.

Abstract

Years of 1989 and 1992 are accepted as one of the most important milestones in terms of Germany history. On the one hand, the border between the East and the West disappears with the fall of Berlin Wall in 1989. On the other hand, the German Democratic Republic which continued its existence for almost forty years was officially subverted when it joined to the Federal Republic of Germany in 1990. However, this transformation actualized painfully in terms of political, cultural and social aspects. Among the issues that jogged German people’s memory, the plunder of the National Security Organization by the citizens of East Germany and demolishment of some of the dossiers in archives can be counted. When the archives of this institution were held open to the public opinion in 1992, the debates blazed up because some of the dossiers were infiltrated the press and it was revealed that some important artists and writers spied on. Writer Hans Joachim Schädlich who migrated to the Federal Republic Germany in 1997 as a result of pressures in GDR learns for the first time that his brother carried information about him to this institution and experiences disappointment. In the short story called Die Sache mit B. he published after a few months, the writer confronts with this betrayal. Using the technique of backscattering, he narrates his brother’s role in the family and the relations between brothers conspicuously starting from his childhood till the moment he wrote this story. In this story which includes a great number of references to autobiographical elements, while the narrator struggles with the will of reaching the reality, he also questions this betrayal by mentioning family memoirs in his memory. In the story, his brother Karlheinz Schädlich commits suicide in 2007 possibly because he understands that he can’t live with this embarrassment anymore. In this study, firstly how the writer approached to the betrayal theme considering political, cultural, social and autobiographical sources will be examined and then the story of Die Sache mit B. will be examined with the framework of M. Halbwachs’ family memory theory. Moreover, this study will contribute to the understanding and interpretation of literary works that reflects such family memoirs and carries autobiographical elements.

Anahtar kelimeler: Demokratik Almanya Cumhuriyeti, özyaşam, Hans Joachim Schädlich, ihanet