Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 1

A tinea incognito case caused by Trichophyton rubrum vvith clinical and rnycological cure and revievv of the literatüre

Trichophyton rubrum'un etken olduğu, klinik ve mikolojik iyileşme saptanan bir tinea incognito olgusu ve literatür derlemesi

Pages
149–153
DOI
—

Abstract

Tinea incognito is the result of lack of diagnosis of dermatophyte infection of the glabrous skin and the misuse of steroids or calcineurin inhibitors. In this case report a 20-years-old female patient diagnosed as tinea incognito and Trichophyton rubrum isolated from her skin lesions, was presented. The patient suffered from an itchy skin lesion on her neck and right breast. Physical examination revealed and plaques with erythema and papules on neck and breast area. The patient had used several corticosteroids suggested by dermatologists for 10 months. Direct microscopic examination of the skin scrapinqs with 10% potassium hydroxide preparation revealed fungal elements and Trichophyton rubrum was isolated in culture. Use of corticosteroids was ceased and terbinafine (250 mg tb and cream) therapy was initiated to continue for four weeks. Following treatment, total clinical and mycological cure was established. It was concluded that tinea incognito which was not a rare clinical entity, could be presented in various clinical forms and usually resulted from the wrong treatment modalities. Thus atypical erythe-matous plaques should be investigated in terms of presence of fungi and treated accordingly to establish total clinical and mycological cure.

Özet

Tinea incognito, saçsız derinin dermatofit enfeksiyonlarında tanı konulamaması ve steroidlerin ve kal-sinörin inhibitörlerinin yanlış uygulanması sonucu ortaya çıkan bir klinik tablodur. Bu raporda, tinea incognito tanısı konulan ve lezyon örneğinden Trichophyton rubrum izolasyonu yapılan 20 yaşındaki bir kadın olgu sunulmaktadır. Boyun ve sağ göğüs üzerinde kaşıntılı lezyon şikayeti ile başvuran hastanın fizik muayenesinde boyun ve sağ göğüs üst kısmında eritemli zeminin periferinde üzeri skuamlı papüllerin sıralandığı plaklar saptanmıştır. Olgunun öyküsünden, dermatologların önerdiği çeşitli kortikosteroidleri 10 ay süre ile kullanmış olduğu öğrenilmiştir. Deri kazıntı örneklerinin %10'luk potasyum hidroksit ile yapılan direkt incelemesinde mantar elemanları saptanmış ve kültürden izole edilen mantar T.rubrum olarak tanımlanmıştır. Hastanın kortizonlu krem kullanımına son verilerek terbinafin (250 mg tablet ve krem) tedavisi başlanmış ve dört hafta süre ile uygulanmıştır. Tedavi sonrasında yapılan kontrollerde klinik ve mi-kolojik olarak tam iyileşme sağlanmıştır. Sonuç olarak, tinea incognitonun ender görülen bir tablo olmadığı, farklı klinik şekillerde görülebileceği, hekim tarafından verilen hatalı tedavi sonucu ortaya çıkabileceği ve bu nedenle atipik, eritemli ve pullanan plaklarda mutlaka mantar varlığının araştırılması gerektiği ve uygun antifungal tedavi ile klinik ve mikolojik iyileşmenin sağlanabileceği akılda tutulmalıdır.