Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2013 / Cilt: 47 - Sayı: 4
Evaluation of a hospital outbreak related to carbapenem-resistant Pseudomonas aeruginosa
- Journal
- Mikrobiyoloji Bülteni
- Pages
- 619–627
- DOI
- —
Abstract
Pseudomonas aeruginosa is an important nosocomial pathogen that causes opportunistic infections and hospital outbreaks. During October 2012, carbapenem-resistant P.aeruginosa strains with similar antibiotic resistance patterns, were isolated from specimens sent from the intensive care and plastic surgery units in our hospital. Thus a hospital outbreak was suspected. The microbiology laboratory databa- se was retrospectively searched and all strains of P.aeruginosa isolated during the four month period, starting with the initial carbapenem-resistant strain in August 2012, was evaluated as a hospital outbreak. The aim of this study was to define the outbreak by investigating the clonal relationship between the strains, to detect the potential environmental sources and to evaluate the period of the outbreak, risk factors and the efficiency of infection control measures. The study was conducted between August-November 2012. Twenty patients with carbapenem-resistant P.aeruginosa (CRPA) positive cultures were included in the study. The control group consisted of 22 patients with carbapenem-susceptible P.aerugino- sa (CSPA) positive cultures. The clonal relationship between 26 CRPA strains was studied by pulsed-field gel electrophoresis (PFGE). The PFGE results indicated that CRPA strains in our hospital were not related to a single clone, however, there were four major clones composed of four to eight strains. Logistic regression analysis indicated that the risk increased 15.7 fold (95% CI: 1.19-207.76) by the use of carbapenem, 76.8 fold (95% CI: 2.03-2901.30) by surgical procedures and 0.787 fold (95% CI: 0.63-0.97) by the duration of hospital stay. Surveillance cultures from health-care personel and the environment performed in course of the outbreak, yielded no growth of a strain with the similar antibiotic resistance pat- tern. The spread of CRPA has been controlled by the use of effective precautionary measures, regressing the isolate number to 0-1 strain/month. Since CRPA infections have high mortality and lack therapeutic alternatives, they should be regarded among the priorities of the infection control programmes. This study has enabled to test the effectiveness of the infection control program, to make plans for the possible future outbreaks and to train the staff.
Özet
Pseudomonas aeruginosa fırsatçı enfeksiyonlara ve hastane salgınlarına sebep olabilen önemli bir nozokomiyal patojendir. Ekim 2012 tarihinde başlayarak hastanemiz yoğun bakım ve plastik cerrahi servisinden benzer antibiyotik direnç paternine sahip karbapeneme dirençli P.aeruginosa suşlarının üst üste saptanması üzerine bir hastane salgını olabileceği düşünülmüştür. Mikrobiyoloji laboratuvarı veri tabanının retrospektif olarak incelenmesiyle, Ağustos 2012 tarihinde saptanan ilk dirençli P.aeruginosa suşu dahil olmak üzere karbapeneme dirençli P.aeruginosa suşlarının yoğun olarak saptandığı dört aylık dönem salgın olarak değerlendirilmiştir. Sunulan bu çalışma, izolatların klonal ilişkisinin araştırılarak salgının tanımlanması ve olası çevresel kaynakların saptanmasının yanı sıra salgın süreci, risk faktörleri ve uygulanan enfeksiyon kontrol programının etkinliğinin değerlendirilmesini hedeflemektedir. Çalışmaya, Ağustos-Kasım 2012 tarihleri arasında, klinik örneklerinden karbapeneme dirençli P.aeruginosa (CRPA) üretilen 20 hasta ile aynı dönemde bu servislerde yatan ve klinik örneklerinden karbapeneme duyarlı P.aeruginosa (CSPA) üretilen 22 hasta kontrol grubu olarak dahil edilmiştir. Yirmi hastadan üretilen 26 CRPA izolatı arasındaki klonal ilişki, değişimli alan jel elektroforezi (Pulsed-field gel electrophoresis, PFGE) ile araştırılmıştır. PFGE sonuçları, CRPA izolatlarının tek klondan oluşmadığını, hastanemizde suş sayısı dört ile sekiz arasında değişen dört majör klonun bulunduğunu göstermiştir. Lojistik regresyon analizi ile, karbapenem kullanımının 15.7 kat (%95 CI: 1.19-207.76), cerrahi işlem uygulamasının 76.8 kat (%95 CI: 2.03- 2901.30) ve uzun yatış süresinin 0.787 kat (%95CI: 0.63-0.97) risk oluşturduğu belirlenmiştir. Salgın döneminde sağlık personelinden ve çevreden yapılan tarama kültürlerinde, benzer antibiyotik direnç paternine sahip bir suş izole edilmemiştir. CRPA’nın yayılımı, yoğun önlemlerin uygulanmasıyla kontrol altına alınmış ve izolat sayısı 0-1 suş/ay düzeyine gerilemiştir. CRPA enfeksiyonları, yüksek mortalitesi ve tedavi alternatiflerinin kısıtlı olması nedeniyle enfeksiyon kontrol ünitesinin öncelikleri arasında olmalıdır. Bu çalışma, uygulanan enfeksiyon kontrol programının etkinliğinin değerlendirilmesine, olası diğer salgınlar için plan yapılmasına, personele eğitimler verilmesine olanak sağlamıştır.