Journals / Sanat & Tasarım Dergisi / 2015 / Cilt: 5 - Sayı: 9

THE INSTALLATION NAMED "AGORA" AND

MAGDALENA ABAKANOWİCZ VE "AGORA" ADLI YERLEŞTİRMESİ

Pages
172–185
DOI
—

Abstract

This research is about the Agora which is the art of Magdalena Abakanowich who is famous with public arts and accepted as an authority on this field. This paper aims to analyse the individual, local and global interactions of the art as a result of having reflections and senses when meeting Agora one by one. The installation stands as a good example of how the traces of war embedded in her childhood memory heve been a determining factor in the development of the way she expresses herself. The sculptures in the installation even if they seem to be created innatentively and crudely locking important parts of the human body (arms and the head) are charged heavily with metaphorical meaning. the iron-cast sculptures looking as if they are shaped by a single mould are in fact all different from each other. The artist forming high energy tissues through to the surface of the statües by her hands has achieved tensional variations. In an era in which everything is aesteticized and visualized, The installation while giving the impression that it is carelessly and randomly formed, also stimulates an intellectual effort to evaluate the era within its metaphorical meaning attributed by itsirritating, surprising and shocking visuality

Özet

Bu araştırmada, kamusal alandaki sanat çalışmaları ile dikkat çeken ve yapıtları ile yetkin bir konuma sahip olan Magdalena Abakanowicz'in Agora adlı yerleştirmesi konu edilmektedir. Yazıda Agora ile birebir karşılaşmanın sonucunda edinilen izlenim ve duyumsamalar üzerinden yapıtın bireysel, yerel ve küresel etkenlerle olan etkileşiminin incelenmesi amaçlanmaktadır. Agora, sanatçının çocuk belleğine yer etmiş savaşın vahşetinin kişisel anlatım dilinin biçimlenmesinde belirleyici bir unsur olduğunu yansıtması açısından önemli bir örnektir. Yerleştirmedeki heykeller insan vücudunun baş, kol, el gibi kısımları eksik bırakılarak, gelişigüzel ve kabaca yapılmış gibi görünseler de metaforik anlamlarla yüklüdürler. Demir döküm olan heykeller tek kalıptan dökülmüş izlenimi bırakmalarına rağmen hepsi birbirinden farklıdır. Sanatçı heykellerin yüzeyinde eliyle müdahale ederek oluşturduğu dokularla enerjisi yüksek, gerilimli farklılıklar elde etmiştir. Her şeyin estetikleştirildiği ve görselleştirildiği bir çağda yerleştirmenin gelişigüzel, özensiz yapılmış izlenimi uyandıran görünümüne karşın rahatsız eden, şaşırtan, şoke eden görünümüne yüklenen metaforik anlamlar zihinsel bir çabayı gerektirmekte ve bu yönüyle çağı yeniden düşünmeyi tetiklemektedir