Journals / Perinatoloji Dergisi / 2006 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Fetal intrahepatic calcification: a case report

Fetal intrahepatik kalsifikasyon: olgu Sunumu

Pages
154–158
DOI
—

Abstract

Objective: Although fetal hepatic calcification detected by prenatal ultrasonography is not a rare entity, the significance of this finding and management of such cases are not well-known. The aim of this study is to present a case of prenatally diagnosed fetal intrahepatic calcification and to review the related literature. Case: A 25-year-old, gravida 2, para 1 woman was followed in our department begining from 11 weeks of gestation. The results of routine antenatal blood and urinary analyses were within normal limits. Her obstetric and medical history was unremarkable. Maternal serum triple screening for Down syndrome performed at 16 weeks of gestation was negative. Two foci of fetal intrahepatic calcifications were detected by ultrasonography at 25 weeks of gestation. Detailed fetal ultrasonographic examination and fetal echocardiography showed no additional abnormality. Repeated serologic studies for syphilis and TORCH infections were negative. At 39 weeks of gestation an elective Cesarean section was performed because of breech presentation, and a male infant weighing 3200 g was delivered. Postnatal evaluation of the newborn by physical examination, serologic analyses for infections and cranial and abdominal ultrasonographic examinations revealed that intrahepatic calcification was an isolated benign finding. Conclusion: Detailed fetal ultrasonography and fetal echocardiography for associated abnormalities, serologic tests for syphilis, TORCH and parvovirus B19 infections should be performed in cases in which fetal hepatic calcifications are detected on prenatal ultrasonographic examination. Fetal karyotyping should also be offered especially when additional structural anomalies are present.After fetal abnormality, aneuploidy and infection are ruled out,isolated cases have a good prognosis.

Özet

Amaç: Fetal intrahepatik kalsifikasyonlar, fetal karaciğerde çevredeki kemik dokulara benzer ultrasonografik ekojenite gösteren parlak alanlar olarak tanımlanır. Prenatal ultrasonografide ender rastlanan bir bulgu olmamasına karşın, klinik pratikte intrahepatik kalsifikasyonların önemi ve yönetimi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Prenatal dönemde saptadığımız bir intrahepatik kalsifikasyon olgusunu literatür eşliğinde sunmayı amaçladık. Olgu: Yirmibeş yaşında G:2, P:1, A:0 olan ve 11. gebelik haftasından itibaren antenatal polikliniğinde izlenmeye başlayan hastanın rutin antenatal kan ve idrar analizleri normal sınırlardaydı ve obstetrik anamnezinde özellik yoktu. Onaltıncı gebelik haftasında yapılan üçlü tarama testi negatifti. Yirmibeşinci gebelik haftasında yapılan ultrasonografik incelemesinde fetal karaciğer parankimi içinde iki odak halinde hiperekojen alanlar (kalsifikasyonlar) saptandı. Ayrıntılı fetal anatomik ultrasonografik inceleme ve fetal ekokardiografi sonucunda ek anomali saptanmadı. TORCH ve sifiliz yönünden tekrarlanan serolojik incelemeler normal olarak bulundu. Otuzdokuzuncu gebelik haftasında fetal makadi prezentasyonun devam etmesi üzerine, elektif şartlarda sezaryan ile 3200 gr ağırlığında bir erkek bebek doğurtuldu. Doğumdan sonra yenidoğanda yapılan muayene, mikrobiyolojik serolojik çalışmalar, tüm batın ve intrakranial ultrasonografik incelemeler sonucunda hepatik kalsifikasyonların benign izole bir bulgu olduğu sonucuna varıldı. Sonuç: Fetal intrahepatik kalsifikasyon saptanan olgular detaylı fetal ultrasonografi ve fetal ekokardiyografi ile fetal anomaliler yönünden değerlendirilmeli, TORCH, parvovirüs B19, sifiliz yönünden serolojik araştırmalar yapılmalı ve özellikle ek fetal anomali saptanan olgulara fetal karyotip tayini önerilmelidir. Tüm bu incelemeler sonucunda izole olgularda prognoz iyidir.

Keywords: Gebelik sonucu,Erişkin,Kalsifikasyon, fizyolojik,Kadın,Karyotipleme,Doğum öncesi tanı