Journals / Perinatoloji Dergisi / 2020 / Cilt: 28 - Sayı: 2

The evaluation of the retinal findings in the fundoscopic examination of the preeclampsia patients

Preeklampsi hastalarının göz dibi muayenesinde retina bulgularının değerlendirilmesi

Pages
62–67
DOI
—

Abstract

Objective: We aimed to evaluate and compare the retinal findings of the fundoscopic examination of mild and severe preeclampsia cases in our study. Methods: The data of 165 patients who admitted to Somalia Mogadishu-Turkey Training and Research Hospital, were hospitalized in the obstetrics and gynecology clinic upon the preeclampsia diagnoses and for whom the eye consultation was requested between January 2017 and January 2020 were evaluated retrospectively. The patients were grouped according to their age, week of gestation, delivery type (cesarean section – normal delivery) and preeclampsia severity (mild – severe). The patients found to have hypertensive retinopathy changes on right or left eye or both eyes were recorded as positive in terms of the findings. Results: While no pathological finding was observed in 104 (63.1%) of 165 patients who underwent fundoscopic examination, 61 (36.9%) patients had retinal pathology. Of the patients found to have pathology in their fundoscopic findings, 39 (63.9%) were severely preeclamptic and 22 (36.1%) were mildly preeclamptic. The pregnancy of 51 (83.6%) of these 61 patients was terminated at preterm period (<37 weeks of gestation) and of 10 (16.4) at term (≥37 weeks of gestation). Of 61 patients found to have retinal pathology, 36 (59%) had hypertensive retinopathy, 9 (14.8%) had macular edema, 6 (9.8%) had hypertensive hemorrhage, 4 (6.6%) had pigment epithelial detachment, 2 (3.3%) had bilateral retinal detachment, 2 (3.3%) had left retinal detachment, and 2 (3.3%) had edema in bilateral optical disk. Conclusion:While visual complaints are very common in preeclamptic pregnant women, rare but serious complications such retinal detachment, pigment epithelial detachment, macular edema and papilledema as may also develop. Other retinal diseases in addition to hypertensive retinopathy should also be considered during the fundoscopic examination of preeclamptic pregnant women. The clinicians should be aware of these ocular indications and they should work in cooperation to prevent blindness during or after pregnancy. It seems that terminating the pregnancy in preeclamptic pregnant women who develop visual impairment is effective to regain visual capability.

Özet

Amaç Bu çalışmada amaç, hafif ve şiddetli preeklampsi hastalarının göz dibi retinal bulgularını değerlendirmek ve karşılaştırmaktır. Yöntem Ocak 2017 – Ocak 2020 tarihleri arasında Somali Mogadişu-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran ve preeklampsi tanısıyla kadın hastalıkları ve doğum servisine yatışı gerçekleştirilip göz konsültasyonu istenen 165 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar yaş, gestasyon haftası, doğum tekniği (sezaryen – normal doğum) ve preeklampsinin seviyesine (hafif – şiddetli) göre sınıflandırıldı. Sağ veya solda veya her iki gözde hipertansif retinopati değişiklikleri izlenen hastalar, bulgular açısından pozitif olarak kaydedildi. Bulgular Göz dibi muayenesi yapılan 165 hastanın 104’ünde (%63.1) patolojik bulgu gözlenmezken, 61 (%36.9) hastada retinal patoloji gözlenmiştir. Göz dibi bulgularında patoloji saptanan hastaların 39’u (%63.9) şiddetli preeklamptik, 22’si (%36.1) hafif preeklamptikti. Bu 61 hastadan 51’inin (%83.6) gebeliği preterm (<37. gestasyonel hafta), 10’unun (%16.4) ise term (≥37. gestasyonel hafta) olarak sonlandırılmıştı. Retinal patoloji saptanan 61 hastanın 36’sında (%59) hipertansif retinopati, 9’unda (%14.8) maküla ödemi, 6’sında (%9.8) hipertansif hemoraji, 4’ünde (%6.6) pigment epitel dekolmanı, 2’sinde (%3.3) bilateral retina dekolmanı, 2’sinde (%3.3) sol retina dekolmanı, 2’sinde de (%3.3) bilateral optik diskte ödem izlendi. Sonuç Preeklampsi olan gebelerde görsel şikayetler çok yaygın olmakla birlikte retina dekolmanı, pigment epitel dekolmanı, maküla ödemi ve papilla ödemi gibi nadir fakat ciddi komplikasyonlar da ortaya çıkabilir. Preeklamptik gebelerin fundus muayenesi esnasında hipertansif retinopati dışında diğer retinal hastalıklar da akılda tutulmalıdır. Klinisyenler bu oküler belirtilerin farkında olmalı ve gebelikte veya sonrasında oluşabilecek körlükleri engellemek için iş birliği içinde çalışmalıdır. Görme kaybı gelişen preeklamptik gebede, gebeliğin sonlandırılması görmenin yeniden kazanılmasında etkili görünmektedir.