Journals / Perinatoloji Dergisi / 2006 / Cilt: 14 - Sayı: 4
Vaginal birth after cesarean delivery
- Journal
- Perinatoloji Dergisi
- Pages
- 176–182
- DOI
- —
Abstract
Objective: To compare the maternal and fetal complication rates of vaginal birth after cesarean (VBAC) and elective cesarean after cesarean (ECAC) and to determine if vbac is performed our clinic or not. Methods: Fifty five patients having had VBAC and 62 randomly selected patient who have had ECAC between january 2003 and december 2005 were examined retrospectively. The maternal and fetal complications developing in patients who have had VBAC and ECAC were compared and the risks of VBAC were identified. Results: Among the VBAC and ECAC groups no significant difference was detected in mean age, gravidity, parity, abortus, number of alive children, number of previous ceserian and vaginal delivery and the Apgar scores (p>0.05). However a significant differences between the two groups in fetal weight, uterine complications, gestational week and live birth rate were detected. In the VBAC group, no significant difference was found in uterine rupture rates between oxytocin administeration and vacuum extraction ( p<0.05). Conclusion: We concluded that the rate of vaginal birth after cesarean was quite low in our clinic, and elective cesarean delivery is preferred in that cases. Vaginal delivery was preferred especially in cases of fetal demise or preterm birth in previous cesarean cases. Any statistically significant difference on fetal complication rates were not found between two groups because of the choice of the vaginal route for delivery in cases with low or null risk of fetal demise. But the maternal complication rates were found high in?
Özet
Amaç: Çalışmamızın amacı; sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) olguları ile sezaryen sonrası elektif sezaryen (SSES) olgularını maternal ve fetal komplikasyonlar yönünden karşılaştırmak ve SSVD risklerini belirlemektir. Yöntem: 2003 Ocak- 2005 Aralık tarihleri arasında, SSVD yapan 55 olgu ve basit tesadüfi örnekleme ile seçilmiş SSES yapan 62 olgu retrospektif olarak incelenmiştir. Sezaryen geçirmiş olan olguların bir sonraki doğumlarında gelişmiş olan maternal ve fetal komplikasyonlar, SSVD ile SSES olgularında karşılaştırılmış ve SSVD riskleri araştırılmıştır. Bulgular: SSVD ve SSES grupları arasında; yaş ortalaması, gebelik, parite, abortus, yaşayan çocuk, sezaryen sayısı, önceki vajinal doğum sayısı ve Apgar skoru açısından anlamlı bir farklılığın olmadığı (p>0.05), bununla birlikte her iki grup arasında gebelik haftası, bebek ağırlığı, uterus komplikasyonu gelişmesi, canlı-ölü doğum oranları açısından anlamlı farklılık olduğu izlenmiştir (p<0.05). SSVD grubunda, oksitosin uygulaması ve vakum ekstraksiyonu ile uterin rüptür gelişimi arasında anlamlı bir farklılık izlenmemiştir (p<0.05). Sonuç: Kliniğimizde sezaryen sonrası vaginal doğum girişim oranının çok düşük olduğu, genelde bu gibi olgularda sezaryenin tercih edildiği, doğumun gerçekleştirildiği olguların daha çok fetusun kaybedildiği veya termden çok önceki erken gebelik haftalarında oldukları belirlendi. Fetusu kaybetme riskinin olmadığı veya az olduğu bu tip olguların doğuma bırakılmaları nedeni ile fetal komplikasyon oranı incelenen gruplarda benzer bulunurken, maternal komplikasyon oranı ise SSVD grubunda daha yüksek bulunmuştur.