Journals / Praksis / 2010 / Sayı: 22

Rethinking on financialisation and state within the context of the global capitalist crisis

Küresel kapitalist krizin yeniden düşündürdükleri: Finansallaşma ve devlet

Journal
Praksis
Pages
41–71
DOI
—

Abstract

Marxist crisis perspectives that provide significant conceptual tools to make sense of capitalist crises have been developed by the lessons derived from big capitalist crises burst in the development of capitalism besides the interpretations of Marx’s own texts. This article overviews the main arguments made by those Marxist perspectives that explain current capitalist crisis on the basis of the underconsumption, falling rates of profit and overaccumulation tendencies of capitalist accumulation by focusing on financialisation and state. Through a critical analysis of overaccumulation arguments on crisis, it attracts attention to the fact that contemporary capitalism, within which financialisation has acquired permanent character, has increased its capacity to prevent the articulation of economic instabilities to sharp political conflicts by the help of the international coordination mechanisms developed since 1945 and the restructuring the states have passed through in the neoliberal period.

Özet

Kapitalist krizlerin anlaşılmasında önemli kuramsal araçlar sağlayan Marksist kriz yaklaşımları, Marx’ın metinlerinin yorumlanması kadar, kapitalizmin tarihsel gelişimi içinde ortaya çıkan büyük kapitalist krizlerin öğrettikleriyle de şekillenmiştir. Bu makale, kapitalizmin krizlerini eksik tüketim, azalan kâr oranları ve aşırı birikim eğilimleri etrafında açıklamaya çalışan Marksist kriz yaklaşımlarının günümüz krizine ilişkin temel savlarını, finansallaşma ve devlet konularına odaklanarak gözden geçirmektedir. Makalede, aşırı birikimci kriz açıklamalarının eleştirel bir çözümlemesi üzerinden ayrıca, finansallaşmanın kalıcı bir nitelik kazandığı günümüz kapitalizminin, 1945’ten bu yana geliştirilen uluslararası uyumlaştırma mekanizmaları ve devletlerin neoliberal dönemde içinden geçtikleri yeniden yapılanma sayesinde, iktisadi istikrarsızlıkların sert siyasi çatışmalara eklemlenmesini önleme kapasitesini artırmış olduğuna dikkat çekilmektedir.