Journals / Mikrobiyoloji Bülteni / 2019 / Cilt: 53 - Sayı: 4

Comparison of Tuberculin Skin Test (TST) and T-SPOT.TB Tests for Diagnosis of Latent Tuberculosis Infection (LTBI) in HIV-infected Patients

HIV ile Enfekte Hastalarda Latent Tüberküloz Enfeksiyonunu (LTBE) Belirlemede Tüberkülin Deri Testi (TDT) ve T-SPOT.TB Testlerinin Karşılaştırılması

Pages
388–400
DOI
—

Abstract

Tuberculosis (TB) is the most common opportunistic infection in human immunodeficiency virus (HIV)-infected patients. Diagnosis and treatment of latent tuberculosis infection (LTBI) is the most important step in preventing the development of active TB. In our country where TB is moderately endemic, HIV-infected patients should be investigated for LTBI. Tuberculin skin test (TST) and interferongamma release assays (IGRA) are used in the diagnosis of LTBI but there isn’t a standard practice. The aim of this study is to compare the TST and T-SPOT.TB test efficiency in the diagnosis of LTBI in HIVinfected patients. Patients who had no previous active TB infection, who were not treated for LTBI and who had no active tuberculosis infection at the time of admission were included in the study. A total of 100 HIV-infected patients who were admitted to the Infectious Diseases and Clinical Microbiology outpatient clinic between June 2015 and March 2016 were evaluated cross-sectionally. CD4+ T lymphocyte counts in the last one month were detected. All patients underwent chest radiography at the time of admission. Patients who are not considered as active TB infection with clinical and laboratory findings and who had no TST within the last one month were included in the study. TST was performed after the blood samples were taken for T-SPOT.TB test. In our study, 87% of the patients were male and the mean age was 40.2. The mean CD4+ T lymphocyte count was 605 cells/mm³ (26-1313). 16% of the patients had a history of encountring a person with tuberculosis and 81% had BCG vaccination scar. TST positivity and T-SPOT.TB positivity were 22.9% and 22%, respectively. The concordance between the two tests was found to be moderate (Kappa= 0.491). It was determined that BCG vaccination and the presence of a contact with a patient with TB did not affect TST and T-SPOT.TB test positivity (p> 0.05). There was a positive correlation between CD4+ T lymphocyte count and TST measurement values (r= 0.3, p= 0.003). Accordingly, as the number of CD4+ T lymphocytes increased, TST positivity increased (p= 0.007). T-SPOT.TB test was not affected by CD4+ T lymphocyte count (p= 0.289). Our study showed that TST was affected by CD4+ T lymphocyte count and patients’ compliance with this test was also low. On the contrary T-SPOT.TB test was not affected by CD4+ T lymphocyte count. There was no statistically significant difference between T-SPOT.TB test positivity and CD4+ T lymphocyte count (p= 0.289). The concordance between the two tests was found to be moderate. It is thought that the main reason for the discordance between the tests is due to false negative or false positive results of TST. In conclusion, T-SPOT.TB was found more reliable in the diagnosis of LTBI in HIV-infected individuals. In the light of these findings, especially in HIV-infected patients with low CD4+ T lymphocyte counts, T-SPOT.TB test can be considered for LTBI diagnosis.

Özet

Mycobacterium tuberculosis, insan immün yetmezlik virüsü (HIV) ile enfekte hastalarda en sık görülen fırsatçı enfeksiyon etkenidir. Aktif tüberküloz (TB) hastalığı gelişmesini önlemede en önemli basamak, latent TB enfeksiyonunun (LTBE) tanınması ve tedavi edilmesidir. Ülkemizdeki TB insidansı, yüzbinde 15.4 olup HIV ile enfekte hastaların LTBE açısından mutlaka araştırılması gerekmektedir. LTBE tanısında, tüberkülin deri testi (TDT) ve interferon-gama salınım testleri (IGST) kullanılmakta olup standart bir yöntem yoktur. Bu çalışmada HIV ile enfekte hastalarda, LTBE’nin tanısında TDT ve IGST testlerinden biri olan T-SPOT.TB testlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Daha önce aktif TB enfeksiyonu geçirmemiş, LTBE nedeniyle tedavi almamış ve başvuru anında aktif TB enfeksiyonu olmayan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Haziran 2015-Mart 2016 tarihleri arasında Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniğine başvuran 100 HIV ile enfekte hasta, kesitsel olarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların son bir ay içerisindeki CD4+ T lenfosit sayıları incelenmiş ve tüm hastalara başvuru anında akciğer grafisi çekilmiştir. Çalışmaya alınan hastalar son bir ay içerisinde TDT yapılmamış, klinik ve laboratuvar bulguları ile aktif TB enfeksiyonu dışlanan hastalardır. Hastalardan başvuru anında, T-SPOT.TB testi için kan örneği alındıktan sonra TDT yapılmıştır. Çalışmamıza katılan hastaların %87’si erkek ve yaş ortalamaları 40.2 bulunmuştur. Ortalama CD4+ T lenfosit sayısı 605 (aralık: 26-1313) hücre/mm³ olarak bulunmuştur. Olguların %16’sı TB hastasıyla karşılaşmış ve %81 hastada Bacillus Calmette Guerin (BCG) aşı skarı tespit edilmiştir. TDT pozitifliği %22.9, T-SPOT.TB test pozitifliği %22 oranında saptanırken iki test arasındaki uyum, orta düzeyde bulunmuştur (Kappa= 0.491). Hastaların BCG aşısı olmalarının ve TB hastasıyla karşılaşmış olmalarının, TDT ve T-SPOT.TB test pozitifliğini etkilemediği tespit edilmiştir (p> 0.05). Hastaların CD4+ T lenfosit sayısı ve TDT ölçüm değeri arasında pozitif korelasyon saptanmıştır (r= 0.3, p= 0.003). Buna göre CD4+ T lenfosit sayısı arttıkça, TDT pozitifliğinin arttığı izlenmiştir (p= 0.007). T-SPOT.TB testinin, CD4+ T lenfosit sayısından etkilenmediği görülmüştür (p= 0.289). Çalışmamız, TDT’nin CD4+ T lenfosit sayısından etkilendiğini ve TDT’ye hasta uyumunun güç olduğunu göstermiştir. Buna karşın, T-SPOT.TB testinin CD4+ T lenfosit sayısından etkilenmediği tespit edilmiştir. T-SPOT.TB test pozitifliği ile CD4+ T lenfosit sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p= 0.289). Her iki test arasındaki uyum orta düzeyde bulunmuştur. Testler arasındaki uyumsuzluğun, TDT’nin yalancı negatif veya yalancı pozitif sonuçlarından kaynaklandığı düşünülmüştür. Sonuç olarak, HIV ile enfekte kişilerde, LTBE tanısında T-SPOT.TB testi daha güvenilir bulunmuştur. Bu bulgular ışığında, özellikle CD4+ T lenfosit sayısı düşük olan HIV ile enfekte hastalarda, LTBE tanısının konulabilmesi için, öncelikle T-SPOT.TB testinin tercih edilmesi gerektiği düşünülmüştür.