Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2011 / Cilt: 45 - Sayı: 4

Antimicrobial resistance profiles of shigella spp. isolated from feces samples in Hacettepe University Ihsan Dogramaci Children’s Hospital between 1999-2010

Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk hastanesinde 1999-2010 yılları arasında dışkı örneklerinden izole edilen shigella türlerinin antibiyotiklere direnç profilleri

Pages
609–616
DOI
—

Abstract

The symptoms of infections caused by Shigella spp. are diverse and may change from person to person. The choice of antibiotics as well as the prevention of the loss of fluid and electrolytes are important in the clinical recovery. The local resistance rates to antibiotics should be taken into consideration when planning empirical therapy. The aims of this retrospective study were to detect the in vitro antimicrobial susceptibility of 605 Shigella spp. strains isolated from feces samples of children at Hacettepe University Ihsan Dogramaci Children&#8217;s Hospital between 1999 and 2010 and to compare the resistance rates by years. Susceptibility to ampicillin, cefotaxime, trimethoprim/sulfamethoxazole (T/S), nalidixic acid, and ciprofloxacin were determined in Mueller-Hinton Agar by disk diffusion method according to CLSI criteria. Among a total of 605 Shigella strains, 526 were identified as S.sonnei, 69 as S.flexneri, nine as S.boydii and one as S.dysenteriae. Resistance rates to ampicillin, cefotaxime, T/S and nalidixic acid were 24.3%, 3.6% 74.2% and 4.6%, respectively. All of the isolates were found susceptible to ciprofloxacin. Antibiotic resistance rates of the isolates did not exhibit any differences between the years. S.dysenteriae was isolated once in 2003 throughout this 12 year survey and the isolate was found susceptible to T/S and ciprofloxacin. A significant yearly decrease was detected in the number of stool cultures and number of Shigella spp. isolated in stool (p< 0.001). Ampicillin resistance was higher in S.flexneri (77.8%) and S.boydii (62.5%) than S.sonnei (17%). However, T/S resistance was higher in S.sonnei (78.9%) than S.flexneri (52.5%) and S.boydii (11.1%). In conclusion, continuous surveillance of resistance among Shigella species in Turkey seems to be imperative for establishing empirical treatment guidelines in our country.

Özet

Shigella türlerinin neden olduğu enfeksiyonlarda klinik belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterirken, tedavide sıvı ve elektrolit kaybının önlenmesinin yanında, klinik iyileşmenin hızlandırılmasını sağlamak için seçilecek antibiyotik tedavisi önem taşımaktadır. Ampirik tedavi planlanırken bakterilerin yıllara göre direnç dağılımının göz önüne alınması tedavinin başarısını olumlu yönde etkilemektedir. Bu retrospektif araştırmada, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesinde 1999-2010 yılları arasında dışkı örneklerinden izole edilen 605 Shigella spp. izolatının çeşitli antibiyotiklere in vitro duyarlılık durumu yıllara göre kıyaslanmıştır. Suşların ampisilin, sefotaksim, trimetoprim-sülfametoksazol (TMP-SMZ), nalidiksik asit ve siprofloksasine in vitro duyarlılıkları Mueller-Hinton agar besiyerinde disk difüzyon yöntemiyle CLSI kriterlerine uygun olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda, Shigella izolatlarının 526’sı S.sonnei, 69’u S.flexneri, dokuzu S.boydii ve biri S.dysenteriae olarak tanımlanmıştır. İzolatlarda saptanan toplam direnç oranları; ampisilin için %24.3, sefotaksim için %3.6, TMP-SMZ için %74.2 ve nalidiksik asit için %4.6 olup, tüm izolatlar siprofloksasine duyarlı bulunmuştur. İzolatların antibiyotik direnç oranlarında yıllara göre bir değişiklik belirlenememiştir. On iki yıllık sürede, sadece 2003 yılında tek bir S.dysenteriae suşu izole edilmiş ve bu izolat TMP-SMZ ve siprofloksasine duyarlı bulunmuştur. Çalışma süresi içinde, gerek laboratuvara gönderilen toplam dışkı kültürü gerekse izole edilen Shigella spp. sayısında yılların ilerlemesine paralel olarak anlamlı düzeyde bir azalma belirlenmiştir (p< 0.001). Çalışmamızda ampisilin direnci S.flexneri (%77.8) ve S.boydii (%62.5) suşlarında, S.sonnei (%17)’ye göre daha yüksek oranda bulunmuş; bunun aksine TMP-SMZ direnci S.sonnei (%78.9)’de, S.flexneri (%52.5) ve S.boydii (%11.1)’den daha yüksek olarak saptanmıştır. Sonuç olarak, Shigella spp. enfeksiyonlarında uygulanacak olan ampirik tedavinin başarısının, Shigella türlerinin ülkemizdeki genel direnç durumunun, sürekli ve düzenli olarak yapılacak çalışmalar sonunda elde edilecek verilere bağlı olacağı kanısına varılmıştır.