Journals / Perinatoloji Dergisi / 2005 / Cilt: 13 - Sayı: 4

Vaginal birth after cesarean section: Is it safe?

Sezaryen sonrası vajinal doğum: Güvenli midir?

Pages
208–212
DOI
—

Abstract

Objective: Our goal was to analyse the effects of trial of labor on fetal and maternal outcomes among women with single previous lower segment cesarean delivery. Methods: 124 patients following a single prior cesarean delivery were selected prospectively for trial of labor between 1.1.2002- 30.4.2004. The inclusion criterias were, single and alive fetuses with vertex presentation, estimated fetal weight lower than 4000 g and greater than 28 weeks pregnancies’ and whose cervical effacement was 80% and dilatations over 5 cm at first examination. The patients who had cephalopelvic disproportion or classic uterine incision and whose previous indication was cephalo-pelvic disproportion were excluded from the study. During trial of labor induction was not used and the labor was followed up by continuous external cardiotocography. Results: The mean age of the cases was 27.4 ± 4.47 years, the mean gestational week was 33 ± 4 weeks, and the mean fetal weight was 2312 ± 410 g. At admission the mean servical dilatation was 4.68 ± 1.3 cm. In one case complete and in two cases partial uterine rupture from previous scar tissues occurred and immediate laparatomy was performed. The overall rate of uterine rupture was in %2.4 of the cases. Perinatal morbidity was established to be 13%, without any perinatal mortality. Conclusion: In view of the fact that primary cesarean rates can be reduced if their actual indications are considered, vaginal birth after single cesarean may be considered as an amenable and acceptable method in tertiary clinics with adequate facilities for the mother and the newborn in carefully selected cases.

Özet

Amaç: Alt segment transvers uterin insizyon ile geçirilmiş tek sezaryen operasyonu olan olgularda, vaginal doğumun, fetal ve maternal prognoz üzerine olan etkisinin araştırılması. Yöntem: 1.1.2002-30.4.2004 tarihleri arasında geçirilmiş tek sezaryen tanısıyla takip edilen olgulardan vaginal yoldan doğum uygulanmak üzere seçilen 124 olgu üzerinde prospektif olarak yürütüldü. Çalışmaya tek canlı baş gelişi fetusu olan, tahmini fetal ağırlığın 4000 g altı olan, kemik pelvis darlığı olmayan, 28. gebelik haftasından büyük ve ilk muayenelerinde servikal silinmesi %80, servikal dilatasyonları 5 cm üzerindeki olgular dahil edildi. Klasik uterin kesi operasyon kayıt notu olan ve ilk sezaryen endikasyonu baş pelvis uygunsuzluğu olan olgular çalışmaya dahil edilmedi. Doğum eylemi eksternal olarak sürekli monitorize şekilde takip edildi ve oksitosin ile doğum indüksiyonu uygulanmadı. Bulgular: Sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) yaptırılan hastalarımızın yaş ortalaması 27.4 ± 4.47, ortalama gebelik haftaları 33 ± 4 hafta, ortalama bebek ağırlığı 2312 ± 410 g olarak saptandı. Hastaların kabulü sırasında pelvik muayenelerinde;ortalama servikal açıklıkları 4.68 ±1.3 cm ve silinmeleri ise > %75 olarak gözlendi. Bir olguda alt segment eski uterin skar yerinde komplet rüptür, 2 olguda ise parsiyel rüptür tespit edildi ve acil laparotomiye alındı. Post operatif takip sorunsuzdu. Tüm olgularımızdaki rüptür oranı %2.4 idi. 16 yenidoğan solunum sıkıntısı nedeniyle yenidoğan ünitemizce konsülte edildi. Perinatal morbidite %13 olarak saptandı. Perinatal mortalite gözlenmedi. Sonuç: Primer sezaryen oranlarının gerçek endikasyonların kullanılması ile azaltılabileceği gerçeğinden hareketle, 'sezaryen sonrası vajinal doğum'; dikkatli seçilmiş olgularda, anne ve yenidoğan için yeterli donanım ve bakım koşullarının olduğu tersiyer referans kliniklerinde uygulanabilir ve kabul edilebilir bir yöntem olarak görülmektedir.

Keywords: Doğum, uyarılmış,Sezaryen sonrası vajinal doğum,Doğum, obstetrik