Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2014 / Cilt: 48 - Sayı: 3
A case of Gingival myiasis caused by Wohlfahrtia magnifica
- Journal
- Mikrobiyoloji Bülteni
- Pages
- 512–517
- DOI
- —
Abstract
Myiasis is an infestation of living or dead tissue of humans and animals by diptera larvae. Gingival myiasis is a rare pathology and is mainly associated with poor oral hygiene, alcoholism, senility, sup- purative lesions, mouth breathing, mental retardation and hemiplegia. Myiasis is most common during summer since the fly population increases during this season. Mostly it occurs in farmers and people who live in tropical climates. Gingival myiasis in humans in Turkey is limited to only a few cases. According to our literature research, this is the first case of gingival myiasis produced by larvae of Wohlfahrtia magnifica in a Turkish adult. According to our best knowledge, it is also the first gingival myiasis case that one of the causative larva had grown to the adult stage in Turkey. A 43 years old male patient who perceived the presence of live maggots in his mouth was referred to our clinic. Clinical findings of gingival myiasis were observed. The patient had no history of systemic disease but oral hygiene was poor. Clinical and radiographic examination indicated that he had chronic periodontitis. Before the dental treatment seven larvae and during the scalling five larvae were elevated from the gingival sulcus. The body of the larvae composed of 12 segments and they were 8-10 mm in length. One of the larvae which was sent to the microbiology laboratory were placed into sheep liver to resume life and the other larvae were placed into 70% alcohol solution. After 9-10 days, the larva which was placed in the liver became pupa. Approximately 15 days later, the pupa became an adult fly. The larvae were identified as the second stage larvae of Wohlfahrtia magnifica. Treatment consisted of removal of the maggots from the gingival sulcus, followed by scaling and oral hygiene instruction. Non-surgical periodontal treatment was applied and the patient was followed-up for 3 months. After non-surgical periodontal treatment, patient didn’t accept the flap operation. The most important point for the prevention of gingival myiasis is to establish a good oral hygiene, together with the elimination of environmental factors which support the proliferation of the flies.
Özet
Miyaz, insan ve hayvanların ölü veya canlı dokularının diptera larvaları tarafından istila edilmesidir. Gingival miyaz nadir rastlanan bir patolojik durumdur. Kötü ağız hijyeni, alkol kullanımı, süpüratif lezyonlar, yaşlılık, ağız solunumu, mental retardasyon ve kısmi felç durumları predispozan faktörler arasında sayılabilir. Yaz aylarında sinek popülasyonu arttığı için daha sık karşılaşılır. Çoğunlukla hayvancılıkla uğraşan ve tropikal iklime sahip bölgelerde yaşayan bireylerde görülür. Türkiye’de insanda gingival miyaz olgusu birkaç olguyla sınırlıdır. Yaptığımız literatür taraması sonuçlarına göre, bu olgu Türkiye’de erişkin bireyde Wohlfahrtia magnifica türü diptera larvalarının sebep olduğu ve larvadan sinek elde edilen ilk gingival miyaz olgusudur. Kliniğimize ağız içerisinde canlı larvaların varlığını hisseden 43 yaşındaki bir erkek hasta başvurmuştur. Hastada gingival miyazın klinik bulguları gözlenmiştir. Oral hijyeni yetersiz olan hastanın sistemik bir rahatsızlığı bulunmamaktadır. Yapılan klinik ve radyografik muayene sonucu kronik periodontitis teşhisi konulmuştur. Dişeti oluk bölgesinden, dişeti tedavisinden önce 7 adet, diştaşı temizliği esnasında 5 adet olmak üzere, toplam 12 adet canlı larva elimine edilmiştir. Larvalar 8-10 mm uzunluğunda ve 12 boğumdan oluşmaktadır. Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarına götürülen larvalardan bir tanesi, yaşamını devam ettirip sinek şekline dönüşebilmesi için koyun karaciğerine gömülmüştür. Diğer larvalar ise %70’lik alkolde tespit edilmiştir. Koyun karaciğerine gömülen larva 9-10 gün sonra pupa haline dönüşmüş; yaklaşık 15 gün sonra da gelişimini tamamlayıp sinek halini almıştır. Mikroskobik incelemede larvaların ikinci dönem W.magnifica larvaları olduğu tespit edilmiştir. Tedavide dişeti oluk bölgesinden larvaların uzaklaştırılmasını takiben, diştaşı temizliği yapılmış ve ağız hijyen eğitimi verilmiştir. Hastaya cerrahisiz periodontal tedavi yapılıp üç ay takip edilmiştir. Hasta cerrahisiz periodontal tedavi sonrası uygulanması gereken flap operasyonunu kabul etmemiştir. Sonuç olarak, gingival miyazdan korunmak için en önemli faktör kişilerde iyi bir ağız hijyeni oluşturmak ve yanı sıra, sineklerin üreyebileceği çevresel faktörleri ortadan kaldırarak sinek popülasyonunu azaltmaya çalışmaktır.