Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2008 / Cilt: 42 - Sayı: 4

The frequency of Clostridium difficile toxin in neutropenic and non-neutropenic patients with antibiotic-associated diarrhea and analysis of the risk factors

Antibiyotiğe bağlı ishal gelişen nötropenik ve nötropenik olmayan hastalarda Clostridium difficile toksin sıklığı ve risk faktörlerinin analizi

Pages
573–583
DOI
—

Abstract

This study was carried out in order to investigate the frequency of Clostridium difficile toxin in the stool samples of hospitalized 74 neutropenic (mean age: 41.78 +/- 14.3 years; 40 male) and 75 non-neutropenic patients (mean age: 44.09 +/- 15.6 years; 30 male) who developed antibiotic-associated diarrhea between January 2003-September 2004 in a university hospital and also to analyze the related risk factors. C. difficile toxin A and toxin A/B were searched by immunochromatographic method (Toxin Detection Kit, Oxoid, UK), and commercial ELISA (Clostridium difficile Antigen, Generic Assays GmbH, Germany) kit, respectively. Stool samples were also analysed in terms of the presence of other bacterial and parasitic agents which may cause diarrhea. Statistical evaluation were performed by Kaplan-Meier survival analysis and by Cox regression analysis. Both neutropenic and non-neutropenic groups were compared according to their incidence densities based on times in days of overall hospitalization, total antibiotic use and hospitalization until diagnosis. The antibiotics used in neutropenic patients were piperacillin-tazobactam (41.9%), imipenem (25.7%), cefepime (17.5%), ciprofloxacin (2.7%) and others (12.2%) and in non-neutropenic patients were ampicillin-sulbactam (29.3%), ciprofloxacin (18.7%), ceftriaxone (14.6%) and others (30.7%). C. difficile toxin A positivity rates in neutropenic and non-neutropenic groups were found as 13.5% (10/74) and 14.7% (11/75), respectively, with a total rate of 14.1% (21/149). The positivity rate of toxin A/B was 24.3% (n= 18) for neutropenic, and 21.3% (n= 16) for non-neutropenic patients, with a total rate of 22.8% (n= 34). There was no statistically significant difference between the groups by means of toxin A or toxin A/B positivity rates (p > 0.05). Thirteen (38.2%) of 34 toxin A/B positive patients yielded negative results with toxin A detection test. Our results revealed that infection in the neutropenic patients developed much earlier than that in the non-neutropenic group by comparing durations of hospitalization and antibotic use which were shorter for toxin positive individuals (p < 0.01 and p < 0.001, respectively). In the control group, implementation of sulbactam-ampicillin or amoxicillin-clavulanate was determined as a risk factor. In addition to duration of hospitalization, use of antibiotics was evaluated as a risk factor for C. difficile associated colitis, especially in the neutropenic group. According to these results, it is possible to point out that antibiotic-associated colitis develops relatively earlier in neutropenic patients and is more frequently C. difficile toxin positive. In this context, appropriate control measures should therefore be kept in mind.

Özet

Bu çalışmada, Ocak 2003-Eylül 2004 tarihleri arasında hastanede yatan ve antibiyotik kullanımı sonrası ishal gelişen 74 nötropenik hasta (yaş ortalaması: 41.78 ± 14.3 yıl; 40'ı erkek) ile 75 nötropenik olmayan hasta (yaş ortalaması: 44.09 ± 15.6 yıl; 30'u erkek) Clostridium difficile toksin varlığı yönünden araştırılmış ve risk faktörleri irdelenmiştir. Hastalardan alınan dışkı örneklerinde C.difficile toksin A varlığı immünokromatografik yöntemle (Toxin Detection Kit, Oxoid, ingiltere), toksin A/B varlığı ELISA yöntemiyle (Clostridium difficile Antigen, Generic Assays GmbH, Almanya) çalışılmıştır. Dışkı örnekleri ayrıca, ishal nedeni olabilecek diğer bakteri ve parazit varlığı açısından da incelenmiştir, istatistiksel değerlendirmede, Kaplan-Meier ve Cox analizi yöntemleri kullanılmıştır. Nötropenik olan ve olmayan gruplar, toplam hastanede yatma süresi, toplam antibiyotik kullanma süreleri ve tanıya kadar geçen hastanede yatma süreleri temel alınarak insidans yoğunlukları açısından karşılaştırılmıştır. Kullanılan antibiyotiklerin dağılımları nötropenik grupta piperasilin-tazobaktam (%41.9), imipenem (%25.7), sefepim (%17.5), siprofloksasin (%2.7) ve diğerleri (%12.2) iken; nötropenik olmayan grupta ampisilin-sulbaktam (SAM) (%29.3), siprofloksasin (%18.7), seftriakson (%14.6) ve diğerleri (%30.7) şeklindedir. Çalışmada, nötropenik grupta 10 (%13.5), nötropenik olmayan grupta 11 (%14.7) olmak üzere toplam 21 (%14.1) hastanın dışkısında C.difficile toksin A pozitifliği saptanmıştır. C.difficile toksin A/B ise, nötropenik grupta %24.3 (n= 18), nötropenik olmayan grupta %21.3 (n= 16) olmak üzere toplam %22.8 (n= 34) oranında pozitif bulunmuştur. Toksin A veya A/B pozitifliği açısından gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p> 0.05). Toksin A/B pozitif saptanan 34 olgunun 13 (%38.2)'ünde toksin A'nın negatif olduğu belirlenmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlara göre; nötropenik grupta enfeksiyonun daha erken geliştiği, toksin pozitiflerde tanıya kadar geçen hastanede yatma ve antibiyotik kullanım sürelerinin anlamlı ölçüde daha kısa olmasıyla gösterilmiştir (sırasıyla; p< 0.01 ve p< 0.001). Nötropenik olmayan grup için SAM veya amoksisilin-klavulanik asit kullanımı bir risk faktörü olarak belirlenmiştir. Hastanede yatma süresi, özellikle nötropenik hastalarda antibiyotik kullanımına ek olarak C.difficile'ye bağlı ishal gelişmesinde önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmiştir. Bu sonuçlara göre, nötropenik olgularda, nispeten erken gelişen antibiyotikle ilişkili ishallerin C.difficile toksini açısından pozitif olma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtmek mümkündür. Uygun kontrol önlemlerinin bu anlamda göz önünde tutulması gerektiğini düşünmekteyiz.

Keywords: Clostridium difficile,Bakteriyel toksinler,Bakteriyel proteinler,Anti-bakteriyel ajanlar,Risk faktörleri,Nötropeni,Görülme sıklığı,Dışkı,Enterotoksin,Enterokolit, psödomembranöz