Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2018 / Cilt: 52 - Sayı: 2

Seroprevalence of Pertussis Toxin Antibody in Manisa Province of Turkey, After Six Years Implementation of Acellular Pertussis Vaccine

Hücre İçermeyen Boğmaca Aşı Uygulamasının Altıncı Yılında Türkiye’nin Manisa İlindeki Pertussis Toksin Antikoru Seroprevalansı

Pages
180–189
DOI
—

Abstract

Vaccination is the most effective way of preventing pertussis disease. Turkey commenced a routine infant immunization program using whole cell (wP) pertussis vaccine in 1968. Immunization accelerated in 1985 after participation of Turkey in the Expanded Programme on Immunization initiated by the World Health Organization. Acellular vaccine (aP) replaced wP in 2008 and a booster was added to age 6 in 2010. The immunization programme was successful in reducing the morbidity rate from 20.58 per 100.000 in 1970 to the lowest level of 0.01 per 100.000 in 2009. However, reduction of vaccineinduced protection and reduced natural boosting of circulating Bordetella pertussis are likely to increase the susceptibility of the population. As a result, morbidity rate increased from 0.09 per 100.000 to 0.41 per 100.000 in 2015 compared to the previous year. The aim of this epidemiological study was to determine the seroprevalence of pertussis toxin (PT) antibodies among healthy people and its association with various social determinants in Manisa province in Turkey, 6 years after aP replaced wP vaccine. The study was conducted as a cross-sectional study with a sample of 1250 people that was randomly selected from the over 2 years of age population in Manisa in 2014. Seroprevalence of PT antibody was determined as the dependent variable of the study. Independent variables of the study were; gender, age, migration in the last 5 years, occupational class, perceived income, house ownership, number of people per room, annually per capita equivalent income. The presence of anti-PT IgG was detected by quantitatively using a commercially available ELISA kit. The antibody levels were categorized into groups according to pertussis infection or vaccination immune response status. The groups consisted of undetectable ( 100 IU/ml detected among adolescent and adult participants indicated acute or recently recovered pertussis infection. Chi-square test was used to evaluate association between social determinants and pertussis seropositivity. The seroprevalence of the whole study population was 58.1% (95% CI 55.32-60.79) and no association was found with any of the social determinants. The highest seroprevalence was found among 2-9 age group (68.3%) followed by 70-79 age group (63.5%). The lowest seroprevalence was found among 20-29 age group (50.9%) followed by 10-19 age group (51.6%). When seropositivity levels according to ages were compared, it was found that there was a decrease one year after the first vaccination at 2nd, 4th and 6th months and the booster at the 6th year, with a lowest rate (19%) in 11 year-old. The highest seropositivity (77.3%) with a level of >100 IU/ml (13.6%) were detected at age 15 among all adolescent and adu

Özet

Boğmaca hastalığını önlemenin en etkili yolu aşılamadır. Türkiye’de çocukluk çağı ulusal aşı takviminde yer alan boğmaca aşılaması tam hücre (wP) aşısının 1968 yılında kullanılmasıyla başlamıştır. Aşının kullanımı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından başlatılan Genişletilmiş Bağışıklama Programı’nda Türkiye’nin yer almasının ardından 1985 yılında hızlanmıştır. Hücre içermeyen aşı (aP) 2008 yılında wP aşısının yerini almış ve 2010 yılında altıncı yaşta yapılan pekiştirme dozu eklenmiştir. Bağışıklama programı sayesinde 1970 yılında 100.000’de 20.58 olan morbidite hızı 2009 yılında 100.000’de 0.01 ile en düşük seviyeye inmiştir. Ancak, aşı ile oluşan korunmanın azalması ve dolaşımdaki Bordetella pertussis’in azalan tetikleyiciliği nedeniyle toplumdaki duyarlılık artış gösterebilmektedir. Bunun sonucu olarak, 2015 yılında morbidite hızı bir önceki yılla karşılaştırıldığında 100.000’de 0.09’dan 0.41’e çıkmıştır. Bu epidemiyolojik çalışma, aP aşısının wP’nin yerini almasından altı yıl sonra Türkiye’nin Manisa ilindeki bağışıklık düzeyini değerlendirebilmek için sağlıklı kişilerdeki pertussis toksin (PT) antikoru seroprevalansının araştırılması ve bunun çeşitli sosyal belirleyicilerle ilişkisinin belirlenmesi amaçıyla yapılmıştır. Kesitsel çalışma olarak planlanan araştırma, 2014 yılında iki yaş ve üzeri Manisa toplumundan olasılıklı örnekleme ile seçilmiş 1250 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Bağımlı değişken PT antikor seroprevalansı olarak belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler cinsiyet, yaş grubu, son beş yılda göç varlığı, meslek grubu, algılanan gelir, evin mülkiyeti, oda başına düşen kişi sayısı, eş değer kişi başı gelir olarak belirlenmiştir. Anti-PT IgG antikor varlığı kantitatif olarak ticari bir ELISA kiti ile saptanmıştır. Antikor düzeyleri boğmaca enfeksiyonu veya aşıya bağışık yanıt durumuna göre dört gruba ayrılmıştır. Gruplar; antikor saptanmayan ( 125: son 6 ay içinde) şeklinde olan antikor seviye gruplarından oluşmuştur. Test sonucu ≥ 5 IU/ml olan örnekler seropozitif olarak kabul edilmiştir. Ergen ve erişkin katılımcılar arasında > 100 IU/ml saptanması akut veya yeni geçirilmiş enfeksiyon göstergesi olarak kabul edilmiştir. Sosyal belirleyicilerle seropozitiflik arasındaki ilişki ki-kare testiyle incelenmiştir. Çalışma grubunda seroprevalans %58.1 (%95 GA 55.32-60.79) olarak saptanmış ve sosyal belirleyicilerin hiçbiri ile ilişkili bulunmamıştır. En yüksek seroprevalans 2-9 (%68.3) yaş ve onu takip eden 70-79 (%63.5) yaş gruplarında saptanmıştır. En düşük seroprevalans 20-29 (%50.9) yaş ve onu takip eden 10-19 (%51.6) yaş gruplarında saptanmıştır. Yaşlara göre seropozitiflik düzeyleri karşılaştırıldığında 2, 4, 6. aylarda yapılan ilk aşılamadan ve altı yaşta yapılan pekiştirme dozundan bir yıl sonra azalma olduğu, en düşük düzeyin 11. (%19) yaşta olduğu saptanmıştır. En yüksek seropozitiflik (%77.3), tüm ergen ve erişkinler arasında en yüksek > 100 IU/ml örnek düzeyi ile (%13.6) 15. yaşta gözlenmiştir. Türkiye’de boğmaca hastalık insidansının azaltılması için aşılama takvimine ergen pekiştirme dozunun eklenmesi ve yaşlı kişilere aşı önerilmesi düşünülmelidir.