Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2013 / Cilt: 47 - Sayı: 3

Four cases of cutaneous Anthrax in Diyarbakir, Turkey

Diyarbakır’da saptanan dört kütanöz şarbon olgusu

Pages
538–543
DOI
—

Abstract

Anthrax which is a rare disease in developed countries, is still a serious public health problem in countries like Turkey where livestock is common. In this report, four cases of cutaneous anthrax detected in Kirkira village of Diyarbakir, Southeast Anatolia, Turkey, were presented. Three female and one male patients were admitted to our hospital with the complaints of skin lesions and high fever lasting for 10 days. Their history indicated that they injured their fingers during slaughtering of a dead cow meat. All patients had irregular edged necrotic vesiculobullous lesions on the erythematous and edematous base on their hand fingers, developed in 1 week following the contact. There was no systemic finding and the laboratory findings were within normal limits. Typical bamboo cane shaped gram-positive bacilli were observed on the Gram stained smears prepared from the vesicular lesions. Aerobic cultures in blood agar media revealed typical R type colonies, gray in color, creased, granulated and 2-3 mm in diameter within 24 hours of incubation. In one patient although the lesion was typical and characteristic gram- positive bacilli were detected in the Gram stained smears, no growth was seen in the cultures. The isolates (n= 3) were identified as Bacillus anthracis by conventional microbiological methods, and also confirmed by Vitek 2 (BioMerieux, France) automated identification system. Antibiotic susceptibility tests were performed by disc diffusion method according to the CLSI guidelines. The isolates were found susceptible to penicillin G, ampicillin, erythromycin, amikacin, chloramphenicol, tetracycline, vancomycin and ciprofloxacin. All of the patients were treated successfully with penicillin or ciprofloxacin accompanied by topical wound care. In the last years several case series of anthrax were reported especially from the East and Southeastern Anatolia regions of Turkey. These four cutaneous anthrax cases from Diyarbakir, Turkey were reported to withdraw attention to anthrax in that specific area. It was concluded that in areas where anthrax is endemic to educate people under risk, to take the necessary preventive measures and to rule out anthrax in the differential diagnosis of cases presenting with typical ulcers and had contact with animals or their products, are of crucial importance for the early initiation of appropriate treatment which would decrease related morbidity and mortality.

Özet

Gelişmiş ülkelerde giderek azalan enfeksiyon hastalıklarından biri olan şarbon, özellikle Türkiye gibi hayvancılığın yaygın olduğu ülkelerde ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Bu raporda Diyarbakır ilinin Kırkıra köyünde saptanan dört deri şarbonu olgusu sunulmaktadır. Hastanemize başvuran olguların üçü kadın, biri erkek olup, öykülerinden, ölmüş inek etinin doğranması sırasında parmaklarını kestikleri öğrenilmiştir. Olgular, maruziyetten yaklaşık 1 hafta sonra parmaklarında gelişen lezyonlar ve 10 gündür devam eden yüksek ateş şikayetleriyle hastaneye başvurmuşlardır. Lezyonların eritemli ve ödemli zeminde, düzensiz kenarlı, nekrotik vezikülobüllöz tarzda olduğu izlenmiş; klinik olarak bunların dışında sistemik bulguya rastlanmamıştır. Laboratuvar bulguları normal bulunmuştur. Hastaların lezyonlarından alınan sıvının Gram boyamasında tipik bambu kamışı görü- nümlü gram-pozitif basiller görülmüş; kanlı agarda yapılan kültürlerde aerobik koşullarda 24 saatte 2-3 mm çapında üzeri granüllü, kırışık, gri renkte R tipi koloniler yapan bakteriler üretilmiştir. Sadece bir olguda, lezyonun tipik görünümüne ve direkt mikroskopide karakteristik gram-pozitif basillerin görülmesine rağmen kültürde üreme olmamıştır. İzolatlar (n= 3) konvansiyonel mikrobiyolojik yöntemlerle Bacillus anthracis olarak tanımlanmış, ayrıca Vitek 2 (BioMerieux, Fransa) otomatize sistemi ile de doğrulanmıştır. Disk difüzyon yöntemiyle CLSI önerilerine göre yapılan antibiyotik duyarlılık testlerinde, izolatların penisilin G, ampisilin, eritromisin, amikasin, kloramfenikol, tetrasiklin, van-komisin ve siprofloksasine duyarlı olduğu saptanmıştır. Olgular, penisilin veya siprofloksasin tedavisi ile birlikte topikal yara bakımı yapılarak başarı ile tedavi edilmişlerdir. Son yıllarda Türkiye’nin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden çok sayıda olgu serileri rapor edilmektedir. Diyarbakır bölgesinde saptadığımız bu dört deri şarbonu olgusu ile de, konuya bir kez daha dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak, ülkemizde şarbonun endemik olduğu bölgelerde, risk grubunda yer alan kişilerin eğitimi, koruyucu önlemlerin alınması ve hayvan/hayvan ürünlerine maruziyet öyküsü olan hastalarda vezikül ve ödemle birlikte ağrısız ülser varlığı saptandığında öncelikle şarbonun düşünülerek erken tedavinin başlanması, hastalığa bağlı morbidite ve mortalitenin azaltılması için büyük önem taşımaktadır.