Journals / Perinatoloji Dergisi / 2006 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Evaluation of cases with single umbilical artery

Tek umbilikal arter olgularının değerlendirilmesi

Pages
117–121
DOI
—

Abstract

Objective: To define the diagnosis of fetuses with single umblical artery and define the accompanying anomalies and associated perinatal complications. Methods: The records of the fetuses and newborns with single umbilical artery diagnosed within the last six years in our clinic were investigated retrospectively. The cases were compared according to demographical data and perinatal complications. The data obtained from retrospective research were analysed with SPSS software. Results: We detected 26 fetuses and newborns with single umblical artery and the incidence was found to be 5.5 in 1000 deliveries. Chromosomal and structural anomalies were detected in six and two of the fetuses, respectively. The fetal weights of single umblical artery and control group were 3037±82 gr and 3294 ± 609.35 gr, respectively. The comparison of fetal weights of both groups showed a statistically significant difference (p<0.05). Single umbilical artery rate was found to be significantly higher in multiple pregnancies than singletons. The rates of preterm delivery, intrauterine growth restriction, oligohydramnios, fetal structural and chromosomal anomalies were found to be statistically higher in cases with single umbilical artery than control group. Conclusion: The cases with single umbilical artery must be evaluated carefully in terms of structural and chromosomal anomalies. Also, the risk of preterm delivery and low birth weight must be remembered.

Özet

Amaç: Tek umbilikal arterli fetusların tanısı, eşlik eden anomaliler ve perinatal komplikasyonları tanımlamak. Yöntem: Son 6 yıl içinde kliniğimizde saptanmış tek umbilikal arterli fetuslar ve yenidoğanlar retrospektif olarak tarandı. Vakalar demografik bulgular ve perinatal komplikasyonlar yönünden karşılaştırıldı. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS bilgisayar yazılım programı ile analiz edildi. Çalışmaya alınan hastaların demografik verilerini karşılaştırmada Mann-Whitney U testi kullanıldı, perinatal komplikasyonların karşılaştırılmasında Pearson chi-kare ve Fisher testi kullanıldı. P değeri 0.05'ten küçük bulunan sonuçlar anlamlı kabul edildi. Bulgular: Yirmialtı tek umbilikal arterli fetus ve yenidoğan tespit ettik. İnsidansı 1000 doğumda 5.5 olarak bulduk. İki fetusda (%7.7) kromozomal anomali ve 6 (%23) fetusda yapısal anomali saptadık. Her iki grup fetal ağırlık açısından karşılaştırıldığında, tek umbilikal arter grubunda 3037.82 ± 503.69 gr, kontrol grubunda ise 3294 ± 609.35 gr olup, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardı (p<0.05). Çoğul gebeliklerde tek umbilikal arter oranını daha yüksek olarak bulduk (p < 0.05). Kontrol grubu ile kıyaslandığında preterm doğum, IUGR, oligohidroamnios, fetal yapısal ve kromozamal anomali oranının tek umbilikal arteri olanlarda daha yüksek olduğunu bulduk (p<0.05 ). Sonuç: Tek umblikal arterli olgular yapısal malformasyonlar ve kromozomal anomaliler yönünden dikkatlice araştırılmalı ve bu olgular erken doğum ve düşük doğum ağırlığı yönünden yakından izlenmelidir.

Keywords: Ultrasonografi, prenatal,Doğum öncesi tanı,Geriyedönük çalışma,Umbilikal arterler