Journals / Praksis / 2011 / Sayı: 26
National vision movement at the helix of religion and capitalism
- Journal
- Praksis
- Issue
- 2011 · Sayı: 26
- Pages
- 77–99
- DOI
- —
Abstract
Even though its effect has differed in time, religion has been a core ideological apparatus of the reproduction process of capitalism. In the instance of Turkey; National Movement ideation, formed by Necmettin Erbakan around the concepts of material and spiritual development in the 70s, is an ideological and political movement referring to Islam. One may say that National Vision Movement approach, which has been rendered into a central power of political Islam after 80s and has been adopting Islamic values to modern-day society, has been made functional to add impetus to the accumulation of capital and to legitimise the intensified exploitation of labour. From this aspect, "Anatolian capital", "Islamic capital", "gren capital", etc. conceptualisations make senses and reflect the social reality as long as they indicate the intersection points between the capitalist mode of material production and cultural/figurative reproduction. While flexible working hours, subcontracting and contract manufacturing, no union employment, shadow/informal employment, low wages policies, etc. conditions of intense exploitation prevail on the material aspect of this reality; religious values inserted into the service of the accumulated capital, and semantic worlds and styles formed by denominational organisations prevail on the spiritual aspect. Thus, material and spiritual elements'perform and transform each other over new basis. Those economic and social relations have been rendered into a basis of a powerful hegemony by the political Islamic parties. Justice and Development Party (AKP) represents such a process.
Özet
Etkisi farklılaşmakla birlikte din, kapitalist sistemin yeniden üretim sürecinin temel ideolojik aygıtlardan biri olagelmiştir. Türkiye özgülünde de Necmettin Erbakan'ın 1970'lerde maddi ve manevi kalkınma kavramları etrafında şekillendirdiği Milli Görüş düşüncesi referanslarını islam dininden alan ideolojik ve politik bir akımdır. 1980 sonrasında artan etkisiyle siyasal islam'ın merkezi gücü olan Milli Görüş Hareketi'nin islami değerleri günümüz toplumuna uyarlayan yaklaşımının Türkiye'de, sermaye birikimine ivme kazandırmada ve yoğunlaşan emek sömürüsüne meşruluk sağlamada işlevsel kılındığı söylenebilir. Bu yönüyle "Anadolu sermayesi", "islami sermaye", "yeşil sermaye", "Müslüman burjuvazi" vb. kavramlaştırmalar, kapitalist nitelikteki maddi üretim tarzının kültürel/sembolik yeniden üretimle kesişme noktalarına işaret ettiği ölçüde bir anlam taşımakta ve bir sosyal gerçekliği ifade etmektedir. Bu gerçekliğin maddi yönünde esnek çalışma, taşeron ve fason üretim, sendikasız çalıştırma, kayıtdışı istihdam, düşük ücretler vb. yoğun sömürü koşulları hüküm sürerken, manevi yönünde ise biriken sermayenin hizmetine sokulan dini değer yargıları ve tarikat örgütlenmeleriyle şekillenen anlam dünyaları ve yaşam tarzları hüküm sürmektedir. Böylece maddi ve manevi öğeler, yeni temeller üzerinden birbirini gerçekleştirmekte ve dönüştürmektedir Ekonomik ve sosyal alanda kurulan bu ilişkiler, siyasal İslam'ın platformu olan partiler tarafından güçlü bir siyasal hegemonyanın temeli kılınabilmiştir.