Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 3

Andfly fever outbreak in a province at Central Anatolia, Turkey

Kırıkkale ilinde saptanan tatarcık humması salgını

Pages
431–439
DOI
—

Abstract

Sandfly fever virus (SFV), which is classified in Phlebovirus genus, Bunyaviridae family, is widely seen in the Middle East and Mediterranean basin. SFV has four serotypes known as Sicilian (SFSV), Cyprus (SFCV), Naples (SFNV) and Toscana virus (TOSV). Sandfly fever, which is transmitted to human by different species of sandflies, especially Phlebotomus spp., starts with acute onset of high fever and lasts for three days. Headache, anorexia and myalgia are the most common symptoms. The aim of this study was to present the clinical and laboratory findings of the patients who were diagnosed during sandfly fever outbreak in Kirikkale province (located in central Anatolia in Turkey) during July 2009. A total of 20 patients from different districts of Kirikkale province with the history of fly bite and with the clinical findings of fever, myalgia-arthralgia, headache, conjunctival hyperemia and gastrointestinal symptoms such as diarrhea and nausea-vomiting were admitted to the Infectious Disease Unit of State Hospital. All the patients were followed up after hospitalization. A sandfly fever outbreak has been considered in the area since the cases shared a common history of insect bite, similar clinical and laboratory features in a particular time interval. The first patients from each different districts were accepted as the “index case” and 11 patients’ serum samples have been sent to Refik Saydam National Public Health Agency, Virology Reference and Research Laboratory, Ankara. Serum samples were analyzed by using a commercial mosaic immunofluorescence test (IFT) (Euroimmun, Germany) to detect IgM and IgG antibodies against SFSV, SFCV, SFNV and TOSV. SFV-IgM positivity was demonstrated in 8 out of 11 patients (Naples virus in 5, Sicilian virus in 3 cases), while all of the cases were IgG negative. Of seropositive patients, two were female and six were male with a mean age of 30.7 (age range: 16-53) years. Sandfly fever was diagnosed in five cases by the positive IgM results and in three cases by the detection of IgM seroconversion in the second samples collected 6 days later. Clinically, fever and myalgia-arthralgia were detected in all of the cases, diarrhea and nausea-vomiting in 7, headache in 5 and conjunctival hyperemia in 1 of 8 seropositive patients. The evaluation of laboratory findings revealed leukopenia (1800-3800 cell/µl) in all cases, thrombocytopenia (69000-140.000 cell/µl) in 7, elevated AST (42-271 IU/L) in 7, elevated ALT (46-173 IU/L) in 5, elevated CK (185-1560 U/L) in 6 and elevated CRP (5.18-83.6 mg/L in 5 of 8 patients. All the patients were treated symptomatically without any sequella and discharged with complete cure. Turkey is a country in the Mediterranean basin and it is known that there is a favorable sandfly fauna in Anatolia. Therefore sandfly fever should be considered in patients presenting with fever and arthralgia-myalgia and with a history of insect bite especially during summer months.

Özet

Tatarcık humması virusu (Sandfly fever virus; SFV), Bunyaviridae ailesi, Phlebovirus cinsinde sınıflandırılmakta olup Ortadoğu’da ve Akdeniz havzasında görülmektedir. SFV’nin, Sicilya (SFSV), Kıbrıs (SFCV), Napoli (SFNV) ve Toskana virus (TOSV) olmak üzere dört serotipi mevcuttur. Başta Phlebotomus spp. olmak üzere çeşitli tatarcık türleri ile bulaşan hastalık, ani ateşle başlar ve üç gün içinde sona erer. En sık görülen klinik bulgular baş ağrısı, iştahsızlık ve kas ağrısıdır. Bu çalışmada, Temmuz 2009 tarihinde Kırıkkale ilinde ortaya çıkan tatarcık humması salgını sırasında tanımlanan hastaların klinik ve laboratuvar bulgularının sunulması amaçlanmıştır. Kırıkkale ilinin değişik mahallelerinde ikamet eden 20 hasta, sinek sokması hikayesi ve ateş, kas-eklem ağrısı, baş ağrısı, gözlerde kızarıklık ve ishal, bulantı-kusma gibi sindirim sistemi şikayetleri ile Kırıkkale Devlet Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğine başvurmuştur. Hastalar, hastaneye yatırılarak izlenmiş ve benzer klinik ve laboratuvar bulgularının olması, şikayetlerinin özellikle temmuz ayında görülmesi ve sinek sokması hikayesinin bulunması, bir tatarcık humması salgınını düşündürmüştür. Her mahalleden başvuran ilk hastalar “indeks olgu” olarak kabul edilmiş ve bu şekilde toplam 11 hastanın serum örnekleri Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı, Viroloji Referans ve Araştırma Laboratuvarına gönderilmiştir. Örneklerin analizi; SFSV, SFCV, SFNV ve TOSV’ye karşı oluşan IgG ve IgM antikorlarını saptamak için hazırlanmış ticari bir mozaik immünofloresans testi (IFT) (Euroimmun, Almanya) ile yapılmıştır. On bir hastanın 8’inde SFV-IgM pozitifliği saptanmış (5’inde Napoli, 3’ünde Sicilya serotipine karşı), hastaların hiçbirisinde IgG varlığı tespit edilmemiştir. Pozitiflik saptanan 8 hastanın ikisi kadın altısı erkek olup, yaş ortalaması 30.7 (yaş aralığı: 16-53) yıldır. Beş olguda tatarcık humması tanısı, olguların ilk serum örneklerinde saptanan tek başına IgM pozitifliği ile; 3 olguda ise 6 gün sonra alınan ikinci örneklerdeki IgM serokonversiyonu ile konulmuştur. Klinik olarak, seropozitif 8 hastanın hepsinde ateş ve miyalji; 7’sinde ishal ve bulantı-kusma; 5’inde baş ağrısı ve birinde konjunktivada kızarıklık mevcuttur. Laboratuvar bulguları olarak; hastaların hepsinde lökopeni (1800-3800 hücre/µl), 7’sinde trombositopeni (69.000-140.000 hücre/µl), 7’sinde yüksek AST (42-271 IU/L), 5’inde yüksek ALT (46-173 IU/L), 6’sında yüksek CK (185-1560 U/L) ve 5’inde yüksek CRP (5.18-83.6 mg/L) düzeyleri izlenmiştir. Semptomatik tedavi uygulanan hastalarda herhangi bir sekel izlenmemiş, tüm hastalar şifa ile taburcu edilmiştir. Sonuç olarak, ülkemizin Akdeniz havzasında bulunduğu ve Anadolu’da uygun vektör faunasının gösterilmiş olduğu dikkate alınarak, klinisyenlerin, yaz aylarında ateş, eklem ağrısı, kas ağrısı ve sinek sokma hikayesi olan hastalarda, tatarcık humması olasılığını göz önünde bulundurmaları gereklidir.