Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2007 / Cilt: 41 - Sayı: 4

Brucellosis:Retrospective evaluation of the clinical,labaratory and epidemiological features of 151 cases

Bruselloz:151 olgunun klinik,laboratuvar ve epidemiyolojik özeklliklerinin retrospektif değerlendirilmesi

Pages
517–527
DOI
—

Abstract

The aim of this study was to retrospectively evaluate the clinical and laboratory characteristics, complications and treatment oucomes of 151 brucellosis cases (age range: 15-79 years; 89 female), who were followed in our clinic between the period of January 2003-July 2005. Of them, 66.2% were diagnosed as acute, 23.8% as subacute and 9.9% as chronic brucellosis. Risk factors were detected as consumption of unpasteurized milk and diary products (80%), stock-breeding (14%) and risky profession such as veterinary, laboratory technician and butcher (3.3%). Most common complaints were arthralgia (87.4%), malaise (86%), fever (79.5%), sweating (78%), and waist pain (71%). In view of laboratory findings, increased erytrocyte sedimentation rate was detected in 61.6%, C-reactive protein positivity in 60%, lymphomonocytosis in 44.4% and anemia in 51.7% of them. Blood cultures were performed from 125 of the patients, and 64 (51.2%) of them yielded Brucella spp. The other specimens in which bacterial growth were detected in one of each, were bone marrow, sternoclavicular joint, psoas abscess, urine and pleural fluid. Standard tube agglutination (STA) test was found negative in 1.3% of patients who were culture positive, while it was positive at 1/160 titer in 20.5%, at 1/320 in 14%, at 1/640 in 14.6% and ≥1/1280 in 49.7 percent. The most common complication was found as musculo-skeletal system involvement (30 spondylodiscitis, 15 sacroileitis, five peripheric arthritis, one tendinitis) with a rate of 33.7 percent. Other complications were nervous system involvement in 6% (two acute and seven chronic meningitis), genitourinary involvement in 5.3% (five epididymo-orchitis, two prostatitis, one with Brucella positive urine culture), peritonitis in 0.6% and skin involvement in 0.6 percent. Seven different therapy protocols were applied to the patients according to complications and case specialty, however doxycycline+rifampicin combination during six weeks was the most preferred one. Relapse and unresponsiveness to the therapy were detected in 8% and 2% of the cases, respectively. Gastrointestinal intolerance was found as the most common side effect. In conclusion, since brucellosis which is endemic in Turkey, displays diagnostic difficulties due to the various clinical presentations and leads to labor loss due to serious complications, it should be considered in the differential diagnosis of numerous diseases.

Özet

Bu çalışmada, Ocak 2003-Temmuz 2005 tarihleri arasında kliniğimizde takip edilen 15-79 yaş arasındaki 89’u kadın 151 bruselloz olgusunun klinik ve laboratuvar özelliklerinin, komplikasyonlarının ve tedavi sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Olguların %66.2’si akut, %23.8’i subakut ve %9.9’u kronik bruselloz tanısı almış; %80’inin öyküsünde pastörize olmayan süt ürünleri tüketimi, %14’ünde hayvancılık ile uğraşma, %3.3’ünde mesleki risk (veteriner hekim, laboratuvar teknisyeni, kasap) varlığı tespit edilmiştir. Hastalarda en sık rastlanan yakınmalar; eklem ağrısı (%87.4), halsizlik (%86), ateş (%79.5), terleme (%78) ve bel ağrısı (%71) şeklinde sıralanmıştır. Laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde; olguların %61.6’sında eritrosit sedimentasyon hızında yükselme, %60’ında C-reaktif protein pozitifliği, %51.7’sinde anemi ve %44.4’ünde lenfomonositoz varlığı belirlenmiştir. Hastaların 125’inden kan kültürü alınmış ve 64’ünde (%51.2) Brucella spp. üremesi tespit edilmiştir. Bakterinin izole edildiği diğer örnekler birer adet olmak üzere kemik iliği, sternoklavikular eklem, psöaz absesi, idrar ve plevral sıvısı olmuştur. Hastaların %1.3’ünde kan kültürü pozitif olduğu halde standart tüp aglütinasyon (STA) testi negatif sonuç vermiş; %20.5’inde 1/160, %14’ünde 1/320, %14.6’sında 1/640 ve %49.7’sinde 1/1280 ve üzeri titrede STA pozitifliği saptanmıştır. En sık saptanan komplikasyonun, %33.7 oranı ile kas-iskelet sistemi tutulumu olduğu izlenmiş (30’u spondilodiskit, 15’i sakroileit, beşi periferik artrit, biri tendinit), diğer komplikasyonlar ise %6 ile sinir sistemi (iki akut, yedi kronik menenjit), %5.3 ile genitoüriner sistem (beşi epididimoorşit, ikisi prostatit, birinde idrar kültüründe Brucella üremesi), %0.6 ile peritonit ve %0.6 ile deri tutulumu olarak belirlenmiştir. Hastaların tedavisinde komplikasyonlar ve hasta özellikleri dikkate alınarak yedi farklı protokol uygulanmış, en sık (%45) tercih edilen kombinasyon altı haftalık doksisiklin+rifampisin tedavisi olmuştur. Olguların %8’inde relaps, %2’sinde ise tedaviye yanıtsızlık gözlenmiştir. En sık görülen yan etkinin %6 oranı ile gastrointestinal intolerans olduğu izlenmiştir. Sonuç olarak ülkemizde endemik olan bruselloz, farklı klinik tablolarla karşımıza çıkabildiğinden tanıda zorlukların yaşanabildiği ve ciddi komplikasyonlarla seyredebilmesi nedeniyle de iş gücü kaybına yol açan bir enfeksiyon olup, pek çok hastalığın ayırıcı tanısında akılda tutulmalıdır.