Journals / Sağlık ve Hemşirelik Yönetimi Dergisi / 2017 / Cilt: 4 - Sayı: 3
Hemşire, Doktor ve Diş Hekimi Akademisyenler Arasında Örgütsel İletişimde "Dedikodu"
- Pages
- 107–116
- DOI
- —
Abstract
INTRODUCTION: Gossip which is unheeded or even tried to be prevented is not possible to get rid of it altogether even in the best organizations. Therefore, it is important that managers should manage gossip to maximize its positive effects, by controlling it, rather than trying to suppress it.AIM: This descriptive study was conducted to determine whether the gossip is used in organizational communication by academicians.METHODS: This research was conducted with academicians in nursing, dentistry and medicine that offer education about human health at a public university (N=177). A survey form developed by the researchers after a review of the literature was used for data collection. The ethics committee's consent and written official permissions were obtained for the study. The data were analyzed using frequency and percentage distribution tests and Statistical Package for the Social Sciences 22.0 software. RESULTS: As a result of the evaluation of the data, it was determined that the academicians were generally gossiping about their working conditions, in order to share information face-to-face with their friends, and when they felt angry. It was also determined that they felt remorse and internal stress and tried not to gossip again, yet their stress levels fell, their selfconfidences increased and they felt relieved after they gossiped. CONCLUSION: The results of the research showed that academicians in the field of health are occasionally gossiping.
Özet
GİRİŞ: Örgütlerde önemsenmeyen, görmezlikten gelinen, hatta engellenmeye çalışılan dedikodunun en iyi örgütlerde bile tamamen ortadan kaldırılması olası değildir. Bu nedenle yöneticilerin bunu bastırmaya çalışmak yerine kontrol altında tutarak, olumlu etkilerini artıracak şekilde yönetmeleri büyük önem taşımaktadır.AMAÇ: Araştırma, örgütsel iletişimde dedikodunun akademisyenler tarafından kullanılma durumunu belirlemek amacıyla tanımlayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir.YÖNTEM: Araştırma, bir kamu üniversitesine bağlı olarak insan sağlığı ile ilgili eğitim yapan tıp, diş hekimliği ve hemşirelik alanındaki akademisyenler (N=177) üzerinde yapılmıştır. Verilerin toplanmasında, araştırmacılar tarafından literatürden yararlanılarak oluşturulan bir anket formu kullanılmıştır. Araştırma için etik kurul onayı ile yazılı resmi izinler alınmıştır. Veriler bilgisayar ortamında Statistical Package for the Social Sciences for Windows 20.0 programı kullanılarak frekans ve yüzde dağılımı testleri ile analiz edilmiştir. BULGULAR: Verilerin değerlendirilmesi sonucunda akademisyenlerin genel olarak arkadaşlarıyla, kızgınlık hissettiklerinde, yüz yüze, bilgi paylaşmak amacıyla, çalışma koşulları ile ilgili konularda dedikodu yaptıkları belirlenmiştir. Ayrıca dedikodu yaptıktan sonra vicdan azabı çektikleri/iç gerginlik yaşadıkları ve bir daha dedikodu yapmamaya çalıştıkları, ancak dedikodu yaptıklarında streslerinin azaldığı, kendilerine güvenlerinin arttığı, rahatladıkları da saptanmıştır. SONUÇ: Araştırma sonuçları sağlık alanındaki akademisyenlerin dedikoduyu kullanma oranının düşük olduğunu göstermiştir.