Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2017 / Cilt: 51 - Sayı: 4

Atypical Profile Problem in Serological Diagnosis of EBV

EBV Serolojik Tanısında Atipik Profil Sorunu

Pages
378–386
DOI
—

Abstract

Epstein-Barr virus (EBV) is the causative agent of infectious mononucleosis. Burkitt's lymphoma, nasopharyngeal carcinoma and post-transplant lymphoproliferative diseases are also associated with EBV. Diagnosis is frequently based on detection of specific antibodies. Using three parameters (anti VCA-IgM, anti VCA-IgG and anti EBNA-1 IgG), it is possible to define infection status and diagnose acute or past infection. However, sometimes the detection of atypical serological profiles makes it difficult to interpret these results. This study aims to evaluate the serological profiles of patient sera suspected of EBV infection and to determine atypical profiles. Sera of 2749 patients were analyzed between January 2014 and August 2016, in the Dokuz Eylul University Hospital Central Laboratory and evaluated retrospectively. Serum samples were tested for EBV VCA IgM and EBV VCA IgG antibodies with immunofluorescence test (Euroimmun, Germany), EBNA-1 IgG antibodies with enzyme immunoassay (Euroimmun, Germany). Medical files of the patients with two or more samples and have an atypical profile were reviewed. Patients were grouped as no EBV infection, acute infection, past infection and atypical serologic profile according to three routine laboratory assays (VCA IgG, VCA IgM and EBNA-1 IgG). Out of 2794 subjects 1334 (48.5%) were female and 1415 (51.5%) were male, with mean age 30 (< 1-89 years, median value: 27). The distribution of the results was; 72.5% past infection, 10.9% absence of EBV infection and 5.2% acute infection and 11.4% showed atypical serologic profile. Among the atypical profiles, isolated VCA-IgG positivity was the most frequent pattern detected in 7.9% which is followed by 2.7% of the cases with all three markers positive and 0.8% with isolated EBNA-1 IgG positivity. Off the patients, 72.5% were seropositive for EBV and this result is consistent with the seroprevalence studies previously conducted in Turkey. The rate of atypical profiles was 11.4% which is close to the result (15%) of another study performed in Izmir. Nearly one third of the patients with atypical serological profile had an immune disorder and it was possible to reach a conclusion only among half of the patients during serological follow-up. This study points out that clinical diagnosis and serologic follow-up is important for the interpretation of the atypical profiles.

Özet

Epstein-Barr virüsü (EBV), enfeksiyöz mononükleoz etkeni olup ayrıca Burkitt lenfoma, nazofarengeal karsinoma ve transplantasyon sonrası gelişen lenfoproliferatif hastalıklarla da ilişkilidir. Virüsün tanısında sıklıkla özgül antikorların arandığı serolojik testler birlikte kullanılmaktadır. Üç test (VCA-IgM, VCA-IgG, EBNA-1 IgG) yardımıyla virüsle karşılaşmanın olup olmadığı, akut veya geçirilmiş enfeksiyon varlığı saptanabilmektedir. Ancak, bazen atipik serolojik profillerin saptanması bu sonuçların yorumlanmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada, EBV enfeksiyonu ön tanısı almış hastalardan elde edilen serumlarda serolojik profillerin incelenmesi ve karşılaşılan atipik profillerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ocak 2014-Ağustos 2016 tarihleri arasında EBV enfeksiyon tanısı şüphesiyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Merkez Laboratuvarına gönderilen 2749 serum örneğinin VCA-IgM, VCA-IgG ve EBNA-1 IgG test sonuçları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Atipik serolojik profili olan ve iki veya daha fazla serum örneği çalışılmış olguların hasta dosyaları da ek olarak incelenmiştir. EBV VCA IgM ve EBV VCA IgG antikorları immünfloresan test (Euroimmun, Almanya), EBNA-1 IgG antikorları enzim immün yöntemleri kullanılarak (Euroimmun, Almanya) çalışılmıştır. Olgular rutin laboratuvar uygulamasında kullanılan üç parametreyle (VCA IgG, VCA IgM ve EBNA-1 IgG) EBV enfeksiyonu ile karşılaşmamış, akut enfeksiyon, geçirilmiş enfeksiyon ve atipik serolojik profili olanlar şeklinde gruplandırılmıştır. Değerlendirilen 2749 olgunun 1334 (%48.5)'ü kadın, 1415 (%51.5)'i erkek olup yaş ortalamaları 30 (< 1-89 yaş, median değeri: 27) olarak belirlenmiştir. Örneklerin dağılımına bakıldığında %72.5'i geçirilmiş EBV enfeksiyonu, %10.9'u EBV ile karşılaşmamış, %5.2'si primer enfeksiyon şeklinde olup %11.4 olguda atipik serolojik profil saptanmıştır. Atipik profiller değerlendirildiğinde, izole VCA IgG pozitifliği %7.9 hastada saptanarak en sık görülen patern olmuş, bunu %2.7 olguda üç testin birlikte pozitifliği, %0.8 olguda da izole EBNA1 IgG pozitifliği izlemiştir. Geçirilmiş EBV enfeksiyonu oranı %72.5 olup Türkiye'de daha önce yapılmış seroprevalans çalışmalarında %70-99.4 olarak saptanmış seropozitiflik sonuçlarıyla uyumlu olduğu gözlenmiştir. Atipik profil oranı %11.4 olarak saptanmış ve İzmir'de yapılmış diğer bir üniversite hastanesi verisi olan %15 değerine yakın bulunmuştur. Atipik profile sahip olguların yaklaşık üçte birinde immün bozukluk olduğu ve yapılan izlemde yaklaşık yarısının aydınlatılabildiği tespit edilmiştir. Bu çalışma, atipik profillerin yorumu açısından klinik tanı ve serolojik izlemin önemli olduğunu işaret etmektedir.