Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2001 / Cilt: 35 - Sayı: 3

The comparison of indirect immunofluroescence, enzyme immunoassay and Western blot methods for the detection of antinuclear antibodies

Antinükleer antikorların saptanmasında indirek immünfloresan, enzim immünassay ve Western blot yöntemlerinin karşılaştırılması

Pages
473–480
DOI
—

Abstract

The detection of autoantibodies against nuclear antigens (ANA) has been widely used for screening, diagnosis and monitoring of the connective tissue diseases (CTD). The indirect immunofluorescence assay (IFA) has been more advanced technique called western blotting (WB) have been used in clinical laboratories in the detection of ANA's. The aim of this study was to compare and evaluate the results of these three methods (IFA, EIA and WB) for the detection of autoantibodies, in 12 patients' sera who prediagnosed as CTD clinically. ANA patterns could be evaluated by IFA technique by the help of HEp-2 cell line. As a result, the positivity rates were found to be as 100% (12/ 12), 91.6% (11/12) and İ6.6% (2/12), by using WB, IFA and EIA methods, respectively. IFA showed great agreement with WB by means of positivity arid the patterns, except for one patient. One of the sera which showed coarse speckled pattern by IFA, anti-SS-B was found positive by WB, while anti-SS-A was positive by EIA. In another patient who had been prediagnosed as scleroderma, homogeneous and coarse speckled pattern was observed by IFA, and anti-Scl-70 was positive both with WB and EIA. In conclusion, IFA test is still a safe and economic method as a routine screening test, while providing extensive validation in conjunction with WB technique, whereas it should be kept in mind that false negative results may occur in EIA method.

Özet

Çeşitli konnektif doku hastalıklarının (KDH) tanı ve izleminde nükleer yapılara karşı oluşan otoantikorların saptanmasında indirekt floresan antikor (İFA) testi en eski ve yaygın kullanılan yöntemdir. Son yıllarda enzim temelli testler (EIA) ve ileri bir teknik olan Western Blot (WB) yöntemleri de uygulamaya girmiştir. Bu çalışmamızda antinükleer antikorların (ANA) saptanmasında İFA, EIA ve WB yöntemlerinin etkinliğinin karşılaştırılması amacıyla, KDH ön tanısı ile izlenmekte olan 12 hastanın serumları eş zamanlı olarak çalışılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. İFA testinde substrat olarak HEp-2 hücre serisi kullanıldığından patern değerlendirmesi de yapılmıştır. Çalışmamız sonucunda, WB yöntemiyle 12 (%100), İFA yöntemiyle .11 (%91.6) ve EIA yöntemiyle ise 2 (%16.6) hastada pozitiflik saptanmıştır. İFA sonuçlarının gerek pozitiflik, gerekse patern açısından WB sonuçları ile parelellik gösterdiği, ancak bir hastada patern uyumsuzluğu olduğu belirlenmiştir. İFA ile iri granüler paternde pozitif bulunan bir olguda, WB ile anti-SS-B, EIA ile ise anti-SS-A pozitif bulunmuştur. Skleroderma ön tanısı ile izlenen bir hastada da, İFA ile homojen ve iri granüler paternde pozitif sonuç izlenirken, EIA ve WB ile anti-Scl-7Q pozitifliği saptanmıştır. Sonuç olarak, ANA'ların saptanmasında İFA testinin oldukça güvenilir ve ucuz bir test olması nedeni ile rutin tarama testi olarak kullanılabileceği, El A testinde yalancı negatif sonuçlar açısından dikkatli olunması ve WB testinin ise daha pahalı ancak yüksek duyarlılık ve kolay uygulanabilirlik nedeniyle klinik ön tanıyı destekleyici yöntem olarak uygulanmasının yararlı olacağı kanısına varılmıştır.

Keywords: Antikorlar, antinükleer,Bağ dokusu hastalıkları,Enzim bağlı immünosorbent tayini,Blotting, Western,Floresans antikor tekniği, indirekt