Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2018 / Cilt: 52 - Sayı: 2

Determination of Imported Malaria Cases in Hatay by the Use of Molecular Methods

Hatay’da Yurt Dışı Kaynaklı Sıtma Olgularının Moleküler Yöntem Kullanarak Değerlendirilmesi

Pages
206–213
DOI
—

Abstract

Malaria, being among the most important diseases throughout history, is still an important public health problem among parasitic diseases due to increasing population movements with various reasons such as migration, war and travel. According to WHO data each year 300-350 million people get exposed to malaria, each year 1.5-2.7 million people die from malaria and also 40% of the world’s population is still at risk for this disease. According to World Health Organisation (WHO) data, imported cases were not reported since 2013 in our country. However among imported cases Plasmodium falciparum malaria can be observed. The aim of this study wasto draw attention to the imported malaria cases increasing gradually and to the importance of the chemoprophylaxis in terms of malaria before travelling. In the study, male patients who have admitted to Hatay Province Malaria Center or Mustafa Kemal University Infectious Disease Department, ages between 25-60 years, were analyzed. All of the patients have worked abroad before. Patients were mostly from Sudan but there were also patients from endemic regions such as Africa, Nigeria, Pakistan, Mali island. The cases were evaluated according to age, gender and whether they had travel stories in Turkey or abroad. Blood samples taken from the patients were firstly prepared by thin and thick smear preparations and examined microscopically by staining with Giemsa stain method. Samples that were found positive by microscopic examination were impregnated on drying papers and genotyped using nested-PCR. Out of the 30 samples from patients who had traveled to endemic countries before, determined as positive by microscopical examination and genotyped by nested-PCR, 16 of them were identified as P.falciparum, six of them as P.vivax and eight of them as P.falciparum/P.vivax. The study suggested that malaria prophylaxis has to be applied before travelling to endemic countries, in return imported malaria has to be considered one of the first diseases in mind and people who will travel should be informed about this disease before travel.

Özet

Tarih boyunca en önemli hastalıklar arasında yer alan sıtma göç, savaş, seyahat gibi çeşitli nedenlerle nüfus hareketliliğinin artmasından dolayı günümüzde hala paraziter hastalıklar arasında önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün verilerine göre her yıl 300- 350 milyon kişinin sıtmaya yakalandığı, yine her yıl 1.5-2.7 milyon insanın sıtmadan öldüğü ve dünya nüfusunun %40’ının bu hastalık açısından risk altında olduğu bildirilmektedir. Ülkemizde DSÖ verilerine göre 2013 yılından bu yana yerli olgu bildirilmemiştir. Ancak yurt dışı kaynaklı olgularda Plasmodium falciparum’a bağlı sıtma görülmektedir. Bu çalışmada, yurt dışı kaynaklı sıtma olgularının yavaş bir şekilde olsa da artış gösterdiği ve önlem olarak seyahat öncesi sıtma açısından kemoprofilaksiye önem verilmesi gerektiğine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Çalışmamızda yer alan olguların hepsi Hatay İli Sıtma Savaş Dairesine ve Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniğine başvuran en küçüğü 25, en büyüğü 60 yaşında erkek hasta olup, çalışmak üzere yurt dışında iş amaçlı bulunan kişilerden oluşmuştur. Olguların çoğu Sudan’dan olmakla birlikte Afrika’nın çeşitli bölgeleri, Nijerya, Pakistan, Mali adası gibi sıtmanın endemik olduğu ülkelerden gelen kişilerden oluşmuştur. Çalışmamızda olgular yaş, cinsiyet ve yurt içi ya da yurt dışı seyahat öyküsü olup olmadığına göre değerlendirilmiştir. Olgulardan alınan kan örnekleri öncelikle ince yayma ve kalın damla preparatları hazırlanarak Giemsa boyama yöntemi ile boyanarak mikroskobik olarak incelenmiştir. Mikroskobik incelemesonucunda pozitif olarak saptanan olguların kan örnekleri kurutma kağıtlarına emdirilmiş ve “nested- PCR” kullanılarak tiplendirilmiştir. Sıtmanın endemik olduğu farklı ülkelerden gelen, mikroskobik olarak sıtma açısından pozitif olduğu saptanan ve moleküler yöntemle genotiplendirilen toplam 30 olgunun 16’sının P.falciparum ile enfekte olduğu, altı olguda Plasmodium vivax, sekiz olguda ise P.falciparum/P. vivax mikst enfeksiyonlarının varlığı tespit edilmiştir. Çalışmamız, endemik ülkelere gitmeden önce sıtma profilaksisi uygulanması gerektiğini, seyahat dönüşü sıtmanın yurt dışı kaynaklı hastalıklar arasında ilk akla gelenlerden olması gerektiği ve seyahat edecek kişilerin seyahat öncesinde bu hastalık hakkında bilgilendirilmesi gerektiğinin büyük önem arz ettiğini düşündürmüştür.