Journals / MN Kardiyoloji / 1998 / Cilt: 5 - Sayı: 3
Percutaneous transluminal coronary angioplasty of internal mammarian artery bypass grafts
- Journal
- MN Kardiyoloji
- Pages
- 170–173
- DOI
- —
Abstract
After coronary artery by-pass surgery, anginal symptoms can reappear because of stenosis of the greft. Furthermore, occlusive atherosclerotic lesions of the native coronary artery which was not by-passed or new lesions of native coronary artery distal to the anastomosis can lead to the development of angina. These patients require re-revascularization if they don't respond to medical treatment. Because of the higher mortality rates in second surgery, percutaneous transluminal coronary ungioplasty (PTCA) seems reasonable treatment of choice. In this study PTCA results of internal mammary artery graft (İMA) lesions in 29 patients (30 PTCA) were evaluated. Study population was consisted of 25 male and 4 female patients with the age of between 42-77 (mean 5,6). Lesions were at anastomotic site in 25 patients and at the body of the graft in 5 patients. PTCA was successful in 23 anostomotic lesions and only in one in body lesions. At sixth mouth control coronary angiography (CAG) could be perfomed in 11 patients and there were 2 restenosis. In addition to the İMA PTCA, in seven patients PTCA were done to native coronary artery, in two patients to the aphenous vein graft lesions. In one patient two native coronary artery stenoses were dilated with PTCA successfully. After PTCA no major cardiac events (acute myocardial infarction, emergency by-pass surgery or death) were seen.Conclusion; PICA could be performed with high success and low complication and restenosis rate in LIMA graft lesions. In our eries PICA to the native coronary artery lesion or lesions ofsaphenous vein grafts in the same section did not decrease the success ate and increase complication
Özet
Koroner arter by-pass cerrahisi (KABC) geçiren hastalarda, by-pass yapılan greftte gelişen tıkayıcı lezyonlar anginal semptomların tekrar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu hastalarda daha önce by-pass yapılmayan nativ damarda veya by-pass yapılan nativ damar distalinde gelişen aterosklerotik lezyonlar da hastaların tekrar semptomatik hale gelmesine yol açabilir. Bu hasta grubunun tedavisinde eğer medikal tedaviye yanıt "alınamıyorsa tekrar revaskülarızasyon gerekmektedir. 'İkinci cerrahi girişimin mortalılesinin yüksek olması nedeniyle perkütan translüminal koroner anjiyoplasti (PTCA) alternatif bir yöntem olarak düşünülmektedir. Bu çalışmada Türkiye 'nin çeşitli cerrahi kliniklerinde koroner -.y-pass cerrahisi yapılan 29 hastanın internal mamary arter greftine yapılan PTCA (30 girişim) işleminin sonuçlan sunulmaktadır. Çalışmaya yaşları 42-77 (ortalama 56) arasında 25. erkek, 4 kadın hasta alındı. PTCA işleminin 25 'sı anostomoz lezyonuna 5 'i sol internal mammarian arter (LİMA) gövdesindeki lezyonlara yapıldı. Gövde lezyonlarının birinde başarı sağlanırken, distal anostomoz lezyonlarının 23 'üne başarılı anjiyoplasti yapıldı. Başarılı anjiyoplasti yapılan hastalardan 11 'ine 6. ayda kontrol koroner anjiyografı (KAG) yapıldı. İki hastada restenoz tespid edilirken (%18), 9 hastada restenozyoktu. Hastaların 7'sine aynı seansda nativ koroner artere 2 ' sine de safen ven greft lezyonuna PTCA yapıldı. Nativ damara girişim yapılan hastalardan birinde LİMA PTCA ile beraber sol ön inen koroner artere (LAD) ve sağ koroner artere (RCA) PTCA yapıldı. Hastaların hiçbirinde majör kardiyak olaylar (akut miyokard enfarktüsü, acil by-pass ihtiyacı, ölüm ) gözlenmedi. Sonuç; LİMA stenozlarında PTCA yüksek başarı, düşük komplikasyon ve restenoz oranı ile uygulanabilmektedir. Bizim serimizde ay-nı seansda nativ damara veya diğer by-pass grfetlerde gözlenen lezyonlara yapılan anjiyoplastinin, işlemin başarısını azaltmadığı ve komplikasyon riskini artırmadığı gözlenmiştir.