Journals / MN Kardiyoloji / 1998 / Cilt: 5 - Sayı: 4
Effect of elevated leukocyte count on clinical prognosis of acute myocardial infarction
- Journal
- MN Kardiyoloji
- Pages
- 248–251
- DOI
- —
Abstract
The purpose of this study was to investigate effect of elevated leukocyte count on clinical prognosis of acute myocardial infarction. Fifty-one patients with acute anterior myocardial infarction (applied first twelve hours after chest pain, under seventy age, without diabetes and infection, without thrombolytic therapy) were divided into two groups: Group A (leukocyt count >12000/mm3), Group B (leukocyt count<12000/mm3). There was no differences age, sex, coronary risk factors, applied hours and other hématologie parameters. Patients with elevated leukocyte count were had higher QRS score than other group (p=0.003). Incidence of heart failure, pericarditis serious ventricular arrhythmias and mortality were higher in Group A than Group B, but not statistically significant. We suggest that patients with elevated leukocyt count during acute myocardial infarction have poor clinic prognosis and their myocardial infarct size are very large. Therefore these patients are treated and follow-up carefully.
Özet
'Bu çalışmanın amacı; yüksek lökosit sayısının, akut miyokard İnfarktüsü klinik prognozu üzerine etkisini araştırmaktı. Akut anterior miyokard infaktüslü, göğüs ağrısının ilk 12 saatinde kliniğe başvuran, yetmiş yaş altında, diabet ve infeksiyonu olmayan ve trombolitik tedavi uygulanmamış 51 hasta iki gruba ayrıldı: Grup A (lökosit sayısı >12000/mm3) ve Grup B (lökosit sayısı<12000/mm3). Yaş, cinsiyet, koroner risk faktörleri, kliniğe geliş saati ve diğer hematolojik parametreleri yönünden gruplar arası farklılık yoktu. Yüksek lökosit sayısına sahip hastaların daha yüksek QRS skoru mevcuttu(p=0.003). Kalp yetersizliği, perikardit, ciddi ventriküler aritmi ve mortalité Grup A, 'da Grup B 'ye göre daha fazla yüzdeydi, fakat istatistiksel olarak anlamlı değildi. Akut miyokard infarktüs sırasında yüksek lökosit sayısına sahip hastaların kötü klinik prognozunun olduğunu ve miyokard infarkt büyüklüklerinin daha geniş olduğunu düşünmekteyiz. Bu nedenle bu hastaların daha dikkatli tedavi edilmesi ve izlenmesi gerekmektedir.