Journals / Perinatoloji Dergisi / 2004 / Cilt: 12 - Sayı: 4

Pregnancy at forty and over: Retrospective analysis of ten years periot

Kırk yaş ve üzeri gebeliklerin on yıllık retrospektif analizi

Pages
179–183
DOI
—

Abstract

Objective: Our purpose was to compare the clinical findings of pregnancies in women at 40 years age and over, which known as high-risk pregnancies, and pregnancies between 35-39 years old at the same time period Methods: In this retrospective study, we reviewed our birth and discharge reports of both mother and newborn of all deliveries that occurred in Dicle University School of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology in Diyarbakır between January 1, 1994, and January 1, 2004. The study population consisted of all women who delivered at age 40 or over (n=640). The control population was consisted of women who delivered between age 35 and 39 years during this 10 years period (n=640). All the cases in the control group were selected randomly, without knowledge of pregnancy or perinatal outcomes. Two groups were matched according to the mode and type of delivery, birth weight, Apgar scores, perinatal mortality rates, gestational age at delivery, parity, fetal anomaly and maternal medical conditions (preeclampsia, diabetes mellitus, preterm labour, preterm premature rupture of the membranes, placenta previa, and placental abruption.Results: Incidence of a woman who delivered at age 40 or over was 4.76%. Mean median age was 42.01±2.42, multiparity 95%, gravida 9.17±2.42, parity 7.39±2.34 respectively in the study group. Mean median age was 37.05±1.98, multiparity 92%, gravida 8.98±1.91, parity 7.15±2.12 in the control group. Mean gestational age was not different between two groups (p>0.05). The most frequent cesarean indication was previous cesarean (46.09%) in the study group, and fetal distress in the control group. Mean birth weight, low birth weight, very low birth weight, 1st and 5th minutes Apgar scores, perinatal mortality rates and fetal anomaly rates were not different between two groups (p>0.05). Diabetes mellitus, preeclampsia, eclampsia, chronic hypertension, abruptio placenta, and placenta previa were found high in the study group (p<0.05), preterm labour and preterm premature rupture of membranes were found high in the control group (p<0.05). Conclusion: Pregnancies at 40 years and over were confronted late in their reproductive period in our area, since the contribution in family planning was insufficient. Some complications such as placenta previa and placental abruption, and some maternal diseases such as diabetes mellitus and hypertension were found high in 40 years age and over group. Advising hospital deliveries has a chance to prevent some of the related complications.

Özet

Amaç: Anne ve fetüs için yüksek riskli kabul edilen 40 yaş ve üzeri gebelikleri analiz etmek ve klinik özelliklerini aynı zaman dilimi içinde kontrol grubu olarak alınan 35-39 yaş gebelikleri ile karşılaştırmak. Yöntem: Ocak 1994-Ocak 2004 tarihleri arasında 500 g veya 22 hafta üzerinde doğum yapan 13431 gebeden 40 yaş ve üzerindekiler (n:640, çalışma grubu) retrospektif olarak incelendi ve aynı dönemde doğum yapan 35-39 yaş arası (n:640, kontrol grubu) gebelikler ile doğum şekli, doğum ağırlığı, Apgar skoru, perinatal mortalite, gebelik haftası, parite, fetal anomali, perinatal mortalite, yatış tanısı (preeklampsi, diabetes mellitus, preterm eylem, erken membran rüptürü, plasenta previa, dekolman plasenta) yönlerinden karşılaştırıldı. Bulgular: Tüm doğumlar içerisinde 40 yaş ve üzerindeki gebelikler %4.76 oranında görüldü. Çalışma grubunun ortalama yaşı 42.01±2.42 olup; multiparite %95, ortalalama gravida 9.17±2.42, parite 7.39±2.34 olarak bulundu. Kontrol grubunun ortalama yaşı 37.05±1.98, multiparite %92, ortalama gravida 8.98±1.91, parite 7.15±2.12 olarak tespit edildi. İki grup arasında gebelik haftası ortalamaları açısından istatistiksel olarak fark yoktu (p>0.05). 40 yaş ve üzeri gebeliklerde eski sezaryene bağlı sezaryen doğum oranı % 46.09 ile ilk sıradaydı. Kontrol grubunda ise fetal distrese bağlı sezaryen doğum oranı %37.32 ile ilk sıradaydı İki grup arasında ortalama doğum ağırlığı, düşük doğum ağırlığı ve çok düşük doğum ağırlıklı bebek doğumu, 1. ve 5. dakika Apgar skoru ile perinatal mortalite ve fetal anomali oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p>0.05). Çalışma grubunda diyabet, preeklampsi, eklampsi, kronik hipertansiyon, dekolman plasenta, plasenta previa daha fazla görülürken (p<0.05), kontrol grubunda erken membran rüptürü, preterm eylem daha fazla idi (p<0.05). Sonuç: Aile planlamasına katılımın yetersiz oluşu nedeniyle ileri yaş gebeliklerine bölgemizde doğal üreme sürecinin son dönemlerine kadar rastlanmaktadır. Kırk yaş ve üzerindeki gebeliklerde dekolman ve plasenta previa gibi komplikasyonlar ile diabetes mellitus ve hipertansiyon gibi maternal hastalıklar daha sık görülmüştür. Kırk yaş ve üzerindeki gebeliklerin hastane ortamında doğuma teşvik edilmeleri alınabilecek en iyi ikincil önlem gibi görünmektedir.

Keywords: Gebelik, yüksek riskli,Gebelik,Geriyedönük çalışma,Perinatal bakım