Journals / MN Kardiyoloji / 1998 / Cilt: 5 - Sayı: 6

Type A aortic dissection surgery: Early and mid-term results

Tip A akut aortik diseksiyonların cerrahi tedavisi, erken ve orta-dönem sonuçlar

Pages
415–420
DOI
—

Abstract

PURPOSE: Type A dissection still presents an emergency situation in cardiac surgery that is associated with high morbidity and mortality rates. There has been a significant improvement in the surgical outcome since the introduction of deep hypothermia and circulatory arrest. MATERIALS AND METHODS: At the Cardiovascular Department of OLW Hospital, 57 patients (35 men, 22 women) with aortic dissection of Stanford type A have been admitted during the last six years. Patients mean age was 59,3±12,1 years (30-85). Operative and early postoperative (<30 days) mortality rate was 21,05 % (12 patients). Our operative strategy was AV cannulation in the groin, extra corporeal circulation and hypothermia, sternotomy, clamping of the aorta, transection and reconstruction of the root or open distal anastomosis under deep hypothermia (mean 16,1 oC ±2,3) and circulatory arrest (DHCA), retrograde perfusion via vena cava surerior, orthograde perfusion in the graft. 54 of the 57 interventions were done with DHCA. Operative procedures were aortic root repair (with interposition: 40 patiens or with end-to Bentall+repair distale aorta (n=7), RESULTS: Eight patients (14 %) had late reoperation because aneurysm, infection, chronic dissection or aortic valve replacement. Survival analysis (Kaplan-Meier product-limit estimator) showed that a first sharp drop off the first 30 days (mortality < months: 12 patients or 48 %9 and a second less sharp drop off around the 3lh and 4th year. CONCLUSIONS: Our experience with DHCA, retrograd and orthograde perfusion supports our conviction that this is the acceptable method of choice for treatment of type A dissecting aneurysm.

Özet

ÖZET ÇALIŞMANIN AMACI: Tip A diseksiyonun cerrahi tedavisi, tedavi edilmeyen olgulardaki % 90'lara varan mortalité riskini çok ö-nemli derecede azaltan bir sağaltım şeklidir. Derin hipotermi ve sirkulatuar arrest (DHCA) ile birlikte retrograd serebral perfüzyondan oluşan operasyon tekniği ve teknolojideki gelişmelerle beraber cerrahi deneyimin artması operasyon sonrası mortalité ve morbiditeyi önceki dönemlere göre azaltmasına karşın halen % î 7-41 postoperartif mortalité riski bulunmaktadır. YÖNTEM: Kliniğimizde 1991-31.8.1996 (68 ay) arasında 35 erkek,22 kadın toplam 57 olgu Tip A akut aorta diseksiyonu tanısı ile operasyona alınmıştır. Ortalama yaş 59,3±12,1 yıl (30-85), mortalité % 21,05 dir (12 olgu). Aort diseksiyon operasyonundan daha önce aort kapak değiştirilmesi (AVR) operasyonu yapılan 2, CABG operasyonu yapılan 2 olguda toplam mortalité % 75 dir. 57 olgudan 54 ünde (% 94,7) DHCA, açık distal anastomoz ve grafttan ortograd perfüzyon tekniği uygulanmıştır. 40 olguda graft interpozisyonu (mortalité 10 olgu), 7 olguda uç-uca sutür ile tamir, 7 olguda Bentall+distal aorta tamiri (mortalité l olgu), l olguda homograft ile root replasmam, l olguda Tyrone-David operasyonu, l olguda eksplorasyon (mortalité l olgu) operasyonu yapılmıştır. Ayrıca bu olgularda ek prosedür olarak 3 olguda CABG, 3 olguda A VR, 21 olguda parsiyel veya total arch replasmam prosedürleri gerçekleştirilmiştir. BULGULAR: Sekiz olgu (% 14) geç reoperasyona alınmıştır (mortalité % 37,5). Bu çalışmamız geç reop nedenleri arasındapostop anevrizma, infeksiyon, postop kronik diseksiyon, aort kapak yetmezliği ve koroner arter hastalığının olduğunu, ölüm nedenleri arasında kardiak yetmezlik (6 olgu), infeksiyon (3 olgu), rediseksiyon (l olgu), serebro-vasküler atak ve beyin dejenerasyonlarının (2 olgu) bulunduğunu göstermektedir. SONUÇ: Bu sonuçlara göre tip A aort diseksiyonların cerrahi tedavisinin günümüz koşullarında, DHCA, retrograd sirkülasyon, açık teknik, ortograd perfüzyon yöntemi ile daha güvenli olarak yapılabildiğini düşünüyoruz.